Kategori: Ahmet Nesin

Sana sesleniyorum Ahmet Altan,

Bir ülkeyi, yani yaşadığımız yada yaşamaya çalıştığımız ülkeyi demokrat diye yutturduğun iki imam yönetiyorsa o ülkede faşizm vardır… Senin demokrasiden ne anladığını bilmiyorum, daha doğrusu yazdıkların ve savunduklarından bişeyler anlamaya çalışıyorum ama sanırım benim beynim algılamıyor. Adına ne dersen de Ahmet Altan, şu anda Türkiye’yi Fethullah Gülen ve Recep Tayyip Edoğan isimli iki imam yönetiyor. Bir sürü polemiğe girmeye gerek yok, ben bilmiyorum, sana soruyorum ve lütfen benim cahil beynimi aydınlat, iki imam bir ülkeyi demokrasi adına mı yönetir, yoksa şeriat adına mı?

Devamı »

Dan-dik, dan-dik, dan-dik…

Böyle bir kapı zili çalmasından dolayı gözaltına alınır mıyım bilmiyorum ama yazının devamını okuduğunuzda alınabileceğimi tahmin edebilirsiniz.

Dan-dik, dan-dik, dan-dik…

Devamı »

Ne yapıyor ediyor Türkiye dünyada “İLK”leri başarıyor. Ben 57 doğumlu olduğuma göre “Demokrasi” adına yapılan bütün darbeleri ve girişimlerini yaşamış sayılırım. Bu yazıda çok “İLK” var esasında.

Devamı »

Kırk yıl düşünsem Necmettin Erbakan’ın Türk Solu’na yardımcı ve faydalı olacağı aklıma gelmezdi. Erbakan’ın öldüğünü duyunca Twitter’a “Aynı Yazıcıoğlu gibi bakalım neler yazılacak…” demiştim, demiştim de bu kadarı aklıma gelmezdi. Taraf Gazetesi yazarı Roni Marguiles dünkü yazısını yazarken ne tesadüftür ki Erbakan’ın oğlu Fatih Erbakan cenaze namazı sırasında camide bir konuşma yaptı: “Türkiye’deki ve tüm dünyadaki Müslümanlara İslam’ın sadece namaz kılmak, oruç tutmak değil, Allah yolunda cihat etmek olduğunu ve tüm insanlığın saadeti için çalışmak olduğunu öğretti…

Devamı »

Geçtiğimiz günlerde Libya lideri Kaddafi tarafından AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a verilen ödülün iade edilip edilmemesi konusunu konuşuyorduk. Oysa başka bir ödül var ki, hem Recep Tayyip Erdoğan’a hem de Emine Erdoğan’a verildi. Bu ödül Crans Montana Forumu tarafından “Kadının itibarını güçlendirdikleri” için verildi.

Devamı »

1978 yada 80 yılıydı, Adalet Partisi Genel Kongresi vardı. Süleyman Demirel’e karşı Bitlis milletvekili Kamuran İnan başkanlığa adaylığını koydu. Bence kazanma şansı yoktu ama yine de bir umut olmuştu o zamanlar. Aklımda kaldığı kadarıyla da 150 civarında oy almıştı. Melih Aşık bu konuyla ilgili dizi yazısı hazırlıyordu, benden de eski arşivleri karıştırmamı istedi. Cumhuriyet ve Milliyet Gazetesi’nin arşivlerine daldım, kimi eski Demokrat ve Adalet Partililerle konuştum. En önemlilerinden birisi AP kurucularından Mehmet Turgut’tu. Sadettin Bilgiç’le (AP’nin milliyetçi kanadı) birlikte bir dönem partiden ayrılmıştı. Onunla birlikte Orhan ve Burhan Apaydın kardeşlerle konuştum.

Devamı »

Paris’e 2003 Mart’ında gitmiştim sanırım. Bir dönem Türkiye’den uzak kalmak istedim, kendime göre haklı nedenlerim vardı, uzun süre kalmak için de iltica ettim. Avrupa’nın birçok ülkesinde devrimci arkadaşlarım var, kimini ismen kimini yakınen tanıyordum, İngilizcemin Fransızcadan daha iyi olmasına karşın Paris’i seçmemin nedeni de buydu. Orada çok arkadaşım vardı, beraber mücadele ettiklerim, doğru yada yanlış ölümü göze alarak yaptıklarımız ve sanki sıradan bişeymiş gibi ölümü beklediğim dostlar.

Devamı »

Ben hiç bir zaman Milli Görüş çizgisinde olmadım Demokrat Parti referanslıyım Menderesin DP’sinden söz ediyorum.”

Anarşi ve terör 100lerce kişi ölüyordu Kahramanmaraş katliamı sonrasında sıkıyönetim ilan edildi. Tabii ki merhaba asker Darbe değil

Devamı »

Türkiye demokratik bir ülke, en azından ben bildiğimden beri öyle yada öyle olduğu söyleniyor. Nasıl mı anlıyorum bunu, o kadar demokratik bir ülkeydi ki babam 27 Mayıs darbesinden sonra içeri alınmıştı. Gerçi ondan önce 1947’de 10 ay ağır hapis ve 3 ay 10 gün Bursa’da sürgün cezası yemişti ya, olsun bunlar hep demokrasiye geçmemiz için yapılıyordu. Daha sonra İngiltere Kraliçesi, İran Şahı ve Ürdün Kralı’nın şikayeti üzerine hapse girdi. Demokrasimize yabancı ülkeler yardım ediyordu artık, gelmesi kaçınılmazdı.

Devamı »

Kaç gündür nasıl olmuşsa Profesör olmuş OrhanÇeker’in “Kadın ve taciz” saçmalığı tartışılıyor. Bu tartışmaya değişik bir şekilde yaklaşanlar var ama olay hep bir yere gelip tıkanıyor. Dinciler televizyonlarda boy gösteriyorlar, tartışma programları onlarla yapılıyor, ilahiyatçılarla feministler tartışıyor.

Devamı »