Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım dün “Bölünmüş yollarla trafikte sollamayı bitirdik. Hizmetlerimizle de Türkiye’de solu bitirdik.” diye açıklama yapmış… Binali Yıldırım bu konuşmasını Polatlı’da Hızlı Tren İstasyon’unun açılışında söylemiş. Gözümün önüne açılışa metazori götürülen ilkokul öğrencileri geldi ellerinde pankartlarıyla: “Bin Ali trene – hızlı git Bin Ali – Bin Ali bana hızlı tren at

Bunu neden yazdım, çünkü normalde Binali Yıldırım’ın bakanlıktan çoktan istifa etmesi gerekirdi, ilk kullanılan hızlı tren faciasından sonra bir bakanın görevine devam etmesi düşünülemez. Eğer istifa etmemiş ve hâlâ hızlı tren açılışları yapıyorsa, o bakanlığa ulaştırmadan anladığından değil adından dolayı getirilmiştir. Kendi bakanlığının sorumsuzluğundan ölümler oluyor ve o bakan işine devam ediyorsa bunun başka açıklaması olmaz.

Bölünmüş yollarla da ilgili iki satır yazdıktan sonra esas konuya gireceğim. Birincisi bu yollar yapılması gereken yollar, anidenbire aklınıza geldiği için yapılmıyor, bu kadar araba satılıyorsa bu ülkede ve bu arabaları biz kendimiz yapmıyorsak satan ülkeler bu yolların yapılması şartını getirir. Ayrıca yapılmalıdır da ama bundan dolayı övünmek ancak ilkel bir taktiktir. Ama hangi yol olduğunu anımsamıyorum AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan “Talimat verdim, şu yol 2 sene önce bitirilecek…” diye açıklama yapmıştı. Ben bu açıklamadan dehşete düşmüştüm. Çünkü yol dediğiniz neredeyse apartman kadar ciddi bir inşaattır ve aceleye getirirseniz hızlı tren kazasının aynısını yolda yaşarsınız.  O yüzden bakan olmanıza şaşırıyorum, bu işten anlasanız Erdoğan’a karşı çıkardınız. Çıkmazsanız o yolun açılışında da “Bin Ali arabana, bana çabuk yol yap” pankartıyla karşılaşırsınız.

Gelelim esas konuya, Binali Yıldırım iktidara gelmeleriyle Türkiye’de solu bitirdiğini söylüyor. Binali Yıldırım’ın soldan ne anladığını pek anlayamadım, ben sağın, kapitalizmin, faşizmin, otokrasinin ve şeriatçılığın ne olduğunu biliyorsam onlar da solun ne olduğunu bilmek zorundalar. Bilmiyorsa milletvekili yada bakan olmaya hakları yoktur. Biraz sert olabilir bu yaklaşım ama aksi halde de meclis Zübük yığınına döner, zaten dönmüş durumda.

Binali Yıldırım’ın anladığı sol ne olabilir diye düşündüm, mesela CHP ona göre Sol’dur. Peki o zaman CHP yapılan anketlerde neden ciddi bir şekilde yükseliyor ve AKP bundan ciddi bir şekilde rahatsız…

Eğer Yıldırım Sol’dan ulusalcı kanadı anlıyorsa (Ki ben onları da CHP gibi Sol olarak görmüyorum, dinle laiklik nasıl beraber yürümezse, Kemalizmle de Sol beraber yürümez) orada ciddi bir sorun var demektir. Çünkü şu anda AKP’nin en çok uğraştığı Sol Ulusalcı Sol. Yada tersinden bakalım, Ulusalcı Sol AKP’yi zorluyor. Kendilerine göre bitti dedikleri Ulusalcı Sol bu seçimlerde bağımsız aday çıkarırsa en az 6 milletvekili çıkarır. Bunu Fatih Altaylı ciddi bir şekilde yazdı zaten. Demek ki Yıldırım’ın Sol sandığı Ulusal Sol’da gerilemiyor.

Yıldırm’ın “Sol’u bitirdik…” derken Marksist Sol’u kastettiğini sanmıyorum. En azından Marksist Sol’un şimdilik zorlayıcı bir alternatif olmadığını biliyordur. Ama Marksist Sol’un hiç bitmeyeceğini biliyor mudur onu bilemem.

Ama AKP’nin SOL sandığı bir grup var ki, AKP o grubu bitirmiş olabilir. Bu kesim hâlâ solcu olduğunu iddia eden bir grup. Bu grubun bir kısmı 12 Eylül faşizminin başbakan yardımcısı Turgut Özal’ı seven bir grup, bu grup İran’daki şeriat düzenini devrim sayan bir grup, bu grup AKP’yi Türkiye’nin gelmiş geçmiş en demokrat partisi ve hükümeti sanan bir grup. Kimisi Liberal, kimisi Sol, kimisi Sorosyalist olduğunu söylüyor. İşçi sınıfının bittiğini savunuyor, globalizm denilen emperyalizm canavarını savunuyor, hâlâ Ateist olduğunu iddia edip Kur’an’daki bir ayetin anayasaya girmesinde beis görmüyor.

Yıldırım’ın bitirdiklerini iddia ettiği Sol bu Sol’sa eğer, ben olsam Sol’un ne olduğunu ciddi bir şekilde okurdum. Hatta AKP’de “Sol nedir?” diye ders verilmesini sağlardım. Hatta bu dersi de Murat Belge’ye, Oral Çalışlar’a, Gülay Göktürk’e, Hasan Cemal’e, Ahmet Altan’a verdirtirdim. Ne bileyim, bitenler bu işi daha iyi anlatır gibi geldi sanki… En azından propagandasız anlatırlar, hatta AKP’lilerden daha fazla kötüleyerek.