AKP hükümeti geldiğinden bu yana Türkiye’de birileri birilerine “Demokrasi” dersi veriyor. Esasında ders de vermiyorlar, “Sen demokrat değilsin.” deyip geçiyorlar… Anayasa referandumundan önce de türban konusunda başlamıştı bu tartışma, ÖDP eski Genel Başkanı Ufuk Uras türbanlı öğrencilere karşı çıkanları anti-demokrat diye nitelemişti, aynı günlerde Murat Belge de biraz da bana yanıt vererek kardeşin kardeşi faşist olarak gördüğünü yazmıştı. Onlar kendi imzaladıkları bildirinin ve yazdıkları yazının arkasında durduklarına göre anti-demokrat ve faşist ben oluyordum. Kendimce yanıt verdim o yazılara, şimdi de anayasa referandumuyla ilgili olarak “Demokrat” dersleri ve tartışmaları çıktı. Devamı »

Kendime böyle bir soru sordum ama yanıtlaması o kadar kolay değil. Esasında kolay da, Türkiye’de o kadar demokrat hocası varken zorlaşıyor iş. Türban tartışmasında da aynı sorun vardı, türbanı desteklemeyenler anti-demokrat yada faşistti. Türkiye’de demokratlık Kur’an’daki bir ayeti destekleyip desteklememeye bağlıydı. Şimdi de anayasayı destekleyip desteklememeye bağlı demokratlık. Neşe Düzel’in Taraf Gazetesi’ndeki söyleşisinde Hasan Bülent Kahraman da demokratlık tanımlaması yapmış, yarın yazacağım bu konuyu, söylemesi ayıp değil biraz da ağır olacak çünkü kendisi ağır yazmış… Devamı »

Bizlerde hafıza kaybı var, bunun çeşitli nedenleri olabilir, “Aaaaaaaaaa öyle miydi, doğru ya anımsadım bak şimdi…” gibi teraneler hemen hemen hergün duyduğumuz teranelerdir… PKK’ye karşı yeniden profesyonel ordu tartışması başladı ya, eskisiyle yenisiyle bunları yeniden tartışıyoruz, tartışırken de Bugün Gazetesi yazarı Gülay Göktürk gibi işimize gelmeyen kimi şeyleri unutuyoruz. Unutuyoruz çünkü bunları halka unutturmak gerekiyor, halk da unutursa AKP’nin yapmak istediklerini kabul ettirebiliriz… Devamı »

Kimi kişilerin kimi konuları çok iyi bilmelerine karşın yanlış yazmalarını anlayamıyorum. Bildiklerinden emin olduğum için de bunu bilerek yaptıklarını düşünüyorum. Radikal Gazetesi yazarı Oral Çalışlar bugünkü yazısında sıralama konusunda bir kavram kargaşası yaratmış, yan yana sıralanmayacak grupları beraber sıralamış. Oral yazısının başında “Türkiye’nin mağdurlarının başında Kürtler gelir. Onları Aleviler, dindarlar, gayrimüslim azınlıklar, emekçiler, vb… izler. Kürtler ve dindarlar bu toplumun en büyük nüfusa sahip olan iki mağdur grubu olarak değerlendirilebilirler.” diye belirtmiş. Devamı »

ŞEYH BEDRETTİN – TORLAK KEMAL – BÖRKLÜCE MUSTAFA ve VARİDAT Grubu duvarında yapılan “12 Eylül 2010 Anayasası” için yapılan EVET kampanyası üzerine bir ZARURİ AÇIKLAMA
Bu GRUP DUVARINA birkaç gündür, Finans-Kapital sömürü düzeninin politika çatısını süsleyen “Dünkü 12 Eylül Anayasası”nın bugün yeni “yamalarla” sağlamlaştırılmasından başka bir şey olmayan “Yarınki 12 Eylül Anayasası”nın benimsenmesi için “EVET!” yahut “Yaşasın!” çığlıkları atarak evirip çevirip tekrar konulan “Mesaj”a cevap vermek gerekiyor. Çünkü bu konuyu “Sosyalist Kardeşlik” ruhu içinde, belli prensipler çerçevesinde tartışmak yerine, konulan “Mesaj” için şimdiye kadar fikir bildiren herkese karşı, azarlar ve tehdit eder bir üslupla sövgü ve hakaretler yağdırılarak susturmaya çalışmak, hatta bu gruptan “kovmak” gibi bir yol tutulmuştur. Devamı »

Kürt açılımı” ve “Habur sınır kapısı”… Barışın istendiği bir ülkede ikisini yanyana koyduğunuz ve düşündüğünüzde bu halkın ve siyasilerin gerçekten barışa özlem duyduğunu düşünürsünüz… Ama Türkiye’de öyle olmuyor, bu karşılamadan “Barış” yerine “Savaş” beklentisi, korkusu ve çığlıkları çıkıyor… Bişeyleri ya anlamıyoruz yada tersten anlıyoruz. “Kürt açılımı”nın baş koordinatörü İçişleri Bakanı Beşir Atalay barış adına gelen PKK’lilerin karşılama olayını “İş kazası” olarak yorumlamış. Devamı »

“İnsanlığımdan utandığım” ne çok günler olmuştur. Ama biri var ki… Henüz 20’sindeydim yaşımın, göz göre göre, sesleri duya duya yolladım hepimiz gibi ben de onları ölüme. Seyrettim, sizler gibi. Buna yol açanlardan farkım ne, bu acımasızlığı, ilkelliği, beyinsizliği, pisliği yapanlardan farkımız ne? Onlar başlatıp seyrettiler, bizler başlatılışını ve sonrasını…” Devamı »

http://www.tepkivedegisim.org/2deresk31.jpg Tepki ve Değişim Dergisi Temmuz 2010 sayısı – Sayı 31

Devamı »

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan önceki gün “Madem Kürt açılımının içi dediğiniz gibi boş, o zaman niye bu kadar kıyamet koparıyorsunuz?” diye konuştu. Ne yalan söyleyeyim ben buna yakın bir açıklama bekliyordum, hatta çok öncelerinden de bekliyordum, bence bu açıklama için geç kaldı Erdoğan… Bu tümceyi kuran birine neden kıyamet koptuğunu açıklasam anlar mı acaba, hiç umudum yok ama ben yine de şansımı deneyeceğim. Devamı »

Bugünden o güne ne kadar zaman geçti anımsamıyorum ama aklımda kaldığı kadar Taraf Gazetesi çalışanlarından Yıldıray Oğur SHP’nin Sorosyalist parti yapılmaya çalışıldığı sıralarda bikaç yazı yazmıştı… Yazılarında partiye kimlerin katılacağını büyük umutlarla yazıyordu ve son yazılarından birinde de “Müslüman sosyalistler”le görüşüleceğini yada onların partiye katılımlarıyla ilgili yazacağını belirtmişti. Ne kadar ciddiye aldıysam okumamışım o yazısını. O yazılardan birinde de Taraf Gazetesi’nin Doğu ve Güney Doğu’da Kürt gazetesinden daha çok sattığını yazmıştı… Bu benim ilgimi çekti, istatistikler olabilirdi ve onları karşılaştırmadan bişey yazmamayı uygun gördüm… Devamı »