Dün türkücü Pınar Sağın aldığı 10 aylık hapis cezası nedeniyle yapılan basın toplantısına gittim. Sevgili Arif Sağ’la sohbet ederken aklıma Can Yücel’in şakası geldi: “Sağ değil Arif Sol…” Onun üzerine Pınar’a cezayı Can Yücel yüzünden aldığını söyledim. Çünkü büyük bir olasılıkla belirli çevreler bu şakayı ciddiye almış olabilir ve Pınar’a cezayı otomatikman basmıştır. Devamı »

Pastırma Türklerin icat ettiği bir yiyecek, zaten bu tip yiyecekler yerleşik toplumların değil göçebe toplumların bulduğu yiyecekler. Pastırmanın belki çeşit çeşit özellikleri olabilir, yörelere göre değişebilir ama ortak tek bir özelliği vardır, o da sinirsiz etten yapılması gereğidir. O yüzden argo deyimiyle insanlar sinirlenen arkadaşlarına “Senden pastırma bile olmaz!..” derler. Bunun esasında başka deyişi de var “Senden cacık bile olmaz!..” derler ama konumuzla bir bağlantısı yok. Zaten neden söylendiğini de biliyorum, iyisi mi bu konuyu argo uzmanı Hulki Aktunç’a sorayım bir ara. Devamı »

Sanırım birçoğunuz benim gibi “Bu şeriata gidiş son zamanlarda hızlanmaya başladı!..” diye düşünüyorsunuz. Ve bu hızlanma sizi ürkütüyor, yüzünüzdeki az kalan tebessümler iyice yok olmaya başlıyor, saçmalıklara kafanızda çözüm aramaya başlıyorsunuz ama dediğim gibi “SAÇMALIK” bunlar, nasıl çözüm bulunur ki? Biraz önce bir arkadaşımla konuşuyordum, 2 günde olanları gözden geçirdik, o bana bu ülkenin benim için bir maden olduğunu söylüyordu ve birden bu başlık aklıma geldi… Devamı »

5 ay sonra seçimler var, kim ne derse desin AKP seçimden birinci parti olarak çıkacak. Ancak birinci parti olarak çıkmak her zaman tek başına iktidar olmak demek değildir. Benim şimdiki görüşüm AKP’nin ya tek başına iktidar olamayacağı yada ucu ucuna olacağı üzerine. AKP sanırım yüzde 39 gibi bir oy alacak. Devamı »

Her türlü demokrasi ve demokratlık tartışılıyor ya, şimdi de öldürülen aydınların demokratlığı tartışılmaya başlandı. Bu cinlik yine Sabah Gazetesi yazarımsısı Emre Aköz’den çıktı. Emre Aköz geçen gün “Demokrat Olmayan Demokrasi Şehitleri.” diye bir yazı yazdı. Yazısına “Kubilay, Onat Kutlar, Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu, Muammer Aksoy, Turan Dursun, Çetin Emeç… Bu kişiler, “demokrat oldukları, demokrasiyi savundukları ya da demokrasi mücadelesi verdikleri” için öldürülmedi. Sadece Abdi İpekçi’yi ayrı tutabiliriz. Bunları yazınca Hrant Dink’i hatırlattı bazı okurlarımız. “Onu yeri Abdi İpekçi’nin yanı değil mi” dediler. Evet, elbette öyle! Bence de Hrant Dink demokrasi şehididir. (Not 1: Şehit kelimesini dini/milli bağlamda değil, “yüksek bir değer için çalıştığı için öldürülme” anlamında kullanıyorum.) (Not 2: Sanırım Cavit Orhan Tütengil’i ve bambaşka bir polis şefi olan Gaffar Okkan’ı da onların yanına eklemek gerekir.)” diye devam ediyor. Devamı »

Bu ülkede kim AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan daha demokrat olduğunu söyleyebilir yada yazabilir ki, yazanları görüyoruz, onlar fırça yemekle meşguller… Hangi gazeteyi yada TV Kanalını açsanız karşınızda mutlaka bir Erdoğancı, Fethullahçı, Soroscu yada militarist görüyorsunuz, olmayanlar çok azınlıkta.

Devamı »

Askerlik güzel bir meslek midir diye soracak olursanız bana göre değildir. Ben kimileri gibi ülkemin sınırlarını koruyan olarak bakmam askere yada askerliğe, çünkü benim ülkemin sınırlarıyla işi olmayan, uğraşmayacak, barış içinde bir komşular bütünlüğü ve barış içinde bir dünya özlemiyle savaşım veririm. Bunun adına isterseniz sınırsız dünya da diyebilirsiniz. Eskiden Nazlı Ilıcak da dahil olmak üzere bizim sınırsız dünya görüşümüze çok kızarlardı, “Pis komünistler Moskova’ya!..” derlerdi, hatta bir keresinde Aziz Nesin onlara “Ben çok gittim biraz da siz gidin…” diye yanıt vermişti. O dönem bize kızanlar şimdi Avrupa Birliği içindeki sınırsız dünyayı çok seviyorlar, 27 ülkenin sınırlarında asker neyim yok artık. Devamı »

Sadece gazeteci olsalar iyi, bir de aklınızın alamadığı kadar demokratlar. Öyle bir demokratlar ki, Türkiye’nin demokrasiye kavuşması için ellerinden geleni yazarlar. Geçenlerde eski Vakit yeni Yeni Akit Gazetesi’nde bir okur mektubu yayınlandı ve ortalık biraz karıştı. Okur mektubu olmasının gazeteyi nereye kadar bağlayıp bağlamayacağı tartışmaları yapıldı. Önce size okur mektubundan bikaç örnek vereyim: “İyisi mi göstericilerin üzerine vurmak, öldürmek gayesiyle ateş açmak. Kaçan gösterici nerede bulunursa zımbalanmalı. İsterse bir ay, bir sene sonra ele geçsin. Anayasa Profesörü Sayın Burhan Kuzu ne dedi ki onu yumurta yağmuruna tuttular? Böylelerine öğrenci denir mi? İnsan denir mi? Çakallar gibi saldırdılar adama!..” Devamı »

Dünya’ya rağbet edip mülk edinmeyin!

Allah Elçisi Muhammed

(İbni Mesud, Cem’ül Fevaid c.3 / 7968) Devamı »

2-3 gündür çok başka bir yazı üzerine düşünüyordum ama attığım başlığı kimi arkadaşlarıma danıştım ve ters tepki alınca vazgeçtim. Konu “Fatmagül’ün Suçu Ne?” üzerineydi, AKP Bursa Milletvekili Ali Kul yeni çıkacak RTÜK yasasından bahsederken tehdit etmiş. RTÜK yasasını ilerde tartışırız da Ali Kul’un söylediği bişeye kafayı taktım. Kul tecavüz sahnesiyle ilgili olarak “Sözkonusu tecavüz sahnesi, hiç kimseyi rahatsız etmeyecek şekilde verilebilirdi!..” demiş. İşte bu tümceye takıldı kafam, tecavüz sahnesinin verilip verilmemesi tartışılır, belki bir filmde konulur da dizide gösterilmeden çekilebilinir ama kimseyi rahatsız etmeden nasıl olur, işte bunu anlayabilmiş değilim. Rahatsız etmeyen bölüm Vakit Gazetesi eski yazarı Hüseyin Üzmez’in yaptığı gibi mi oluyor acaba? Hatta Hüseyin Üzmez’in yaptığına Kur’an’a göre 4 şahit olmadana esasında dinen ceza bile verilemeyeceğini yazan olmuştu. Devamı »