Kategori: Ahmet Nesin

Taraf olmak insanı kimileyin kendi inandıklarından başka yönlere doğru çekiyor, objektif olamıyorsunuz, her şeye karşı tarafı eleştirecek gözle bakmanızı sağlıyor. Bunu yapmak için haklı nedenleriniz de olabilir, olmayabilir de. Kör inanç dediğiniz şey sanırım burada başlıyor. Ne kadar yapmamaya çalışsam da büyük olasılıkla arasıra ben de yapıyorumdur. Devamı »

Seçimler yaklaştığında Türkiye bir garip oluyor, bütün savaş baltaları çıkıyor, bırakın karşı partileri kendi partileri içinde bile akıl almaz savaşlar başlıyor. Hele Partiler Yasası 12 Eylül faşizminden kalmaysa ve seçilecekleri başkanlar belirliyorsa küfrün bini bin para. İleri Demokrasi mucidi Recep Tayyip Erdoğan gibi kimleri seçmeyeceğinizi grup toplantısında açıklarsanız eğer, doğal olarak seçeceklerinizin ne kadar demokrasi içinde kalacağı da şimdiden belli oluyor. Devamı »

Taraf Gazetesi yazarı Ahmet Altan önceki gün “Parçalı Demokrasi” adında bir yazı yazdı. Bu kadar çelişki dolu bir yazı, doğrusu Ahmet Altan’a yakıştıramadım. Altan yazısına “Neden Ahmet Şık’ın henüz yayınlanmamış kitabının yasaklanmasına hep birlikte karşı çıkıyoruz?” diye başlamış. Bu girişe pek çelişki diyemem esasında ama tam bir yanıltma. Ahmet Şık olayına hep birlikte karşı çıkmıyoruz Ahmet Altan, birileri karşı çıkıyor, Nazlı Ilıcak gibileri karşı çıkıyor gibi yapıp “Ama ya bağlantısı varsa…” diye kandırıyor, sevgili gazetedaşın Ümit Kıvanç çok üzülmüş, kitabın yasaklanmadan basılsa 10 bin satacağını söyleyip, bu durumda 100-200 bin basacağını kıskançlığından çatlayacak bir edayla yazı kaleme almış. Birileri de hiç karşı çıkmadığı gibi alkışlıyor, Emre Aköz gibileri yani, hep mücadele arkadaşların, kalemleri torba değil, büzememişsin pek… Dinci kesimi söylemiyorum bile… Devamı »

Kim ne derse desin, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan zor durumda, onun yerinde olmak istemezdim. Herkese göre garanti gözüken seçim bana göre her geçen gün daha kötüye gidiyor Erdoğan için. Erdoğan’ın zor duruma düşmesinin çok nedeni var ama iki esas sorun var ki bunlardan kurtulması olanaksız…

Devamı »

Milletvekilleri seçimi yaklaştıkça kimin hangi partiden aday adayı olacağı da belli oluyor. Böyle durumlarda diğer ülkelerde sürpriz isimler olur mu fazla bilmiyorum ama bizde kimileyin oluyor. Bunun önemli nedeni sanırım adayların halk tarafından seçilmemesi, parti liderlerinin alt ve üst dudağına bakması… Devamı »

Türkiye’de bazı şeyler ters gidiyor, diyeceksiniz ki düzgün giden ne var, fazla bişey yok esasında, çarpıklıklar üzerine tartışıyoruz. Sabah gazetelere bakarken bişey dikkatimi çekti, bir grup taksi şoförü İbrahim Tatlıses’e yapılan saldırıyı kınamış. Şöyle bir düşündüm de bu ülkede kınanacak o kadar olay var ki, bırakın sosyal yada siyasi cinayetleri, benzine ve mazota yapılan zammı protesto etseler bile yeter. Yapmazlar, çünkü büyük olasılıkla arabalarının çoğu tüplüdür ve bu zamlar onları ilgilendirmez. Oysa bu zamlar diğer mallara da yansır ama İbrahim Tatlıses’in vurulması daha önemlidir onlar için. Devamı »

İnsan kimi durumlarda kendini kandırabilir, kendini kandırırken esas amacı çevresindekileri kandırmaktır. Bunu bilhassa ergenlik ve gençliğimizde hepimiz yaparız, en çok da ailemize ve öğretmenimize karşı. Daha sonra sevgilimize yada karımıza (Yada kocamıza), kimileyin çocuklarımıza, sıkça şefimize yada patronumuza. Bunlar beyaz yalanlar olarak girer yaşantımıza ama tehlikeli boyutu bu beyaz yalanların gerçek olduğunu varsaydığımız andır, onlara kendimiz de inanmaya başlarsak işte o zaman iş tehlikeli boyuta dönüşür.

Devamı »

Ahmet Şık ve Nedim Şener’in tutuklanmasından sonra kimin gazeteci olup olmadığı tartışılıyor. Daha doğrusu tartışılmıyor, AKP yandaşı kimi yazarımsılar özgür basın isteyen ve protesto yapan gazetecileri küçümsüyorlar… Protestoculardan kimse “Ben gazeteciyim…” diye yazı yazmıyor. Yazan varsa da gözümden kaçmış olabilir…

Devamı »

Dün 12 Mart 1971 darbesiyle ilgili bişeyler yazmak istedim, anılarımı yokladım, kafamda her şeyi hazırladım, ancak çeşitli nedenlerden dolayı olmadı, zaten Bursa TÜYAP Kitap Fuarı’nın da son iki gününden biriydi ve en kalabalık günüydü. Akşam odama geldiğimde geç de olsa yazmak istedim ancak gördüğünüz daha doğrusu yazımı görmediğiniz gibi yazmadım. O zaman anladım ki kötü anıları yazmak gelmiyor içimden. Darbelerin komik anları ve anıları var ama bunlarla beraber kötüleri yerleşiyor beyninize ve kolay kendinize gelemiyorsunuz. Devamı »

Benim yazılarımı uzun zamandır okuyanlar bende Fikri Takip ve Fikri Sabit olduğunu bilirler. Bunlar bana babamdan bulaştı, ona da askeri okuldan bulaşmış. Ya ikimiz sohbet ederken yada onunla yaptığım söyleşilerden birinde anlatmıştı. Sorma nedenim bu iki yaklaşımın aile içinde kimileyin insanı delirtecek noktaya geldiğinden. Mesela babam benim bişey yapmamı yada bişeyi onun istediği gibi yapmamı istiyor. Bu istediği şeyin benim için önem sırası onunla aynı olmayabilir ama o bu isteği önce kafasında sabit duruma getiriyor. Onun istediğini yapmadıysanız yandınız, sabitlenen olay takibe alınıyor ve en olmadık zaman ve yerlerde sorulmaya başlanıyor. Kimileyin bu sabitleşmiş takipten kurtulmak için istemeden yaptıklarınız bile olabiliyor. Devamı »