Kategori: Eren Erdem

 

Size aksiyoncu bir maceraperestten bahsedeceğim. Yitik hazinemizden…

Anka kuşundan!

Anka kuşunun derdi davası ölümsüzlüktür. Lakin, varlık derdi ve davasına bindirilmiş bir istek olmanın dışında, gerçeğin kendisine talip olmasından ileri gelen bir aşk’tır ölümsüzlük… Devamı »

Baltasını bileme cesareti gösterebilecek kaç kişi var ?

Hem de öyle ‘’hamasetin şerbetli labirentlerinde dolaşarak’’ afyonlamaksızın…

Yürekli, cesur, adam gibi.. Devamı »

“Dine karşı din”. Evet; yaşayan bir Kuran algısının ürünü olan bu muhteşem tespit bugün yine gözler önünde yaşanıyor. Bir tarafta; fakirlerin, boyunduruk altındakilerin özgürlüğü için mücadele eden bir din. Öte tarafta köleleştiren ve algıları körelten bir din. Bu ikisi arasındaki temel çelişkiden bihaber bir kitle…

Devamı »

“Kim şatafatlı elbise giyer ve şaşalı binite binerse,

Allah ondan yüz çevirir. Her ne kadar kerim davransa bile…’’

(Ebuzer Gıffari) Devamı »

Son günlerde ‘’gündem(!)’’ haline gelen bir yaklaşım dikkatimi çekti. ‘’Çok eşlilik’’… Kuran’dan onay aldığı iddia edilen, hatta ‘’yasallaşması talep edilen’’ çok eşlilik, bir gündem olarak insanımızın karşısına çıkartılıyor. Bu meseleyi,sadece fıkhen ele almamak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü fıkhi bir karşıtez; ‘’istemeden sistem içi bir hesaplaşmaya dönüşebilir.’’ Devamı »

Efendim, biz ‘’zenginlikle’’, onlar ‘’fakirlikle’’ imtihan oluyor. Allah bunu böyle taksim etmiş, Allah’ın hikmetinden sual olunur mu hiç ?

Bu ifadeyi duyan yüzbinlerce insan olduğuna eminim.

Biri bana bunu söylediğinde, şu cevabı veriyorum;

Fakirlikle imtihan olana malını ver, biraz da o zenginlikle imtihan olsun!

Ve Kuran diyor ki;

Benliklerinizin içindekini Rabbiniz daha iyi bilir. Eğer siz barışsever/iyi kişiler olursanız O, tövbeye sarılanları affeder. Devamı »

Yaşadığımız dünyanın temel sorunu, içine itildiği teorik boşluk ve akabinde; ‘’tabiata uyumlu bir dialektik’’ ilişki biçiminin insanlığa yakin kılınamamasıdır.

Bu sorun, özellikle ‘’kapitalizmi, çağa sıkıştıran; tarihselliği olmayan’’ bir algı üretme noktasında baş göstermiştir. Hele ki, insanı ve tabiatı algılamaksızın ortaya koyulan her türlü fikrin, ‘’öz’’den uzak olacağı gerçeği, algılanması gereken bir gerçek halini almıştır. Devamı »

“Bir koyun sürüsü üzerine salıverilen
iki aç kurdun o sürüye zararı,
kişinin mal ve makam hırsının
dinine verdiği zarardan
daha fazla değildir.”
(Dârimî, Rıkak: 21) Devamı »

Fildişi kulelerden fetva verenlerin ‘’hılf’ul fudul’’ dediği yapılar, biraz kurcaladığınızda; ‘’simonlaşma merkezi’’ olarak çıkabiliyor karşınıza…

Hele ki, sap ile saman, elma ile armut iç içe girmişken, zihinlere inşa edilen ‘’yafta putunun’’ gölgesinden istifade, birkaç kelam ile vurayım mührü, ve sönsün gerçeğin ateşi diyenler… Devamı »

Allah ve Peygamber’e düşmanlığın bugün ki adı, Abdestli Kapitalizm’dir… Abdestli Kapitalizm, din elbisesini tersten giyenlerin siyasi ideolojisidir. Bir zulüm ve talan organizasyonudur…

Kul habire malım malım der,

Halbuki onun sadece yiyip hazmettiği,

Giyip eskittiği ve sevap için dağıttığıdır.

Geriye kalanı, öteki insanlara bırakıp gidecektir…

(Hz. Muhammed – Bkz. Müslim) Devamı »