‘Ayten Bayram’ kategorisi için Arşiv
İçimizdeki çingene – Ayten Bayram
Doğunun sınırlarının tam nerede başladığının belirsizliği içinde ırkçılar ‘perker’ der doğudan gelen tüm yabancılara. Liberallerde etnik kökenli insanlardan söz ederken ‘onlar’ ve ‘biz’ diye başlar genellikle tartışmalarına. Bu ayrım, o kadar yakıcıdır ki bazen, göçmenler kendilerinin de ‘onlar’ın bir parçası olduğunu unutup, kendilerinden olanları, ‘onlar’ diye anlatır, perker diye söz eder danimarkalılara. Onlar’ınsa homojen olduğu asla söylenemez. Statülerine göre kendi aralarında alt sınıflara ayrılırlar. Komşuları İsveç – ki burada yaşayan İsveçlilerin % 83’ünün uyum nedeniyle psikolojik sorunları olduğu söylenmekte- ve Norveçliler ilk sırayı, Batı Avrupalılar ikinci, Yunanlılar üçüncü, Wietnamlılar dördüncü, İranlılar beşinci, Türkiyeliler altıncı, Pakistanlılar yedinci, sömürgeleri Grönland bile sekizinci sıraya düşerken Romanların (Çingenelerin) adına rastlamak mümkün değil! Ama, onlardan sözederken resmi ağızlar, aşağılanmasınlar diye ‘Roman Vatandaşlarımız’ demeye dikkat ederler. Devamını Oku »
Farklı olmak bir günah değildir! – Ayten Bayram
Danimarkalı ünlü şair Henrik Nordbrandt – yıllardır Türkiye’de yaşamakta- ‘Yıl onaltı ay’ der bir şiirinde ve ‘ …eylül, ekim, kasım, kasım, kasım, kasım’ diye sürdürür dizelerini. Kasım ayı özel bir ay. Kasım ayı karanlık bir ay. Kasım intiharların en yüksek olduğu bir ay. Onca beyaz gecelerden sonra birdenbire çöken karanlık tek nedeni değil tabii ki intiharların. Kimileri adrenali düşük, soğuk insanlar olarak yorumlarken kuzeylileri, kuzeye – belki kasaba, köy kültürüne- özgü özellikleri kaleme alan Aksel Sandemose ve onun bilince çıkardığı bu oldukça etkin sözsüz yasalar; karanlık, kederli havalardan daha çok çökmekte insanların üzerine. İnsanın insan olduğunu, biricik olduğunu hiçe sayan bu sözsüz yasalara ‘Jante Yasaları’ (Kasaba kültürü) deniyor. Devamını Oku »
Tek bavul, çok dil – Ayten Bayram
Her çocuk biriciktir ve hepsinin güven dolu sosyal gruplara girme hakkı vardır. Çünkü farklı sosyal gruplar içinde olmadan yeşermek mümkün olmadığı gibi, farklılıkları içinde barındıran bireyler olmadan da gerçek sosyal gruplar oluşmaz. Devamını Oku »
İzolasyondan yeni bir kimliğe – Ayten Bayram
Danimarka’nın güneyinde 50 bin nüfuslu, parlamentoda da temsil edilen, kendi dilleri de olan – anadillerinde eğitim haklarını 1945 sonrası almışlar- Faroe adlı eski bir koloni adası var. Danimarka küçük bir ülke. Faroe ondan da küçük. Zaman zaman Danimarka’dan ayrılma istemleri olsa da, yalnız yapamayacakları, izole olacakları korkusuyla talepler bir ileri sürülür ardından da geri çekilir. Danimarkalılardan çok daha koyu renkli olan bu halk, Osmanlılar döneminde denizci Türklerle tanışmış -ama hiçbir Türk erkeği kalmamış- akraba olmuşlar. Halay ve kimi Türk yemeklerini öğrenen halk; ‘iyi ki Türkler geldiler. Yalnız yaşayan bizlerin genlerinin tazelenmesine neden oldular! Yoksa akraba evlilikleriyle sakat genlerin çoğalması işten bile değildi’ derler. Burada, pek çok rastlamadığımız adalılar, oldukça farklı gelenek görenekleriyle Danimarkalılarla aynı refah düzeyine sahipler. Devamını Oku »
Ahmet Nesin
Erdal Aksungur
Oya Aktaş
Ayten Bayram
Sibel Karazeybek



