<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title></title>
	<atom:link href="http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tepkivedegisim.org/dergi</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Sep 2010 16:06:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Referandum ve Irak İşgali &#8211; Erdal Aksungur</title>
		<link>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2789</link>
		<comments>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2789#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 16:06:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erdal Aksungur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2789</guid>
		<description><![CDATA[Bugün Referandum kampanyası yürüten Bezirgân politikacılar yanında, kendine “Devrimci” diyenler içinde de kimilerinin “DEMOKRASİ ve ÖZGÜRLÜK İÇİN EVET!” parolasına sarıldıklarını görünce, aynı gerekçe öne sürülerek gerçekleştirilen IRAK İŞGALİ aklımıza geldi. REFERANDUM ve IRAK İŞGALİ Bugün Referandum kampanyası yürüten Bezirgân politikacılar yanında, kendine “Devrimci” diyenler içinde de kimilerinin “DEMOKRASİ ve ÖZGÜRLÜK İÇİN EVET!” parolasına sarıldıklarını görünce, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün Referandum kampanyası yürüten Bezirgân politikacılar yanında, kendine <strong>“Devrimci”</strong> diyenler içinde de kimilerinin <strong>“DEMOKRASİ ve ÖZGÜRLÜK İÇİN EVET!”</strong> parolasına sarıldıklarını görünce, aynı gerekçe öne sürülerek gerçekleştirilen <strong>IRAK İŞGALİ</strong> aklımıza geldi.<span id="more-2789"></span></p>
<p><strong>REFERANDUM ve IRAK İŞGALİ</strong></p>
<p>Bugün Referandum kampanyası yürüten Bezirgân politikacılar yanında, kendine <strong>“Devrimci”</strong> diyenler içinde de kimilerinin <strong>“DEMOKRASİ ve ÖZGÜRLÜK İÇİN EVET!”</strong> parolasına sarıldıklarını görünce, aynı gerekçe öne sürülerek gerçekleştirilen <strong>IRAK İŞGALİ</strong> aklımıza geldi.</p>
<p><strong>Amerikan-İngiliz-Yahudi</strong> ekseninde örgütlenmiş <strong>Emperyalist Haçlı Orduları</strong> da, <strong>“IRAK HALKINA DEMOKRASİ ve ÖZGÜRLÜK”</strong> getireceklerini, “gökten” başlarına tonlarca öldürücü bomba değil de <strong>“BATILI DEĞERLER”</strong> yağdıracaklarını söyleyerek Irak’ı işgal etmeye girişmişlerdi. Irak’ta onların bu palavralarını, bir avuç satılık ve işbirlikçi parababası ile kuyrukçu zümrelerden başka hiç kimse benimsemedi. <strong>“İŞGALE EVET”</strong> diyenler, <strong>“YETMEZ ama EVET”</strong> şiarı yerine <strong>“BOMBALARLA ama EVET”</strong> diyorlardı.</p>
<p>Bulara rağmen ve palavralarla birlikte gerçek öldürücü silahlarla bombardımana tutulmalarına rağmen, Irak halkı boyun eğmedi. Ve “<strong>kaderini emperyalist insafa</strong>” terk etmemek için çok büyük, çok kanlı ve korkunç <strong>“bedeller”</strong> ödedi.</p>
<p><strong>Haçlı Orduları </strong>eliyle getirilecek <strong>“DEMOKRASİ ve ÖZGÜRLÜK”</strong> adına kadın, çocuk, genç, yaşlı bir milyona yakın insan öldürüldü, milyonlarca insan hem sakat kaldı, hem yerlerinden yurtlarından sürüldü. Ne var ki, 8 yıldır hâlâ, <strong>getirileceği</strong> vaat edilen şu meşhur <strong>“DEMOKRASİNİN”</strong> de, <strong>“ÖZGÜRLÜKLERİN”</strong> de, Irak Halkı için kırıntısı dahi ortalıkta görünmüyor. Türkiye’de AKP iktidarıyla yaşıt olan bu kanlı işgale karşı, bugün de hâlâ özünü maskelemek ve insanları aldatmak için Emperyalist ağızlarda <strong>“Terör”</strong> adı verilen <strong>direniş</strong>, her gün onlarca kişinin öldüğü bir <strong>“İçsavaş”</strong> halinde sürüp gitmektedir.</p>
<p>Gerçekten, yerli-yabancı Parababalarının önümüze sürdüğü <strong>Referandum</strong> adındaki <strong>“Diplomatik Haçlı Seferi”</strong> ile Irak’ta <strong>Emperyalizmin</strong> aynı gerekçeyle uyguladığı <strong>“Askeri İşgal” </strong>biçimindeki<strong> “Silahlı Haçlı Seferi”</strong> arasında <strong>ÖZÜ</strong> bakımından büyük bir benzerlik vardır. Gene de korkunç derecede kanlı ve trajik <strong>Irak Savaşı</strong> yanında bizdeki <strong>Referandum</strong> çocuk oyunu bile sayılamaz.</p>
<p>Meseleyi daha anlaşılır kılmak için, bir soruyla basite indirelim. Türkiye’de bugün tıpkı <strong>Irak İşgali</strong> gibi <strong>“Demokrasi ve Özgürlük getirecek”</strong> palavralarıyla yürütülen <strong>Referandum</strong> yerine, eğer gerçekten aynı palavralarla girişilen bir işgal karşısında olsaydık bugünkü <strong>EVETÇİ</strong> cephe gibi <strong>BOYKOT</strong> ve <strong>HAYIR</strong> cephesi de bu olayın neresine düşmüş olurlardı?</p>
<p>Böyle bir durum Irak’ta yaşandı. Tarih ve Toplum bakımından <strong>AK</strong> koyun, <strong>KARA</strong> koyun böyle <strong>geçitlerde</strong> belli olur. Üstelik orada, mesele <strong>OY ATMAK</strong> kadar <strong>basit</strong> değil, <strong>SİLAH ATMAK</strong> kadar <strong>tehlikeli</strong> bir işti. Orada gördüğümüz gibi, şimdi burada da, Referandum için aynı şeyler oluyor. Orada da, burada olduğu gibi cephelerden hiçbiri <strong>yekpare bir bütünlük taşımıyordu</strong>, hatta <strong>birbirine zıt gruplardan</strong> oluşuyordu.</p>
<p>Bugün Türkiye’de görülen <strong>rengârenk manzara</strong> da bundan farklı değil. Şu halde, “<strong>HALKA DEMOKRASİ ve ÖZGÜRLÜK</strong>” getireceği söylenen bir <strong>Diplomatik Referandum</strong> değil de bir <strong>Askeri İşgal</strong> karşısında olsaydık ne olacaktı? İşin içyüzündeki gerçek sebepleri bir yana koyalım.</p>
<p><strong>“Demokrasi ve Özgürlük”</strong> gelecek gerekçesiyle <strong>EVET</strong> diyenler bombardıman uçaklarının eşliğinde Haçlı Ordularının işgalini kolaylaştırmak için kapıları sonuna kadar açmaya çalışacaklar, işgalin başarılı olması için ellerinden gelen herşeyi yapacaklardı. Bu öne sürülen gerekçeye inanmayıp <strong>HAYIR</strong> diyenler, işgale karşı koymak için canlarını ortaya atıp ellerindeki bütün imkânları seferber ederek bir Kurtuluş Savaşına girişeceklerdi. Kendilerine göre birtakım sebeplerle <strong>BOYKOT</strong> edenler de, bu iki zıt cephenin birbirini imha edip tüketmesini, son güne dek seyrederek bekleyeceklerdi… Irak’ta olan şey bu oldu.</p>
<p>Demek ki ortada görünen benzer ve paralel durum bu. Bu durumda özellikle kendini <strong>“DEVRİMCİ”</strong> sayanlar içinde kimler, <strong>“O IRAK İŞGALİ idi, bu REFERANDUMDUR”</strong> diyerek işin içinden sıyrılabilirler?.. Kimler belirledikleri tercihlerini yeniden gözden geçirmeye ihtiyaç duyabilirler?.. Bilmiyoruz. Fakat şunu biliyoruz: Kimse başkalarını bir süre aldatsa da, kendi kendini asla aldatamaz. Aldatılanlar da er geç uyanırlar. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.</p>
<p>Kuşkusuz böyle Tarihî durumlarda hiç kimse işlediği suçu unutturamaz. <strong>“Koca Divan gününde”,</strong> herkesin kendi <strong>“Amel Defterine”</strong> bakılır. Ve <strong>kurbanlık kesiminde</strong> de, <strong>kasapta</strong> da <strong>“her koyun kendi bacağından asılır”!..</strong></p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand">
<ul class="socials">
		<li class="shr-comfeed">
			<a href="http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2789&amp;feed=comments-rss2" rel="nofollow" class="external" title="Bu makale için yorumlara üye ol.">Bu makale için yorumlara üye ol.</a>
		</li>
		<li class="shr-blogger">
			<a href="http://www.blogger.com/blog_this.pyra?t&amp;u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2789&amp;n=Referandum+ve+Irak+%C4%B0%C5%9Fgali+-+Erdal+Aksungur&amp;pli=1" rel="nofollow" class="external" title="Bunu blogla:Blogger">Bunu blogla:Blogger</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.facebook.com/share.php?v=4&amp;src=bm&amp;u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2789&amp;t=Referandum+ve+Irak+%C4%B0%C5%9Fgali+-+Erdal+Aksungur" rel="nofollow" class="external" title="Bunu paylaş:Facebook">Bunu paylaş:Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebuzz">
			<a href="http://www.google.com/buzz/post?url=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2789&amp;imageurl=" rel="nofollow" class="external" title="Google Buzz'da paylaş:">Google Buzz'da paylaş:</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebookmarks">
			<a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2789&amp;title=Referandum+ve+Irak+%C4%B0%C5%9Fgali+-+Erdal+Aksungur" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Google Bookmarks">Bunu ekle:Google Bookmarks</a>
		</li>
		<li class="shr-hotmail">
			<a href="http://mail.live.com/?rru=compose?subject=Referandum+ve+Irak+%C4%B0%C5%9Fgali+-+Erdal+Aksungur&amp;body=Link: http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2789 (shareaholic aracılığıyla)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A Bug%C3%BCn%20Referandum%20kampanyas%C4%B1%20y%C3%BCr%C3%BCten%20Bezirg%C3%A2n%20politikac%C4%B1lar%20yan%C4%B1nda%2C%20kendine%20%E2%80%9CDevrimci%E2%80%9D%20diyenler%20i%C3%A7inde%20de%20kimilerinin%20%E2%80%9CDEMOKRAS%C4%B0%20ve%20%C3%96ZG%C3%9CRL%C3%9CK%20%C4%B0%C3%87%C4%B0N%20EVET%21%E2%80%9D%20parolas%C4%B1na%20sar%C4%B1ld%C4%B1klar%C4%B1n%C4%B1%20g%C3%B6r%C3%BCnce%2C%20ayn%C4%B1%20gerek%C3%A7e%20%C3%B6ne%20s%C3%BCr%C3%BClerek%20ger%C3%A7ekle%C5%9Ftirilen%20IRAK%20%C4%B0%C5%9EGAL%C4%B0%20akl%C4%B1m%C4%B1za%20geldi" rel="nofollow" class="external" title="Bunu e-postala:Hotmail">Bunu e-postala:Hotmail</a>
		</li>
		<li class="shr-myspace">
			<a href="http://www.myspace.com/Modules/PostTo/Pages/?u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2789&amp;t=Referandum+ve+Irak+%C4%B0%C5%9Fgali+-+Erdal+Aksungur" rel="nofollow" class="external" title="Bunu postala:MySpace">Bunu postala:MySpace</a>
		</li>
		<li class="shr-ning">
			<a href="http://bookmarks.ning.com/addItem.php?url=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2789&amp;T=Referandum+ve+Irak+%C4%B0%C5%9Fgali+-+Erdal+Aksungur" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Ning">Bunu ekle:Ning</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://twitter.com/home?status=Referandum+ve+Irak+%C4%B0%C5%9Fgali+-+Erdal+Aksungur+-+http://b2l.me/anzkm7&amp;source=shareaholic" rel="nofollow" class="external" title="Bunu Tweet'le!">Bunu Tweet'le!</a>
		</li>
		<li class="shr-yahoomail">
			<a href="http://compose.mail.yahoo.com/?Subject=Referandum+ve+Irak+%C4%B0%C5%9Fgali+-+Erdal+Aksungur&amp;body=Link: http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2789 (shareaholic aracılığıyla)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A Bug%C3%BCn%20Referandum%20kampanyas%C4%B1%20y%C3%BCr%C3%BCten%20Bezirg%C3%A2n%20politikac%C4%B1lar%20yan%C4%B1nda%2C%20kendine%20%E2%80%9CDevrimci%E2%80%9D%20diyenler%20i%C3%A7inde%20de%20kimilerinin%20%E2%80%9CDEMOKRAS%C4%B0%20ve%20%C3%96ZG%C3%9CRL%C3%9CK%20%C4%B0%C3%87%C4%B0N%20EVET%21%E2%80%9D%20parolas%C4%B1na%20sar%C4%B1ld%C4%B1klar%C4%B1n%C4%B1%20g%C3%B6r%C3%BCnce%2C%20ayn%C4%B1%20gerek%C3%A7e%20%C3%B6ne%20s%C3%BCr%C3%BClerek%20ger%C3%A7ekle%C5%9Ftirilen%20IRAK%20%C4%B0%C5%9EGAL%C4%B0%20akl%C4%B1m%C4%B1za%20geldi" rel="nofollow" class="external" title="Bunu e-postala:Yahoo! Mail">Bunu e-postala:Yahoo! Mail</a>
		</li>
</ul>
<div style="clear:both;"></div>
</div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?feed=rss2&amp;p=2789</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>[[[ Bildiri ]]] Yetmiyorsa hayır!</title>
		<link>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2783</link>
		<comments>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2783#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Sep 2010 09:39:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bildiriler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2783</guid>
		<description><![CDATA[Yetmiyorsa Hayır! 07.8.2010 Halkçı Devrimci Gençlik Birliği. 5 nolu bildiri Yetmiyorsa hayır! Halkçı Devrimci Gençlik Birliği, Türkiye’yi sandığa hayır oyu vermeye çağırıyor! AKP’nin 1982 anayasasını değiştirdiğini iddia ederek, aslında 1982 anayasasının temel amaçlarını sağlamlaştırması ve kendi iktidarını onaylama çabalarına engel olmak için hayır diyoruz! 1982 anayasasının kesin bir değişime ihtiyaç duyması ve Türkiye’nin huzur için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Yetmiyorsa Hayır!<br />
</strong></p>
<p style="text-align: center;"><em><strong>07.8.2010</strong></em></p>
<p style="text-align: center;"><em><strong>Halkçı Devrimci Gençlik Birliği. 5 nolu bildiri</strong></em></p>
<p style="text-align: center;"><em><strong><span id="more-2783"></span></strong></em></p>
<p><strong>Yetmiyorsa hayır!</strong></p>
<p>Halkçı Devrimci Gençlik Birliği, Türkiye’yi sandığa hayır oyu vermeye çağırıyor! AKP’nin 1982 anayasasını değiştirdiğini iddia ederek, aslında 1982 anayasasının temel amaçlarını sağlamlaştırması ve kendi iktidarını onaylama çabalarına engel olmak için hayır diyoruz! 1982 anayasasının kesin bir değişime ihtiyaç duyması ve Türkiye’nin huzur için yeni ve demokratik bir anayasaya ihtiyaç duyması nedeniyle, 1982 anayasası ruhunu güçlendirmeye çalışan bu taslağa “yetmiyorsa hayır” diyoruz!</p>
<p><strong>Anayasaya neden hayır?</strong></p>
<p>- Bu anayasa paketi, hiçbir şekilde tartışılmaya açılmamıştır. Sadece göstermelik birkaç çağrı yapılmış, yapılan samimi öneriler de kulak ardı edilmiştir. Anayasa, toplumun uzlaşması ile oluşmamıştır.</p>
<p>- AKP, büyük yolsuzluklara batmış durumda. Yüzlerce milletvekilli, yargılanması gereken konular konusunda yargılanmıyor. Bu yüzden anayasa mahkemesi üyelerini seçerek, kendini aklamanın yolunu açmakta… Anayasa paketinin bütün amacı, AKP’nin aklanmasının sağlanmasıdır. Buna kılıf olarak da, bundan sonra mahkemede karar verenlerin atanmışlar değil, seçilmişler tarafından belirleneceğini uyduruyorlar. Ancak herkes çok iyi biliyor ki, hiçbir milletvekilimiz seçilmiş değil, liderler tarafından icazet alanlardır.</p>
<p>- HSYK, Adalet Bakanlığı’nın denetimine geçiriliyor. Bu da AKP iktidarı hakkında aksi karar veren her hukukçunun görevden alınacağı ve ya etkisiz bir yerde görev yaptırılacağı anlamına gelmekte.</p>
<p>-  Anayasa mahkemesinin AKP’nin seçeceği kişilerin denetimine girmesi ile birlikte, yıllardır peşkeş çekilmesi engellenen birçok doğal kaynağın, okulun, hastanenin ve tarihi eserin satışı kolaylaşacak, halkın ortak mülkleri, talan alanı haline gelecektir. Ayrıca birçok kez yargı tarafından hak gaspına engel olunan zamların engellenmesi de olanaksızlaşacaktır.</p>
<p>- “Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz.” 11. maddede geçen bu satırlar ile kanunları uygulayan mahkemeler, herhangi bir zammı ya da kamu yararı gaspına karşı yaptırım alanları daralıyor. Açıkça iktidarı güçlendirmeye çalışan, hukuku devre dışı bırakan bu maddeyle, liberal demokrasilere bile dudak uçuklatan, gözü kara özelleştirmelere, anayasal dayanak ve teminat sağlanacaktır.</p>
<p>- Kamu çalışanlarına göstermelik olarak verilen toplu sözleşme hakkı, kendisini sendikal örgütlenme hakkı ile göstermiyor. Hatta toplu sözleşme, uzlaştırma kurulu adını alan ve hükümetin atayacağı kişilerden oluşuyor. Ayrıca anayasadaki birçok yeni madde sayesinde sarı sendikacılık güçlenecek. Ayrıca “ekonomik sosyal konsey” ile birlikte ise işverenlerin işçiler üzerindeki kontrol mekanizması güçleniyor, grev hakkı üzerindeki yasak hala sürüyor.</p>
<p>- AKP ve evet diyen diğer partiler, sürekli olarak 1982 anayasası ile hesaplaşma olacağını ve “hayır” oyu kullananların darbeci olacağını söylüyor. AKP, 1982 anayasası nimetlerinden faydalanarak güçlenen AKP, 1980 darbesine <strong>hayır diyemez.</strong></p>
<p><strong>1982 Anayasası neden yetmez?</strong></p>
<p>- 15. maddenin kaldırılması ile birlikte, darbe yapanların yargılanmasının önü açılıyor gibi gözükse de, zamanaşımından dolayı, olayla ilgisi olan birçok kişi yargılanamayacak. Tabii ki “insanlık dışı suçlar” tanımı yapılsaydı, o zaman bir anlamı olacaktı. Ki bu süreçte kendilerini iktidara taşıyan bir çok kuvvetin tekrardan yargılanması kaçınılmaz olacaktı. Ayrıca darbeye sürekli olarak neden gösterilen TSK iç hizmet kanununun 35. maddesinin kaldıran ya da etkisizleştiren bir ibare şart. Ancak henüz zamanaşımına uğramayan 1997 ve 2007 müdahalelerinin yargılanması, hiçbir hukuksal engele uğramıyor, biri dışında. Hükümetin keyfi!</p>
<p>- Dokunulmazlıklar, YÖK, Cumhurbaşkanı yetkileri, Adalet Bakanı’nın HSYK üyeliği, %10 barajı, Türkiye’deki ulusal tanıma yönelik talepler ile ilgili en küçük bir oynama dahi yok. Hele hele seçim kanunu ile liderler sultası haline gelen partilerin demokratikleşmesine yönelik en küçük bir düzenleme yok. “Seçilmiş” olabilmek için, parti içi demokrasi garanti altına alınmalı, yeni anayasa değişikliğine bu şekilde gidilmelidir.</p>
<p>- Emekçileri korumak ve kollamak, sendikasız işçilere örgütleme hakkı vermek, toplu sözleşmeleri yapabilmek ve sarı sendikacılığı ortadan kaldırmak amacı ile düzenlemeler yapılmalıdır. Ancak AKP, sadece patronların işine yarayacak lokavt uygulamalarına, emek gücünü ucuzlatacak uygulamalara ve doğal kaynakları talan etmeye yarayacak yasalara yer vermiş bulunmakta.</p>
<p>- Boykot kararını uygulayanların bir kısmı, evet oyu vermek için sürekli olarak pazarlık içine girişmekte, ancak bu pazarlığı demokratik bir Türkiye için değil, tam zıttı kendi çıkarlarını ele geçirmek için AKP’nin zaaflarına, bazı kartlar kullanmayı ön görerek yapmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratikleşme ve ulusal problemi, bir pazarlık haline getirilmemelidir. Eğer ulusal problem konusunda samimiyet varsa, Türkiye’nin tarihsel yapısını iyi özümsemiş, çağdaş ve hiçbir ayrımcı tanımlamaya yer bırakmayacak, yeni bir ulusal birlik tanımı, çıkarlar değil demokrasi adına anayasada yer almalıdır. Bu tür bir hamle ile birlikte, kültürel, ekonomik ve politik anlamda, bir arada yaşamanın temelleri atılmalıdır. Böylece ulusal sorunun getirdiği savaşlar sona ermelidir.</p>
<p>- Hayır demek, boykotçuların iddiasının aksine, 1980 cuntasının ve faşistlerin yanında yer almak değil, AKP dayatmalarına hayır demektir. 12 EYLÜL’DE HAYIR!</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand">
<ul class="socials">
		<li class="shr-comfeed">
			<a href="http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2783&amp;feed=comments-rss2" rel="nofollow" class="external" title="Bu makale için yorumlara üye ol.">Bu makale için yorumlara üye ol.</a>
		</li>
		<li class="shr-blogger">
			<a href="http://www.blogger.com/blog_this.pyra?t&amp;u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2783&amp;n=%5B%5B%5B+Bildiri+%5D%5D%5D+Yetmiyorsa+hay%C4%B1r%21&amp;pli=1" rel="nofollow" class="external" title="Bunu blogla:Blogger">Bunu blogla:Blogger</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.facebook.com/share.php?v=4&amp;src=bm&amp;u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2783&amp;t=%5B%5B%5B+Bildiri+%5D%5D%5D+Yetmiyorsa+hay%C4%B1r%21" rel="nofollow" class="external" title="Bunu paylaş:Facebook">Bunu paylaş:Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebuzz">
			<a href="http://www.google.com/buzz/post?url=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2783&amp;imageurl=" rel="nofollow" class="external" title="Google Buzz'da paylaş:">Google Buzz'da paylaş:</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebookmarks">
			<a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2783&amp;title=%5B%5B%5B+Bildiri+%5D%5D%5D+Yetmiyorsa+hay%C4%B1r%21" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Google Bookmarks">Bunu ekle:Google Bookmarks</a>
		</li>
		<li class="shr-hotmail">
			<a href="http://mail.live.com/?rru=compose?subject=%5B%5B%5B+Bildiri+%5D%5D%5D+Yetmiyorsa+hay%C4%B1r%21&amp;body=Link: http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2783 (shareaholic aracılığıyla)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A Yetmiyorsa%20Hay%C4%B1r%21%0D%0A%0D%0A07.8.2010%0D%0AHalk%C3%A7%C4%B1%20Devrimci%20Gen%C3%A7lik%20Birli%C4%9Fi.%205%20nolu%20bildiri%0D%0A%0D%0AYetmiyorsa%20hay%C4%B1r%21%0D%0A%0D%0AHalk%C3%A7%C4%B1%20Devrimci%20Gen%C3%A7lik%20Birli%C4%9Fi%2C%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99yi%20sand%C4%B1%C4%9Fa%20hay%C4%B1r%20oyu%20vermeye%20%C3%A7a%C4%9F%C4%B1r%C4%B1yor%21%20AKP%E2%80%99nin%201982%20anayasas%C4%B1n%C4%B1%20de%C4%9Fi%C5%9Ftirdi%C4%9Fini%20iddia%20ederek%2C%20asl%C4%B1nda%201982%20anayasas%C4%B1n%C4%B1n%20temel" rel="nofollow" class="external" title="Bunu e-postala:Hotmail">Bunu e-postala:Hotmail</a>
		</li>
		<li class="shr-myspace">
			<a href="http://www.myspace.com/Modules/PostTo/Pages/?u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2783&amp;t=%5B%5B%5B+Bildiri+%5D%5D%5D+Yetmiyorsa+hay%C4%B1r%21" rel="nofollow" class="external" title="Bunu postala:MySpace">Bunu postala:MySpace</a>
		</li>
		<li class="shr-ning">
			<a href="http://bookmarks.ning.com/addItem.php?url=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2783&amp;T=%5B%5B%5B+Bildiri+%5D%5D%5D+Yetmiyorsa+hay%C4%B1r%21" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Ning">Bunu ekle:Ning</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://twitter.com/home?status=%5B%5B%5B+Bildiri+%5D%5D%5D+Yetmiyorsa+hay%C4%B1r%21+-+http://b2l.me/anmy2b&amp;source=shareaholic" rel="nofollow" class="external" title="Bunu Tweet'le!">Bunu Tweet'le!</a>
		</li>
		<li class="shr-yahoomail">
			<a href="http://compose.mail.yahoo.com/?Subject=%5B%5B%5B+Bildiri+%5D%5D%5D+Yetmiyorsa+hay%C4%B1r%21&amp;body=Link: http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2783 (shareaholic aracılığıyla)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A Yetmiyorsa%20Hay%C4%B1r%21%0D%0A%0D%0A07.8.2010%0D%0AHalk%C3%A7%C4%B1%20Devrimci%20Gen%C3%A7lik%20Birli%C4%9Fi.%205%20nolu%20bildiri%0D%0A%0D%0AYetmiyorsa%20hay%C4%B1r%21%0D%0A%0D%0AHalk%C3%A7%C4%B1%20Devrimci%20Gen%C3%A7lik%20Birli%C4%9Fi%2C%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99yi%20sand%C4%B1%C4%9Fa%20hay%C4%B1r%20oyu%20vermeye%20%C3%A7a%C4%9F%C4%B1r%C4%B1yor%21%20AKP%E2%80%99nin%201982%20anayasas%C4%B1n%C4%B1%20de%C4%9Fi%C5%9Ftirdi%C4%9Fini%20iddia%20ederek%2C%20asl%C4%B1nda%201982%20anayasas%C4%B1n%C4%B1n%20temel" rel="nofollow" class="external" title="Bunu e-postala:Yahoo! Mail">Bunu e-postala:Yahoo! Mail</a>
		</li>
</ul>
<div style="clear:both;"></div>
</div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?feed=rss2&amp;p=2783</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuşak Genellemesi &#8211; Oya Aktaş</title>
		<link>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2780</link>
		<comments>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2780#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Aug 2010 18:21:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oya Aktaş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2780</guid>
		<description><![CDATA[Jenerasyonlar arasındaki benzerlikler ve farklılıklar hep ilgimi çekmiştir. Kendimi bildim bileli insanlara yaşlarını sorar ve atarım hafıza bankama gözlemlediğim tipik niteliklerini. Biriktire biriktire bu verileri, şöyle bir kanaat çıktı, ama doğru bulursunuz ama yanlış, değerlendirme sizin. 1950 ile 1960 arası doğanların en tipik özellikleri, rakı masasında ülkeyi kurtarmaları. Ülkemizdeki sağ-sol çatışmalarını en ağır acılarını yaşamalarından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Jenerasyonlar arasındaki benzerlikler ve farklılıklar hep ilgimi  çekmiştir. Kendimi bildim bileli insanlara yaşlarını sorar ve atarım  hafıza bankama gözlemlediğim tipik niteliklerini. Biriktire biriktire bu  verileri, şöyle bir kanaat çıktı, ama doğru bulursunuz ama yanlış,  değerlendirme sizin. <span id="more-2780"></span><br />
1950 ile 1960 arası doğanların en tipik  özellikleri, rakı masasında ülkeyi kurtarmaları. Ülkemizdeki sağ-sol  çatışmalarını en ağır acılarını yaşamalarından mı bilinmez, sadece dost  sofrasında çıkar sesleri. Bu kuşak o dönemin üniversitelerinde muhteşem  hocalardan ders alma şansına sahip bir kuşaktır. Ama o dönemin sağ-sol  çatışması ve ardından gelen darbe bir tek 50-60 kuşağını değil, ne yazık  ki üniversitelerde ki beyin takımını da elimine etmiştir. Çok büyük  acıların yaşandığı o yıllarda, 50-60 kuşağı, düşün, bil, konuş ama  eyleme dökme! Gibi bir davranış biçimine girmiştir. Bu kuşağın hem  sağcısı, hem solcusu etrafınızda vardır. Dikkat edin, hepsi işinde son  derece prensipli, çalışkan ve çok olgundurlar. Ama ne yazık ki  eylemsizdirler.<br />
1960 ile 1970 arası doğan nesil, darbe sonrası  üniversite eğitimini yapan benim kuşağım, akademisyenlerin tertemiz  edildiği bir dönemde ki eğitim ortamında, ne sağcı olmak, ne de solcu  olmak sanırım bizim çok fazla ilgimizi çekmedi. Bu kuşağın en tipik  özelliği ise çalışma hayatı ile eğitimi bir arada yürütme oranının  çokluğudur. Hem iş yaşamının ağırlığı, hem de üniversitedeki eğitimin  hafifliği ile bir de sağcı ve solcu ağabeylerimizi, ablalarımızı aynı  anda tanıma ve dinleme şansını yakalayınca ne çok sağcı ne de çok solcu  olabildik. Vatansever diye tanımlamak bu kuşağı en doğru kelime oluyor  bana göre. Bu kuşak için, eğitimini ekonomik ve sosyal nedenlerle yarıda  bırakanların yaygın olduğu ve çoğunluğunun aldıkları eğitimden farklı  iş yaptıklarını kolayca söyleyebiliriz.<br />
1970 ile 1980 arası doğan  jenerasyon ise çok daha rahat bir üniversite ortamında eğitim alma  şansını yakalamış ve kariyer edinme konusunda oldukça hırslı bir  jenerasyondur. Geneli eğitimini tamamlamış ve eğitimini aldıkları  mesleklerde ısrarcı olmuş büyük kısmı da başarılı olmuştur. Kendine  dönük, ülke olaylarını entelektüel anlamda takip eden ve düzgün yaşam  süren bir jenerasyondur.<br />
1980 ile 1990 arası doğanlar ise free,  biraz şımarık, biraz entelektüel, diye tanımlayabileceğim bir  jenerasyondur. Henüz çok genç oldukları için daha fazla bir  değerlendirme yapamıyorum. Zaman gösterecektir, bu kuşağında mayası  kabarıp, fırına sürülüp ekmeği piştiğinde, bir fikrimiz olacaktır.</p>
<p>Şimdi  diyeceksiniz ki nereden çıktı şu kuşak genellemesi. Hemen açıklayayım.  Siyasi arenada Parti Genel Başkanları, Sivil Toplum Örgütleri liderleri  ve Üniversitelerde ki üst düzey akademisyenler de dahil olmak üzere,  hani diyorum ki, bir yol verseniz de hiç olmazsa 50-60 kuşağını görsek  liderler arenasında, yoksa 60-70 kuşağının çok fazla sabrı  kalmadı.70-80’liler var gümbür gümbür arkadan gelen.<br />
Her kuşağın içinde bir grup insan var ki, ideolojilerini bile aşan bir duyarlılık ve kilitlenmemiş kafalara sahiptirler!!!!<br />
Zaman  çok hızlı akıyor, teknoloji de aynı hızla gelişiyor. Takip etmek  dünyayı ve teknolojiyi herkesin harcı değil. Koltuk sevdası batırır bu  ülkeyi. Siz kendinizi bu milletten daha mı önde görürsünüz? Yapışıp  kaldınız o makamlara. Yılda iki kez botox ile cilt gerilir düzeltilir,  Amerika da E vitamini kürleri uygulanır. Ama ya beyin? Beyni yenilemek  mümkün değil!!!. O nedenle çağı takip edebilen ÇAĞDAŞ beyinlere yol açın  lütfen. Örümceklenmemiş, ezberlememiş, kalıplaşmamış beyinler,  taşlaşmamış vicdanlara yer açın. Hadi artık biz sizi tutmayalım.  Şöminenizin başında kitabınızı yazın, yazın ki sizden öğrendiklerimizi  yapmayalım!</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand">
<ul class="socials">
		<li class="shr-comfeed">
			<a href="http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2780&amp;feed=comments-rss2" rel="nofollow" class="external" title="Bu makale için yorumlara üye ol.">Bu makale için yorumlara üye ol.</a>
		</li>
		<li class="shr-blogger">
			<a href="http://www.blogger.com/blog_this.pyra?t&amp;u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2780&amp;n=Ku%C5%9Fak+Genellemesi+-+Oya+Akta%C5%9F&amp;pli=1" rel="nofollow" class="external" title="Bunu blogla:Blogger">Bunu blogla:Blogger</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.facebook.com/share.php?v=4&amp;src=bm&amp;u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2780&amp;t=Ku%C5%9Fak+Genellemesi+-+Oya+Akta%C5%9F" rel="nofollow" class="external" title="Bunu paylaş:Facebook">Bunu paylaş:Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebuzz">
			<a href="http://www.google.com/buzz/post?url=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2780&amp;imageurl=" rel="nofollow" class="external" title="Google Buzz'da paylaş:">Google Buzz'da paylaş:</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebookmarks">
			<a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2780&amp;title=Ku%C5%9Fak+Genellemesi+-+Oya+Akta%C5%9F" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Google Bookmarks">Bunu ekle:Google Bookmarks</a>
		</li>
		<li class="shr-hotmail">
			<a href="http://mail.live.com/?rru=compose?subject=Ku%C5%9Fak+Genellemesi+-+Oya+Akta%C5%9F&amp;body=Link: http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2780 (shareaholic aracılığıyla)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A Jenerasyonlar%20aras%C4%B1ndaki%20benzerlikler%20ve%20farkl%C4%B1l%C4%B1klar%20hep%20ilgimi%20%20%C3%A7ekmi%C5%9Ftir.%20Kendimi%20bildim%20bileli%20insanlara%20ya%C5%9Flar%C4%B1n%C4%B1%20sorar%20ve%20atar%C4%B1m%20%20haf%C4%B1za%20bankama%20g%C3%B6zlemledi%C4%9Fim%20tipik%20niteliklerini.%20Biriktire%20biriktire%20bu%20%20verileri%2C%20%C5%9F%C3%B6yle%20bir%20kanaat%20%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1%2C%20ama%20do%C4%9Fru%20bulursunuz%20ama%20yanl%C4%B1%C5%9F%2C%20%20de" rel="nofollow" class="external" title="Bunu e-postala:Hotmail">Bunu e-postala:Hotmail</a>
		</li>
		<li class="shr-myspace">
			<a href="http://www.myspace.com/Modules/PostTo/Pages/?u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2780&amp;t=Ku%C5%9Fak+Genellemesi+-+Oya+Akta%C5%9F" rel="nofollow" class="external" title="Bunu postala:MySpace">Bunu postala:MySpace</a>
		</li>
		<li class="shr-ning">
			<a href="http://bookmarks.ning.com/addItem.php?url=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2780&amp;T=Ku%C5%9Fak+Genellemesi+-+Oya+Akta%C5%9F" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Ning">Bunu ekle:Ning</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://twitter.com/home?status=Ku%C5%9Fak+Genellemesi+-+Oya+Akta%C5%9F+-+http://b2l.me/ak8uwj&amp;source=shareaholic" rel="nofollow" class="external" title="Bunu Tweet'le!">Bunu Tweet'le!</a>
		</li>
		<li class="shr-yahoomail">
			<a href="http://compose.mail.yahoo.com/?Subject=Ku%C5%9Fak+Genellemesi+-+Oya+Akta%C5%9F&amp;body=Link: http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2780 (shareaholic aracılığıyla)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A Jenerasyonlar%20aras%C4%B1ndaki%20benzerlikler%20ve%20farkl%C4%B1l%C4%B1klar%20hep%20ilgimi%20%20%C3%A7ekmi%C5%9Ftir.%20Kendimi%20bildim%20bileli%20insanlara%20ya%C5%9Flar%C4%B1n%C4%B1%20sorar%20ve%20atar%C4%B1m%20%20haf%C4%B1za%20bankama%20g%C3%B6zlemledi%C4%9Fim%20tipik%20niteliklerini.%20Biriktire%20biriktire%20bu%20%20verileri%2C%20%C5%9F%C3%B6yle%20bir%20kanaat%20%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1%2C%20ama%20do%C4%9Fru%20bulursunuz%20ama%20yanl%C4%B1%C5%9F%2C%20%20de" rel="nofollow" class="external" title="Bunu e-postala:Yahoo! Mail">Bunu e-postala:Yahoo! Mail</a>
		</li>
</ul>
<div style="clear:both;"></div>
</div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?feed=rss2&amp;p=2780</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>45 Yıllık Sosyalist(?) Oral Çalışlar &#8211; Ahmet Nesin</title>
		<link>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2776</link>
		<comments>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2776#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Aug 2010 09:06:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ahmet Nesin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2776</guid>
		<description><![CDATA[“Kendilerini, ‘sosyalist’, ‘komünist’, ‘devrimci’, ‘ilerici’ diye birtakım sıfatlarla tanımlayanların bir kesimi, ülkede demokrasiyi, insan haklarını, özgürlükleri savunanları kendilerince karalamak amacıyla ‘liberaller’ diye adlandırıyorlar. Memlekette onlara göre bir hakiki sosyalistler, devrimciler var, bir de burjuvazinin adamı olmuş demokrasi peşinde koşan ‘liberaller.’ ‘Liberaller’ tanımından pek hoşlanan solcularımızın büyük kısmı, milliyetçilikle militarizm arasında gidip gelenlerden oluşuyor. Bu kesimlere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Kendilerini, ‘sosyalist’, ‘komünist’, ‘devrimci’, ‘ilerici’ diye  birtakım sıfatlarla tanımlayanların bir kesimi, ülkede demokrasiyi,  insan haklarını, özgürlükleri savunanları kendilerince karalamak  amacıyla ‘liberaller’ diye adlandırıyorlar. Memlekette onlara göre bir  hakiki sosyalistler, devrimciler var, bir de burjuvazinin adamı olmuş  demokrasi peşinde koşan ‘liberaller.’ ‘Liberaller’ tanımından pek  hoşlanan solcularımızın büyük kısmı, milliyetçilikle militarizm arasında  gidip gelenlerden oluşuyor. Bu kesimlere göre Ergenekon soruşturması  ‘ABD’nin oyunu’. Daha insaflı olanlarını ele aldığımızda da, ‘Bu,  AKP’nin oyunudur. AKP’nin derin devletini kurma girişimidir’ gibi bir  dil kullandıklarını görebiliyoruz. Bu ülkede son 50 yılda 3.5 askeri  darbe olmadı mı? Bu darbeler seçimle gelenleri, Meclisi ortadan  kaldırıp, genellikle solcuları, muhalifleri ezmedi mi? Darbecilerle  kendilerini akraba zannetmenin neresi solculuk, devrimcilik,  sosyalistlik? Ben kendimi 45 yıldır sosyalist olarak tanımlıyorum.”</strong><span id="more-2776"></span></p>
<p>Oral Çalışlar’ın yazısının bir bölümüne, böyle başlıyor 45 yıllık  sosyalist Çalışlar kendini tanımlarken, ben de bu konularda isim vererek  yazanlardan olduğuma, yaşım da 52 olduğundan 45 yıllık sosyalist  olamıyacağıma, onun deyimiyle kendimi ‘sosyalist-komünist-devrimci ve  ilerici’ diye bitakım sıfatlarla tanımladığıma göre yanıt hakkım var  sanırım… O 45 yıllık sosyalist, ben yada benim gibi yazan ve konuşanlar  bitakım sıfatlarla kendilerini tanımlayanlar… Sıfatımız aynı, ama olsun,  onun 45 yılı var… Sosyalizm mücadelesiyle geçen 45 yıl, dile kolay.  Neler yaşanmıştır, anlat anlat bitmez…</p>
<p>Çalışlar 1968’den itibaren Doğu Perinçek ve arkadaşlarının çıkardığı  dergide yazılar yazmaya başlar. 68 döneminin kendisi açısından bilinen  en önemli eylemi Samsun’dan Ankara’ya yapılan “Tam bağımsızlık için  Mustafa Kemal Yürüyüşü”dür!.. O dönemin Aydınlık Dergisi’nin yazı  kurulunda yer alan Çalışlar, herhalde çok sosyalist olduğundan olsa  gerek 1978 yılında günlük çıkan Aydınlık Gazetesi’nin Genel Yayın  Müdürü’dür… O dönemin Aydınlık Gazetesi’ni bugünkü kuşaklar pek  bilmeyebilirler, en büyük marifetleri “Anarşist” diye adlandırdıkları  kendilerinden olmayan solcuların fotoğraflarını afişe etmekti. Aydınlık  Gazetesi’nin afişe ettikleri gençlerden kaçının öldürüldüğü benim  yaşıtlarım tarafından pek unutulmadı Sosyalist Çalışlar. Zaten sen ne  kadar Mustafa Kemal yürüyüşüne katılmış ve Genel Yayın Müdürlüğü yapmış  olsan bile o dönemki Genel Başkanın Doğu Perinçek’in senin gibi  sosyalist değil, ama orduya yanaştığını anlamamıştın…</p>
<p>Evet yıllarca anlamadın bunu, ben ve benim gibi sosyalist sıfatlarla  kendilerini tanımlayanlar Oral Çalışlar, 12 Eylül Faşizmi döneminde idam  edilen, pencerelerden atılan, işkencede öldürülenleri, bok  yedirilenleri düşünürken, sen Mamak Cezaevi’nde bizleri öldürtme emrini  veren yada verdirten Alpaslan Türkeş’le, Yaşar Okuyan’la, Necmettin  Erbakan’la söyleşi yapıyordun. Biz o zaman da tesadüfen yaşıyorduk Oral  Çalışlar, bugün de tesadüfen yaşıyoruz. Evet, biliyorum sen de tesadüfen  yaşıyorsun, neden biliyor musun Oral Çalışlar, senin söyleşi aptığın  siyasetçilerin emirleriyle pek çok arkadaşımız öldürüldüğü için  tesadüfen yaşıyorsun. Sıra sana, bana denk gelmediği için tesadüfen  yaşıyorsun… O kadar sosyalistsin ki “Düşüncelerimiz iktidarda, ama biz  hapisteyiz…” diyen Türkeş ve adamlarıyla söyleşi yaparak para kazandın,  diğer sosyalist sıfatlı gençler hapislerde okuma şanslarını  kaybetmişken…</p>
<p>Evet insanoğlu yanılır Oral Çalışlar, onca yıl Doğu Perinçek’i  anlamadın, ama nasıl olur da 16 yıl çalıştığın Cumhuriyet Gazetesi’nde  İlhan Selçuk’un darbeci meraklısı olduğunu anlayamadın. Türkiye’de biçok  insanın ölümüne neden olan Milliyetçi Cephe Hükümeti’nin Başbakanı  Süleyman Demirel cumhurbaşkanı seçildiğinde Cüneyt Arcayürek’in  danışmanı olduğunda da mı huylanmadın. Hadi yine huylanmadın, peki  Demirel’in danışmanı tekrar Cumhuriyet Gazetesi’ne döndüğünde hangi  sosyalist kimliğinle bu insanlarla aynı gazetede yazmana izin verdi.</p>
<p>Yoksa 12 Eylül öncesi hemen hemen bütün solun Aydınlık ve Cumhuriyet  Gazeteleri’ni protesto ettiklerini de mi unuttun. Unutmuş olamazsın da,  onlar senin gibi sosyalist değillerdi, kendilerine sıfat takmışlardı, o  sıfat yok mu o sıfat Çalışlar, 6 ay önce bir arkadaşımın avukatlığı  elinden alındı 55 yaşında… Kolay değil o sıfatı taşımak öyle.</p>
<p>Nasıl bir sosyalistsin ki, hakkında üçkağıttan dava açılan bir adamı  demokrasi adına savundun yada savundunuz… Daha geçen gün yazdım ve  gönderdim hepinize, hadi yazın köşelerinizde Erdoğan’a, hakkında açılmış  davalardan aklanıp da gelmesini söyleyin. Hadi bir sosyalist olarak  şeriattan mahkum olmuş birisini savunuyorsunuz, bunu ufak çocuklara  anlayım da, kalpazanlıktan, evrakta sahtekarlıktan sanık birisini hangi  sosyalizm adına savundun-uz.</p>
<p>Türbanlı kızları feminizm ve demokrasi adına savunmuşsunuz.  Hadi canım oradan, velev ki okudular ve mezun oldular, türbanlı avukat,  doktor, savcı, hakim, öğretmen olamayacak insanları mı savundunuz da,  bunları yapabilecek türbansızların önünü kesmenin adına sosyalizm  dediniz. Yoksa arkasından beraber demokrasi mücadelesi verdiğiniz Hak-İş  gibi türbanlıların devlet dairelerinde çalışabilmeleri için mi bildiri  yayınlayacaksınız.</p>
<p>Ergenekon’u derin devlet sanan sen ve senin gibiler, hadi o  zaman yazarsınız ya, gazeteci ve sosyalistsiniz ya Kenan Evren’in 5  ciltlik anılarını savcılığa ihbar edin. Bunlar bir darbe günlüğüdür,  anılarıdır. Muhsin Batur’unkini ihbar edin ve hepsinin tek dosyada  birleşmesini sağlayın.</p>
<p>Yazacak daha çok şey var 45 yıllık sosyalist Oral çalışlar,  ama sen önce Aydınlık Gazetesi’nde Genel Yayın Müdürü olduğun dönemde  faşistlere fotoğraf ve isimleriyle ihbar ettiğiniz ölenler için bir  özeleştiride bulun da, ondan sonra tekrar konuşalım istersen. O dönem  yaptıklarınız ve yazdıklarınız derin devlete yaramıyordu değil mi Oral  Çalışlar… Sizler sosyalisttiniz, ölenler sosyalist sıfatlılar.</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand">
<ul class="socials">
		<li class="shr-comfeed">
			<a href="http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2776&amp;feed=comments-rss2" rel="nofollow" class="external" title="Bu makale için yorumlara üye ol.">Bu makale için yorumlara üye ol.</a>
		</li>
		<li class="shr-blogger">
			<a href="http://www.blogger.com/blog_this.pyra?t&amp;u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2776&amp;n=45+Y%C4%B1ll%C4%B1k+Sosyalist%28%3F%29+Oral+%C3%87al%C4%B1%C5%9Flar+-+Ahmet+Nesin&amp;pli=1" rel="nofollow" class="external" title="Bunu blogla:Blogger">Bunu blogla:Blogger</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.facebook.com/share.php?v=4&amp;src=bm&amp;u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2776&amp;t=45+Y%C4%B1ll%C4%B1k+Sosyalist%28%3F%29+Oral+%C3%87al%C4%B1%C5%9Flar+-+Ahmet+Nesin" rel="nofollow" class="external" title="Bunu paylaş:Facebook">Bunu paylaş:Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebuzz">
			<a href="http://www.google.com/buzz/post?url=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2776&amp;imageurl=" rel="nofollow" class="external" title="Google Buzz'da paylaş:">Google Buzz'da paylaş:</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebookmarks">
			<a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2776&amp;title=45+Y%C4%B1ll%C4%B1k+Sosyalist%28%3F%29+Oral+%C3%87al%C4%B1%C5%9Flar+-+Ahmet+Nesin" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Google Bookmarks">Bunu ekle:Google Bookmarks</a>
		</li>
		<li class="shr-hotmail">
			<a href="http://mail.live.com/?rru=compose?subject=45+Y%C4%B1ll%C4%B1k+Sosyalist%28%3F%29+Oral+%C3%87al%C4%B1%C5%9Flar+-+Ahmet+Nesin&amp;body=Link: http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2776 (shareaholic aracılığıyla)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A %E2%80%9CKendilerini%2C%20%E2%80%98sosyalist%E2%80%99%2C%20%E2%80%98kom%C3%BCnist%E2%80%99%2C%20%E2%80%98devrimci%E2%80%99%2C%20%E2%80%98ilerici%E2%80%99%20diye%20%20birtak%C4%B1m%20s%C4%B1fatlarla%20tan%C4%B1mlayanlar%C4%B1n%20bir%20kesimi%2C%20%C3%BClkede%20demokrasiyi%2C%20%20insan%20haklar%C4%B1n%C4%B1%2C%20%C3%B6zg%C3%BCrl%C3%BCkleri%20savunanlar%C4%B1%20kendilerince%20karalamak%20%20amac%C4%B1yla%20%E2%80%98liberaller%E2%80%99%20diye%20adland%C4%B1r%C4%B1yorlar.%20Memlekette%20onlara" rel="nofollow" class="external" title="Bunu e-postala:Hotmail">Bunu e-postala:Hotmail</a>
		</li>
		<li class="shr-myspace">
			<a href="http://www.myspace.com/Modules/PostTo/Pages/?u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2776&amp;t=45+Y%C4%B1ll%C4%B1k+Sosyalist%28%3F%29+Oral+%C3%87al%C4%B1%C5%9Flar+-+Ahmet+Nesin" rel="nofollow" class="external" title="Bunu postala:MySpace">Bunu postala:MySpace</a>
		</li>
		<li class="shr-ning">
			<a href="http://bookmarks.ning.com/addItem.php?url=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2776&amp;T=45+Y%C4%B1ll%C4%B1k+Sosyalist%28%3F%29+Oral+%C3%87al%C4%B1%C5%9Flar+-+Ahmet+Nesin" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Ning">Bunu ekle:Ning</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://twitter.com/home?status=45+Y%C4%B1ll%C4%B1k+Sosyalist%28%3F%29+Oral+%C3%87al%C4%B1%C5%9Flar+-+Ahmet+Nesin+-+http://b2l.me/ak68xe&amp;source=shareaholic" rel="nofollow" class="external" title="Bunu Tweet'le!">Bunu Tweet'le!</a>
		</li>
		<li class="shr-yahoomail">
			<a href="http://compose.mail.yahoo.com/?Subject=45+Y%C4%B1ll%C4%B1k+Sosyalist%28%3F%29+Oral+%C3%87al%C4%B1%C5%9Flar+-+Ahmet+Nesin&amp;body=Link: http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2776 (shareaholic aracılığıyla)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A %E2%80%9CKendilerini%2C%20%E2%80%98sosyalist%E2%80%99%2C%20%E2%80%98kom%C3%BCnist%E2%80%99%2C%20%E2%80%98devrimci%E2%80%99%2C%20%E2%80%98ilerici%E2%80%99%20diye%20%20birtak%C4%B1m%20s%C4%B1fatlarla%20tan%C4%B1mlayanlar%C4%B1n%20bir%20kesimi%2C%20%C3%BClkede%20demokrasiyi%2C%20%20insan%20haklar%C4%B1n%C4%B1%2C%20%C3%B6zg%C3%BCrl%C3%BCkleri%20savunanlar%C4%B1%20kendilerince%20karalamak%20%20amac%C4%B1yla%20%E2%80%98liberaller%E2%80%99%20diye%20adland%C4%B1r%C4%B1yorlar.%20Memlekette%20onlara" rel="nofollow" class="external" title="Bunu e-postala:Yahoo! Mail">Bunu e-postala:Yahoo! Mail</a>
		</li>
</ul>
<div style="clear:both;"></div>
</div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?feed=rss2&amp;p=2776</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İçimizdeki çingene &#8211; Ayten Bayram</title>
		<link>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2772</link>
		<comments>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2772#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 11:07:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ayten Bayram]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2772</guid>
		<description><![CDATA[Doğunun sınırlarının tam nerede başladığının belirsizliği içinde ırkçılar ‘perker’ der doğudan gelen tüm yabancılara. Liberallerde etnik kökenli insanlardan söz ederken ‘onlar’ ve ‘biz’ diye başlar genellikle tartışmalarına. Bu ayrım, o kadar yakıcıdır ki bazen, göçmenler kendilerinin de ‘onlar’ın bir parçası olduğunu unutup, kendilerinden olanları, ‘onlar’ diye anlatır, perker diye söz eder danimarkalılara. Onlar’ınsa homojen olduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğunun sınırlarının tam nerede başladığının belirsizliği içinde ırkçılar ‘perker’ der doğudan gelen tüm yabancılara. Liberallerde etnik kökenli insanlardan söz ederken ‘onlar’ ve ‘biz’ diye başlar genellikle tartışmalarına. Bu ayrım, o kadar yakıcıdır ki bazen, göçmenler kendilerinin de ‘onlar’ın bir parçası olduğunu unutup, kendilerinden olanları, ‘onlar’ diye anlatır, perker diye söz eder danimarkalılara. Onlar’ınsa homojen olduğu asla söylenemez. Statülerine göre kendi aralarında alt sınıflara ayrılırlar. Komşuları İsveç – ki burada yaşayan İsveçlilerin % 83’ünün uyum nedeniyle psikolojik sorunları olduğu söylenmekte- ve Norveçliler ilk sırayı, Batı Avrupalılar ikinci, Yunanlılar üçüncü, Wietnamlılar dördüncü, İranlılar beşinci, Türkiyeliler altıncı, Pakistanlılar yedinci, sömürgeleri Grönland bile sekizinci sıraya düşerken Romanların (Çingenelerin) adına rastlamak mümkün değil! Ama, onlardan sözederken resmi ağızlar, aşağılanmasınlar diye ‘Roman Vatandaşlarımız’ demeye dikkat ederler.<span id="more-2772"></span><br />
Kian öğrencimiz. Kian, iki haftada bir yanıma gelir, sandviç almak için iki üç krona ihtiyacı olduğunu ve yarın mutlaka ödeyeceğini söyler. ‘Unutma, yarın parayı ödemelisin!’ diyerek pedagojik görevimi yapar, ‘e ne de olsa serde çingenelik var!’ diye düşünüp önyargının daniskalığını yapar, paranın da hiç ödenmeyeceğini bilirim. Kian; Kion, Mundeling, Dian ve Dion gibi tipik çingene adlarından biri. Kian, yetkili ağızların kendilerine verdiği ve aşağılamada kullandığı bu sözcüğü yadırgamadan ‘ben bir çingeneyim’ der gururla. Yıllardır, Barış ve Özgürlük şarkılarını inatla söyleyen, barışın ve özgürlüğün tehlikeye girdiği her durumda, her yerde korkusuzca tavır alan Savage Rose’un solisti Annisette’de çingenedir. Kian’in her paraya ihtiyacı olduğunda gelip beni bulması gibi, her nedense Annisette’nin de çingene olduğunu sadece yabancılar bilir. Danimarkalılara onun çingene olduğunu söylediğinizde, ‘aaa onun danimarkalı olmayacağını hiç düşünmedik, hayır olamaz! Esmer bir kadın ama ya Grönlandlı yada başka bir yerden olmalı’ derler. Çingeneler; falcılıkları, hırsızlıkları, müzikleri, danseden kadınları, ayı oynatıcıları ve hep gezgin oluşlarıyla siyah bir magi olarak beyinlerde yer alıyor. Hiç kimsenin bir çingeneyi yakından tanıdığına ve dostluk yaptığına tanık olmadım ama bu tanımlamalarla, çingenelerin gerçekliği, onlarla ilgili söylencelerle karıştırılmış gibi. Çocuk kitapları, onları ya romantik bir dille ya da korku dolu hikayelerle anıyor. Danimarkalılar için çingeneler onlar gibi olmayan insanlar. Gerçekte, bizim gibi olan bu insanların, kendi ihtiyaçlarımız doğrultusunda, içimizde taşıdığımız çingene resimlerine göre yaratıldığı kesin. Bilinmezlik dışımızda değil, içimizde. İçimizdeki çingene hayata meydan okuyor, savaşıyor. Yoksa, onlar; Agatha Christie’nin Çingenesinde, Prosper Méromée’nin Carmen’inde, Notre Dam’ın Kamburu’ndaki Esmeralda gibi yaratılmış modeller değil, bizler gibi gerçek insanlar. Belki yoksul oldukları için, belki başka nedenlerden dolayı, belki sürekli kovuldukları horlandıkları için, belki nazi döneminde ölüme terkedildikleri için; bazıları sürekli gezgin, bazıları dilencilik yapıp çalıyor. Ama, kafalarda çizilen resme uygun olmaları isteniyor. Danimarka, çingenelerle ilk kez 1500 lü yıllarda tanışmış. Kendilerine şüpheyle bakıldığı için zamanın kralı üç ay içinde ülkeyi terketmelerini emretmiş. Bu fayda etmeyince 1554 yılında, mallarının ellerinden alınıp öldürülmeleri buyrulmuş tüm Avrupa’da olduğu gibi. Çocukları ellerinden alınıp hırıstiyan ailelere verilmiş. İsveç’te de aşağılık yaratık olarak görülen sayısı bilinmeyen çingene kadınlar 1935- 1976 yılları arasında sistemli sterilize edilmiş. Nazi döneminde tüm Avrupa’da 500 bin çingenenin öldürüldüğü, yüzlerce kadının sterilize edildiği, Danimarka çingenelerinin de bundan nasiplerini aldığı bilinmekte, fakat yahudi kıyımı kadar yüksek sesle söylemeye pek cesaret edilmemekte. Çünkü o dönemde kimse çingeneler için kilini kıpırdatmamış!Her yerde olduğu gibi Danimarka’da da ne kadar çingene yaşadığı bilinmiyor. Sayılarının 1500 kadar olduğu sanılıyor. Çoğunluğu ya Romanya’dan ya da Yugoslavya’dan gelmiş. Çok azı Danimarka vatandaşı. En fazla Helsingör Belediyesinde yaşayan çingeneler bölgenin en büyük sorunu. Çoğunluğu danca bilmiyor, bu yüzden iş bulabilmeleri de zor. Eğitim alanları da danimarkalı olmak niyetinde değil, sistemin olanaklarından yararlanıp bir yerlere gelebilmek ama hep çingene olarak yaşamak. En fazla yunancadan etkilenmiş, yazılı olmayıp, kuşaktan kuşağa sözlü aktarılan romani veya geldikleri ülkenin dilini konuşuyorlar. Günümüz çingeneleri artık ateşin etrafında flamingo dansı yapıp çadırlarında kalmıyor. Lüks arabaları, modern daireleri ve parabol antenleriyle kendi dünyalarında yaşıyorlar, fakat özgürlük ve gezgincilik hala damarlarında yaşıyor. Kalderari, lovari, curari, macvaja vb. klanları var ve hangi metropole giderse gitsinler birbirlerini bulabiliyorlar. Danimarka çingenelerinde aile ve ait oldukları klan onların halkı ve vatanı. Hemen hemen hiç kriminaliteye karışmadıkları biliniyor. Sorun olduğunda klan kendi içinde hallediyor ve orada neler olup bittiği tam bilinemiyor. Üç kuşak bir arada yaşıyor ve bir hiyerarşi içinde herkes yerini biliyor. Çocuklar zamanlarının çoğunu aileleriyle birlikte geçiriyor. Çocukların belli bir yatış saati yok, ne zaman uykuları gelirse o zaman yatıyorlar. Çok küçük çocuklar bile eğlencelere götürülüyor. Danimarka çingeneleri, bilindiğinin aksine dini inançlara sahip. Çoğunluğu geldikleri ülkelerin dininden dolayı müslüman, fakat müslümanlığı ortodoks biçimiyle yaşamıyorlar. Kendilerine göre yorumlayıp domuz eti bile yiyorlar. Kuzey Hindistan’dan göçüp buralara ulaşmış çingenelerin özgün müziklerinin ne olduğunu da bilmek çok zor. Göç yollarında fars, türk, yunan ve makedonya müzikleriyle tanıştıkları için belli bir tarzdan sözetmek zor. Nota da kullanmadıkları için şarkıları ve melodileri hep değişebiliyor. Sistemin çingenelerle ilgili en büyük sorunu çocuklarını okula yollamamaları. Ünlü danimarkalı çingene falcı Miranda, hem falcı hem de çingene olarak renkli yaşamını tv programında anlatırken, öğrencilik yıllarında üç ayda 44 değişik okula gittiğini söylüyor. Çocukların haftada iki kez okulda görünmeleri olağan bir şey. Bunca çabaya rağmen kendi yaşam tarzlarından taviz vermiyor, çocuklarını istedikleri gibi yetiştiriyor, gelenek ve göreneklerini koruyorlar. Eğlence yaptıklarında ne kadar misafirin geleceği bilinmiyor. En az 400 kişilik eğlenceler yapıyorlar, bir arada olmak ve eğlenmek zamanlarının çoğunu aldığı için çocuklarını ‘okula yollamayı’ unutuyorlar. Belediye, çocukların okula gidebilmesi için evlerine taksi yolladığı halde, olumsuz sonuç aldıkları için savaştan vazgeçmiş. Aileleri gibi okuma-yazma bilmeyen bir kuşak yetişiyor da, bunu belediye sorun yapıyor kendine!</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand">
<ul class="socials">
		<li class="shr-comfeed">
			<a href="http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2772&amp;feed=comments-rss2" rel="nofollow" class="external" title="Bu makale için yorumlara üye ol.">Bu makale için yorumlara üye ol.</a>
		</li>
		<li class="shr-blogger">
			<a href="http://www.blogger.com/blog_this.pyra?t&amp;u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2772&amp;n=%C4%B0%C3%A7imizdeki+%C3%A7ingene+-+Ayten+Bayram&amp;pli=1" rel="nofollow" class="external" title="Bunu blogla:Blogger">Bunu blogla:Blogger</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.facebook.com/share.php?v=4&amp;src=bm&amp;u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2772&amp;t=%C4%B0%C3%A7imizdeki+%C3%A7ingene+-+Ayten+Bayram" rel="nofollow" class="external" title="Bunu paylaş:Facebook">Bunu paylaş:Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebuzz">
			<a href="http://www.google.com/buzz/post?url=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2772&amp;imageurl=" rel="nofollow" class="external" title="Google Buzz'da paylaş:">Google Buzz'da paylaş:</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebookmarks">
			<a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2772&amp;title=%C4%B0%C3%A7imizdeki+%C3%A7ingene+-+Ayten+Bayram" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Google Bookmarks">Bunu ekle:Google Bookmarks</a>
		</li>
		<li class="shr-hotmail">
			<a href="http://mail.live.com/?rru=compose?subject=%C4%B0%C3%A7imizdeki+%C3%A7ingene+-+Ayten+Bayram&amp;body=Link: http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2772 (shareaholic aracılığıyla)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A Do%C4%9Funun%20s%C4%B1n%C4%B1rlar%C4%B1n%C4%B1n%20tam%20nerede%20ba%C5%9Flad%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20belirsizli%C4%9Fi%20i%C3%A7inde%20%C4%B1rk%C3%A7%C4%B1lar%20%E2%80%98perker%E2%80%99%20der%20do%C4%9Fudan%20gelen%20t%C3%BCm%20yabanc%C4%B1lara.%20Liberallerde%20etnik%20k%C3%B6kenli%20insanlardan%20s%C3%B6z%20ederken%20%E2%80%98onlar%E2%80%99%20ve%20%E2%80%98biz%E2%80%99%20diye%20ba%C5%9Flar%20genellikle%20tart%C4%B1%C5%9Fmalar%C4%B1na.%20Bu%20ayr%C4%B1m%2C%20o%20kadar%20yak%C4%B1c%C4%B1d%C4%B1r%20ki%20baze" rel="nofollow" class="external" title="Bunu e-postala:Hotmail">Bunu e-postala:Hotmail</a>
		</li>
		<li class="shr-myspace">
			<a href="http://www.myspace.com/Modules/PostTo/Pages/?u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2772&amp;t=%C4%B0%C3%A7imizdeki+%C3%A7ingene+-+Ayten+Bayram" rel="nofollow" class="external" title="Bunu postala:MySpace">Bunu postala:MySpace</a>
		</li>
		<li class="shr-ning">
			<a href="http://bookmarks.ning.com/addItem.php?url=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2772&amp;T=%C4%B0%C3%A7imizdeki+%C3%A7ingene+-+Ayten+Bayram" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Ning">Bunu ekle:Ning</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://twitter.com/home?status=%C4%B0%C3%A7imizdeki+%C3%A7ingene+-+Ayten+Bayram+-+http://b2l.me/akwmrz&amp;source=shareaholic" rel="nofollow" class="external" title="Bunu Tweet'le!">Bunu Tweet'le!</a>
		</li>
		<li class="shr-yahoomail">
			<a href="http://compose.mail.yahoo.com/?Subject=%C4%B0%C3%A7imizdeki+%C3%A7ingene+-+Ayten+Bayram&amp;body=Link: http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2772 (shareaholic aracılığıyla)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A Do%C4%9Funun%20s%C4%B1n%C4%B1rlar%C4%B1n%C4%B1n%20tam%20nerede%20ba%C5%9Flad%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20belirsizli%C4%9Fi%20i%C3%A7inde%20%C4%B1rk%C3%A7%C4%B1lar%20%E2%80%98perker%E2%80%99%20der%20do%C4%9Fudan%20gelen%20t%C3%BCm%20yabanc%C4%B1lara.%20Liberallerde%20etnik%20k%C3%B6kenli%20insanlardan%20s%C3%B6z%20ederken%20%E2%80%98onlar%E2%80%99%20ve%20%E2%80%98biz%E2%80%99%20diye%20ba%C5%9Flar%20genellikle%20tart%C4%B1%C5%9Fmalar%C4%B1na.%20Bu%20ayr%C4%B1m%2C%20o%20kadar%20yak%C4%B1c%C4%B1d%C4%B1r%20ki%20baze" rel="nofollow" class="external" title="Bunu e-postala:Yahoo! Mail">Bunu e-postala:Yahoo! Mail</a>
		</li>
</ul>
<div style="clear:both;"></div>
</div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?feed=rss2&amp;p=2772</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kendliğinden &#8211; Oya Aktaş</title>
		<link>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2769</link>
		<comments>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2769#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Aug 2010 14:22:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oya Aktaş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2769</guid>
		<description><![CDATA[Son yerel seçimlerde kaleme aldığım bu yazıyı, hani bir seçim(referandum) zamanı daha geliyor ya&#8230; Ya evet diyeceğiz ya da hayır.. Yerel seçim zamanı hal böyleydi&#8230; Hatırlayalım ve bir kez daha düşünelim&#8230; Siyasetin en uzağında ki bilinçlerde dahi iki uç olgu her zaman ilk akla gelendir. Yani siyasetin sağ ve sol kanatları. Oysa şimdi tam da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son yerel seçimlerde kaleme aldığım bu yazıyı, hani bir seçim(referandum) zamanı daha geliyor ya&#8230; Ya evet diyeceğiz ya da hayır.. Yerel seçim zamanı hal böyleydi&#8230; Hatırlayalım ve bir kez daha düşünelim&#8230;<span id="more-2769"></span></p>
<p>Siyasetin en uzağında ki bilinçlerde dahi iki uç olgu her zaman ilk akla gelendir. Yani siyasetin sağ ve sol kanatları. Oysa şimdi tam da seçim arifesinde hem sağ partiler hem de sol partiler için herkes bir karmaşa yaşamakta. Ne sağ partilerin söylemleri bilinen sağ parti söylemlerine ne de sol parti söylemleri bilinen sol parti söylemlerine benzerdir. Seçmen şaşkın. Seçmenin aklı karışık.</p>
<p>Bu hal için ilk akla gelen her şeyin oy alma kaygısı ile yapıldığı yönünde, yani her şey seçim kazanma kaygısı sebebiyle olmakta gibi. Oy gelsin de nereden gelirse gelsin ya da seçimi kazanmak adına her şey mubahtır yaklaşımı. Bu durumu dejenerasyon diye değerlendirir her siyasi partiyi ve her siyasetçiyi çıkarcılık ve hesapçılık ile suçlar kurtulurduk. Oysa bu hal o kadar yaygın bir durum ki, nerede ise tüm toplumu yani hepimizi bu dejenerasyona dahil etmemiz gerekir. Siz hala aynı partiye oy veriyorsanız bile o parti sizin oy verdiğiniz partiye hala benziyor mu diye sorguluyor bile olabilirsiniz.</p>
<p>Hal böyle iken, yani demem şu ki bu seçim arifesinde, hele yerel seçimlerde, belediyecilikte hizmetin ön planda olduğunu düşünürsek sanırım oyların partiye değil de kişilere verilmesi daha gerçekçi olacaktır. En azından yerel bazda sonuç almak adına. Radikal sol söylemleri ile AKP, muhafazakar açılımları ile CHP!!! Bu arada garip bir Osmanlı ruhu da sarmış durumda ülkeyi. Bir yanda halifelik söylemleri dedikodu babında, bir yanda şeriat öcüsü. İranlı kadınların haklarına sahip çıkamayıp, kara çarşaflara bürünüşünün ardından, şimdi de yeşil çarşaflara bürünerek kaydettikleri aşama da bir başka gariplik. Allah şaşkın kuluna önce kaybettirir sonra buldurur halimi ne? İlahi komedya!!!</p>
<p>Tüm bu haller mevcut siyasi sistemlerin, ideolojilerin tıkanmışlığı ve çürümüşlüğü olabilir mi ki? Yani ne sol ideolojiler ne de sağ ideolojiler kendi başlarına işlevsel değiller midir ki her iki ideolojinin siyasi örgütleri birbirlerinden alıntı yapmak zorunda kalmışlardır. Bu alıntılar için birbirlerinden telif ücreti istemiyorlar, çünkü bu karşılıklı bir uyum içerisinde KENDİLİĞİNDEN oluşmuş doğal bir haldir. Kutuplaşma doğada yer bulsa da, insan yaşamını düzenleyen sistemlerde belki de bu kadar işe yarar değildir. Aşırı kutuplaşmış siyasi rejimlerin pratikte uygulanabilirliği olmadığı anlamına gelen bu hal, yaşama reel bakışları ve Radikal Değişimleri de beraberinde getirmiştir.</p>
<p>Temelinde İnsan Hakları olan ve ayrımcılığın hiçbir türlüsüne yer vermeyen, Yurtta ve Evrende Barış temeline oturmuş, İnsan olmanın Evrensel bilinci ile üretilmiş, özgür iradeye ve özgürlüklere müdahale edilmeyen, Yaşama hakkına saygı ile yoğrulmuş, yeni dünya bilincine Merhaba&#8230;</p>
<p>Bakalım Her Şer de Hayır varmıymış&#8230;</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand">
<ul class="socials">
		<li class="shr-comfeed">
			<a href="http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2769&amp;feed=comments-rss2" rel="nofollow" class="external" title="Bu makale için yorumlara üye ol.">Bu makale için yorumlara üye ol.</a>
		</li>
		<li class="shr-blogger">
			<a href="http://www.blogger.com/blog_this.pyra?t&amp;u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2769&amp;n=Kendli%C4%9Finden+-+Oya+Akta%C5%9F&amp;pli=1" rel="nofollow" class="external" title="Bunu blogla:Blogger">Bunu blogla:Blogger</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.facebook.com/share.php?v=4&amp;src=bm&amp;u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2769&amp;t=Kendli%C4%9Finden+-+Oya+Akta%C5%9F" rel="nofollow" class="external" title="Bunu paylaş:Facebook">Bunu paylaş:Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebuzz">
			<a href="http://www.google.com/buzz/post?url=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2769&amp;imageurl=" rel="nofollow" class="external" title="Google Buzz'da paylaş:">Google Buzz'da paylaş:</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebookmarks">
			<a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2769&amp;title=Kendli%C4%9Finden+-+Oya+Akta%C5%9F" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Google Bookmarks">Bunu ekle:Google Bookmarks</a>
		</li>
		<li class="shr-hotmail">
			<a href="http://mail.live.com/?rru=compose?subject=Kendli%C4%9Finden+-+Oya+Akta%C5%9F&amp;body=Link: http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2769 (shareaholic aracılığıyla)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A Son%20yerel%20se%C3%A7imlerde%20kaleme%20ald%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%20bu%20yaz%C4%B1y%C4%B1%2C%20hani%20bir%20se%C3%A7im%28referandum%29%20zaman%C4%B1%20daha%20geliyor%20ya...%20Ya%20evet%20diyece%C4%9Fiz%20ya%20da%20hay%C4%B1r..%20Yerel%20se%C3%A7im%20zaman%C4%B1%20hal%20b%C3%B6yleydi...%20Hat%C4%B1rlayal%C4%B1m%20ve%20bir%20kez%20daha%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnelim...%0D%0A%0D%0ASiyasetin%20en%20uza%C4%9F%C4%B1nda%20ki%20bilin%C3%A7lerde%20dahi%20iki%20u%C3%A7%20olgu%20her%20zaman%20il" rel="nofollow" class="external" title="Bunu e-postala:Hotmail">Bunu e-postala:Hotmail</a>
		</li>
		<li class="shr-myspace">
			<a href="http://www.myspace.com/Modules/PostTo/Pages/?u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2769&amp;t=Kendli%C4%9Finden+-+Oya+Akta%C5%9F" rel="nofollow" class="external" title="Bunu postala:MySpace">Bunu postala:MySpace</a>
		</li>
		<li class="shr-ning">
			<a href="http://bookmarks.ning.com/addItem.php?url=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2769&amp;T=Kendli%C4%9Finden+-+Oya+Akta%C5%9F" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Ning">Bunu ekle:Ning</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://twitter.com/home?status=Kendli%C4%9Finden+-+Oya+Akta%C5%9F+-+http://b2l.me/ahrm38&amp;source=shareaholic" rel="nofollow" class="external" title="Bunu Tweet'le!">Bunu Tweet'le!</a>
		</li>
		<li class="shr-yahoomail">
			<a href="http://compose.mail.yahoo.com/?Subject=Kendli%C4%9Finden+-+Oya+Akta%C5%9F&amp;body=Link: http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2769 (shareaholic aracılığıyla)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A Son%20yerel%20se%C3%A7imlerde%20kaleme%20ald%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%20bu%20yaz%C4%B1y%C4%B1%2C%20hani%20bir%20se%C3%A7im%28referandum%29%20zaman%C4%B1%20daha%20geliyor%20ya...%20Ya%20evet%20diyece%C4%9Fiz%20ya%20da%20hay%C4%B1r..%20Yerel%20se%C3%A7im%20zaman%C4%B1%20hal%20b%C3%B6yleydi...%20Hat%C4%B1rlayal%C4%B1m%20ve%20bir%20kez%20daha%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnelim...%0D%0A%0D%0ASiyasetin%20en%20uza%C4%9F%C4%B1nda%20ki%20bilin%C3%A7lerde%20dahi%20iki%20u%C3%A7%20olgu%20her%20zaman%20il" rel="nofollow" class="external" title="Bunu e-postala:Yahoo! Mail">Bunu e-postala:Yahoo! Mail</a>
		</li>
</ul>
<div style="clear:both;"></div>
</div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?feed=rss2&amp;p=2769</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zapatistalar nasıl başardı? &#8211; Ahmet Erdal Aksungur</title>
		<link>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2766</link>
		<comments>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2766#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Aug 2010 22:38:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erdal Aksungur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2766</guid>
		<description><![CDATA[DEVRİMCİ BAŞARILARIN TEMELİ MAYA HALKI, ilk günden beri Zapatist Devrimcilerin yüreklerine yazıp, kulaklarına küpe edecekleri şeyi, yani DEVRİMCİ BAŞARILARIN TEMELİNDE yatan o “müthiş” olduğu kadar da “basit” olan “SIRRI” iki satırla şöyle özetliyor: “-SUSUN, KULAK VERİN VE ÖĞRENİN. VE BUNDAN SONRAKİ AYAKLANMA İÇİN YİNE HEP BİRLİKTE ÖRGÜTLENELİM.” (Gazeteci G.M. Ramirez ile Birgün söyleşisi, 19 Kasım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=30906393&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=135929899781807&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=135929899781807&amp;id=1251567891"><img class="alignright" src="http://photos-g.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs112.snc4/35947_1401284792761_1251567891_30906393_2791256_a.jpg" alt="" /></a><strong>DEVRİMCİ BAŞARILARIN TEMELİ</strong></p>
<p><strong>MAYA HALKI, </strong>ilk günden beri<strong> Zapatist Devrimcilerin yüreklerine yazıp, kulaklarına küpe edecekleri şeyi, </strong>yani<strong> DEVRİMCİ BAŞARILARIN TEMELİNDE </strong>yatan o<strong> “müthiş” </strong>olduğu kadar da<strong> “basit” </strong>olan<strong> “SIRRI” </strong>iki satırla şöyle özetliyor:</p>
<p><strong>“-SUSUN, KULAK VERİN VE ÖĞRENİN. VE BUNDAN SONRAKİ AYAKLANMA İÇİN YİNE HEP BİRLİKTE ÖRGÜTLENELİM.” </strong> (<strong>Gazeteci</strong> <strong>G.M. Ramirez ile Birgün söyleşisi, 19 Kasım 2006.<span id="more-2766"></span></strong></p>
<p><strong>1-BAŞLANGIÇTA ZAPATİSTALAR ÖRGÜTÜ</strong></p>
<p>İlk Zapatistaların sayısı, başlangıçta iki elin parmak sayısını bile bulmuyor. <strong>İçlerinde biri kadın</strong> olan <strong>üç</strong> <strong>yerli </strong>ve<strong> üçü de melez</strong> altı kişilik bir gerilla grubu, 1980’lerde Yerli Maya halkının en geri ve kötü şartlar altında yaşadığı Chiapas bölgesindeki <strong>Lacandon Ormanları</strong>&#8216;na yerleşip halk arasında örgütlenmeye başlıyorlar.</p>
<p>Bu bir avuç gerilla, ilk iş olarak, 17 Kasım 1983 günü, <strong>&#8221;Artık yeter!&#8221; (“Ya basta!”)</strong> sloganıyla <strong>Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu</strong> (EZLN) adında bir örgüt kuruyor.</p>
<p>Bugün hareketin<strong> “Yardımcı komutanı” </strong>ve<strong> sözcüsü olarak </strong>bilinen<strong> Marcos, “bu küçük gerilla grubuna 9 ay sonra katılıyor”.</strong> Onun için bazı kaynaklar, EZLN örgütünün kuruluş tarihini, <strong>“17 Temmuz 1984”</strong> olarak gösterir.</p>
<p>Gene bazı kaynaklara göre bu ilk grup, daha önce 1970’lerde, kendisini <strong>Mao çizgisinde</strong> gören <strong>Ulusal Kurtuluş Cephesi </strong>(<strong>FLN</strong>-Front  for National Liberation) adında bir örgüte bağlıydılar. 1970’li  yılların sonlarına doğru bu örgütün dağılması üzerine, yeni bir örgüt  kurmak için 1980 başlarında 10 kişi olarak Chiapas eyaletine geliyorlar.  Bu kaynaklardan biri (<strong>Eser Çengel-SBF &#8211; Uluslararası İlişkiler</strong>): <strong>“Che  Guevera tarzı bir devrimci örgüt kurma amacında olan bu gerillalar  yerli dilini bilmediklerinden bölgeye yabancılaştılar ve sonrasında  dağıldılar”  diyor.</strong></p>
<p>Anlaşılan “<strong>yerli köylülere öncülük etmek üzere Chiapas dağlık bölgesine</strong>” gelen <strong>“BİR GRUP KENTLİ DEVRİMCİ”</strong> arasından bazıları, milyonlarca yoksul köylünün yaşadığı Chiapas’ın dağ  ve orman köylerinin ağır şartlarına dayanamayıp geriye dönüyorlar;  bazıları da her şeye rağmen yollarına devam ediyorlar. İşte bunlardan  orada kalıp mücadele etmeye karar veren 6 kişilik bir grup, 17 Kasım  1983’de EZLN adındaki örgütün kuruluşunu gerçekleştiriyor.</p>
<p><strong>2-BAŞARILARIN TEMELİ: </strong></p>
<p><strong>HALKTAN ALINAN GÜÇ</strong></p>
<p>Hareketin ilk çekirdeği böyle doğuyor.<strong> Fakat burada esas önemli olan şudur:</strong> 6 kişilik küçük bir grup tarafından <strong>kurulan bu örgüt</strong>, herşeyden önce <strong>halkın büyük desteğiyle,</strong> çok kısa zamanda<strong> bölgede etkin bir rol oynamaya</strong> başlıyor. Ve Zapatistalar 10 yıl sonra, yalnız Meksika’da değil, hatta  yalnız Amerika kıtasında da değil, tüm dünyada yankılar uyandıracak <strong>YERLİ MAYA HALKINA</strong> özgü bir <strong>“AYAKLANMA”</strong> gerçekleştirecek <strong>GÜCE</strong> ulaşıyorlar.</p>
<p>Demek ki, <strong>Zapatist</strong> Hareketin 10 yıl gibi kısa bir süre içinde <strong>“Ayaklanabilecek”</strong> kertede <strong>BÜYÜK BİR GÜCE</strong> erişmeleri <strong>Zapatistaların ilk büyük başarısı</strong>dır.  Eğer böyle büyük bir güce erişemeselerdi, bugün Meksika’da var olan  yüzlerce başka örgüt gibi Zapatistaların adını da, sanını da duyan  olmazdı. Oysa 1983’de işe başlayan bu Yeni-Zapatist savaşçılardan daha  eski olan, daha eski mücadele geleneğini temsil ettiğini ileri süren  hareketlerin adı sanı duyulmazken, Zapatistalar, <strong>“kılıçları hakkına”</strong> tarihteki yerlerini alıyorlar.</p>
<p>10 yıl gibi kısa bir süre içinde, herşeyden önce gerekli olan gerçek <strong>“Devrimci örgütlenmeyi”</strong> başarıyorlar ve sürdürdükleri <strong>“Devrimci mücadeleyi”,</strong> sosyal gelişmeler bakımından <strong>objektif</strong> olarak olgunlaşan ilk <strong>“momentte”</strong> büyük bir <strong>“Ayaklanmaya”</strong> dönüştürebiliyorlar.</p>
<p>Ortadaki <strong>Tarihî Gerçeklik</strong> budur. Şu halde, nasıl oldu da 1983’de sadece 6 kişiyle kurulan bir örgüt, 10 yıl sonra bir <strong>“Ayaklanma”</strong> başaracak <strong>GÜCE</strong> erişmiştir? İşte, burada Zapatistaları <strong>anlamak</strong> isteyenler için olduğu kadar, bizim gibi <strong>ders almak</strong> isteyenler için de, herşeyden önce önemli olan ve yanıtlanması gereken ilk soru budur.</p>
<p><strong>3-ZAPATİSTALARIN GÜÇ KAYNAĞI</strong></p>
<p>Evet, nasıl oldu da 1983’de 6 kişiyle kurulan bir örgüt, 10 yıl gibi kısa bir sürede bir <strong>ayaklanma</strong> <strong>başaracak</strong> kadar sağlam ve büyük bir <strong>GÜCE</strong> erişiyor? Bu sorunun en açık ve doğru yanıtını bize veren kişi, 2006 yılının Kasım ayında Türkiye’ye gelen ve 1993’den beri <strong>Zapatistalar</strong> ile birlikte yaşamış <strong>Gloria Muñoz Ramirez</strong> adında Meksikalı bir gazetecidir.</p>
<p>Aslında bu Devrimci başarıların ardında, öyle <strong>Küçükburjuva mistisizmini</strong> (yahut <strong>“gizemciliğini”</strong>) okşayacak <strong>“Mucize”</strong> kabilinden bir <strong>“Sır”,</strong> bir <strong>“Sihir”</strong> veya bir <strong>“Keramet”</strong> yok. Yine de, <strong>“Gizemli şeylere”</strong> bayılan, herşeyde <strong>“Mucize”</strong> arayan Küçükburjuvaları memnun etmek için, illa <strong>“var”</strong> diyeceksek, bu <strong>“Mucize”</strong> de, <strong>“Sır”</strong> da, <strong>“Sihir”</strong> de, <strong>“Keramet”</strong> de <strong>MAYA HALKINDAN</strong> geliyor.</p>
<p>Bu gerçekliği daha iyi kavramak için, <strong>Zapatista</strong> <strong>hareketinin</strong> ne olduğunu, ilk defa nereden ve nasıl çıktığını kısaca anlatan; Cumhuriyet gazetesinin yaptığı 2006 tarihli söyleşide, <strong>“13 yıldır Zapatistalar ile yaşayan Meksikalı kadın gazeteci yazar Gloria Muñoz Ramirez”</strong> şeklinde tanıtılan kişiden dinlemek gerekiyor.</p>
<p>Ramirez, <strong>Zapatist Hareketi</strong> tanımlarken şöyle diyor:</p>
<p><strong>“Chiapas adlı bir bölgede, belli bir pratik zeminde doğup, o doğrultuda gelişerek SINIRLARI AŞAN bir hareketten söz ediyoruz.” </strong>(<strong><em>Birgün’deki söyleşi, G.M.R</em></strong>).</p>
<p>Demek ki, Zapatist Hareket objektif olarak <strong>“belli bir PRATİK ZEMİNDE doğup”</strong>, daha sonra da <strong>“doğduğu”</strong> o <strong>“Pratik Zeminden”</strong> kaynaklanan bir <strong>“doğrultuda gelişerek SINIRLARI AŞAN”</strong> güce ve olgunluğa erişiyor.</p>
<p>Öyleyse, <strong>Zapatistaları</strong>, kendi yörüngesine sokarak kendi <strong>“doğrultusunda”</strong> her türlü <strong>“sınırları aşacak”</strong> kertede geliştirip güçlendiren ve esas daha önce onu <strong>“ana”</strong> olarak <strong>“doğuran”</strong> bu <strong>“PRATİK ZEMİN”</strong> nedir? Değerli kadın gazeteci yazar bunu da, tercümede yer yer görülen  takıntı ve ekşiliğe rağmen, oldukça kolay anlaşılır hatta güzel ve tatlı  bir üslupla bize <strong>Birgün</strong> gazetesindeki <strong>“söyleşi”</strong>de anlatıyor.</p>
<p><strong>4-İLK ZAPATİST ÇEKİRDEĞİN MEZİYETLERİ</strong></p>
<p>Bütün dünya gibi bizim de 1 Ocak 1994 Ayaklanmasıyla koca bir <strong>“Halk Kurtuluş Ordusu”</strong> olarak adını duyduğumuz <strong>“Zapatistalar”,</strong> 1983’de yola çıkarken, hepsi ancak bir elin parmağı kadar erkek ve bir de kadın olmak üzere; üçü <strong>Yerli</strong>, Üçü de <strong>Melez halktan</strong> olan toplam 6 kişidir. İşte <strong>Zapatistaların</strong> ilk çekirdeği, başlangıçta sayıları iki elin parmağını bile bulmayan bu  bir avuç adamdır. Gerisini gazeteci yazardan dinleyelim.</p>
<p><strong>G.M.R: </strong></p>
<p><strong>“Başlangıcında, 1970&#8242;lerin, tipik, silahlı Güney Amerika &#8216;GERİLLA&#8217; modelinden çıkan bir hareket..” </strong></p>
<p><strong> </strong><strong>“Çok küçük, altı kişilik bir grup bu..” </strong></p>
<p><strong>“Meksika&#8217;nın Chiapas bölgesine geliyorlar; son derece marjinal (</strong>maddi ve manevi kültür ve karakteriyle kendine özgü; tecrit edilmiş, uçta, sıra dışı<strong>) konumda yaşayan HALKLARLA karşılaşıyorlar. Ve şunu düşünüyorlar: </strong></p>
<p><strong>‘DEVRİMİ GERÇEKLEŞTİREBİLMEK İÇİN ÇOK İDEAL BİR ORTAMDA BULUNUYORUZ’. </strong></p>
<p><strong>Ama gördükleri şu oluyor: </strong></p>
<p><strong>Karşılarında  buldukları yüzbinlerce yerliden oluşan halk, KENDİ MÜCADELE TARİHLERİNİ  beraberlerinde taşıyagelmişler. KENDİ MÜCADELE KÜLTÜRLERİNE sahip bir  halk bu…”</strong> (<strong>G.M.R: Birgün söyleşisi, 19 Kasım 2006</strong>.)</p>
<p>Yani <strong>“yüce ideal”</strong> olarak benimsedikleri <strong>“Devrimi gerçekleştirmek”</strong> amacıyla Meksika’nın muhteşem kentlerinden çıkıp, Chiapas’a gelen <strong>ilk Zapatist grup</strong>, daha ilk adımda kendilerinin henüz derinden kavramadığı, yüzyıllardan beri orada yaşayan <strong>Maya halkının</strong> kendilerine özgü Tarihcil, Toplumcul ve Kültürel <strong>gerçeklikleriyle</strong> karşılaşıyorlar. Bu yüzden, önce azçok bir şaşkınlık içine düşüyorlar.  Fakat çok geçmeden, uğradıkları bu şaşkınlığı üzerlerinden atıp <strong>Maya halkının gerçekliklerini</strong> öğrenmeye girişiyorlar.</p>
<p>Bereket ki bu <strong>ilk küçük Zapatist grup</strong>, sömürü ve baskı düzeninden <strong>“kurtarmak”</strong> için içine geldikleri <strong>HALKIN</strong> kendine özgü <strong>gerçeklikleri olduğunu</strong> görecek kadar <strong>“ayık”</strong> ve karşılaştıkları kimi güçlükler yüzünden çıktıkları yoldan caymayacak kertede <strong>“Devrime inançları”</strong> gerçekten sağlam olan savaşçılarmış. Bir de genellikle kendisini <strong>“Komünistin Allahı”</strong> yahut <strong>“biricik Devrim Komutanı”</strong> olarak gören; fakat <strong>HALK İÇİNDE</strong> olduğu kadar, her türlü düşünce ve davranış alanında da <strong>bağnaz, softa, yobaz, sekter </strong>ve<strong> </strong>hareketin<strong> “anasını belleyecek” </strong>kadar<strong> tutarsız, megaloman, “liderlik” sevdalısı ve dar kafalı </strong>olan<strong> </strong>şu bizim <strong>“Yarı Tanrı”</strong> pozundaki <strong>“eşsiz örneksiz”</strong> ve <strong>“Keskin Devrim Kahramanları”</strong> gibi olsalardı ne olacaktı? Düşünebiliyor musunuz?.. Eğer öyle olsaydı,  ne yazık ki, ister istemez orada da herşey, olsa olsa bizdeki gibi  olacaktı. Onun için bu ilk Zapatistaların bu kadar <strong>“ayık kafalı”, </strong>bu kadar<strong> “temiz yürekli”, </strong>bu kadar<strong> </strong>sağlam ve saf<strong> “ideal adamı”</strong> olmalarını ne kadar takdir etsek azdır.</p>
<p><strong>5-HALKTAN ALINAN İLK DERS</strong></p>
<p>Bu ilk <strong>Zapatista</strong> çekirdeğinin <strong>meziyetleri</strong> bu kadar da değil. Fakat bu <strong>ÖNCÜ ÇEKİRDEĞİN</strong>, bu meziyetleri olmasaydı, yalnız <strong>1994 Ayaklanması</strong> değil, onu gerçekleştiren bugünkü<strong> Zapatista Hareketinin </strong>de, öteki gruplar gibi bu <strong>ilk grubun </strong>da bugün esamileri bile okunmaz, adları bile anılmazdı.</p>
<p>Sayın gazeteci yazar <strong>Ramirez</strong>, burada daha ilginç gerçekleri peş peşe şöyle anlatıyor:</p>
<p><strong>“Oysa  bu ilk gelen grup, bir nevî PEYGAMBERVARİ MİSYONLA gelip, &#8216;BU HALKLARI  KURTARMAYA&#8217; kendilerini adayan, ellerinde çok açık bir MODEL bulunan bir  grup. Hangi adımları da atacakları, çok belli; bunun üzerine klasik  biçimde, halkı örgütlemeye girişiyorlar.”</strong> (<strong>G.M.R; </strong><strong>Birgün söyleşisi, 19 Kasım 2006.</strong>)</p>
<p>Tabii, bu ilk <strong>Zapatist devrimciler</strong> ortada görünen gerçekliği azçok <strong>“sezinleseler”</strong> de, henüz tam anlamıyla <strong>“bilince çıkarabilmiş”</strong> değiller. Yine de bu kadarcık <strong>“eksik”</strong> varsın onlarda da olsun: <strong>“o kadar kusur Kadı kızında da bulunur”</strong>. Hiç değilse onların her biri gerçekten sağlam ve saf<strong> “ideal adamı”. </strong>Onun için, kimi yanlışlara düşseler de,<strong> “misyon” </strong>bildikleri görevlerini içten ve tutarlı bir inançla gerçekleştirmeye çalışıyorlar.</p>
<p>O güne dek, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra, tıpkı bizde de hâlâ görüldüğü gibi, <strong>“gelenek”</strong> olmuş, daha doğrusu <strong>“model-şablon”</strong> sayılan şekilde: hazır kitaplardan çıkarılan kimi <strong>“İdeolojik reçetelere”</strong> göre işe koyuluyorlar. İlk iş olarak, Chiapas dağlarında ve ormanlarında buldukları her <strong>köylüye,</strong> şu veya bu kitaptan ezberledikleri kimi <strong>“teorik formülleri”,</strong> yüksek <strong>“Strateji”</strong> planlarını, <strong>“Taktik”</strong> mücadele biçim ve aşamalarını bıkıp usanmadan anlatıyorlar.</p>
<p>Burada hemen sabırsızlıkla, <strong>“Bundan daha güzel, hatta daha mükemmel devrimcilik mi olur?”</strong> demeden önce, dişimizi biraz sıkıp Meksikalı gazeteci yazarın anlattıklarına sonuna kadar <strong>“kulak verelim”</strong>. Çünkü <strong>Zapatistaların</strong> <strong>meziyetleri</strong> bu kadarla da kalmıyor. Zapatistalar kitaplardan öğrendikleri gibi, <strong>“klâsik gerilla metotları”</strong> ile canla başla Chiapas Eyaletindeki halkları örgütlemeye girişiyorlar.</p>
<p>Bunun üzerine, <strong>örgütlemeye çalıştıkları halk</strong> da onlara bir şeyler söyleyecek elbette. Acaba Chiapas halkı onlara  neler söylüyor? Ve Zapatistaların halka karşı tutumu ne oluyor?  Meselenin can alıcı yanı burada yatıyor.</p>
<p>Biz bu soruların yanıtını  da, yine aynı kaynakta buluyoruz. 1993’den beri Zapatistalarla birlikte  13 yıl yaşayan Meksikalı gazeteci yazar, “<strong>YERLİ HALKLARIN”</strong> onlara neler söylediğini 2006’da yapılan söyleşide şöyle anlatıyor:</p>
<p><strong>“-Bizlere  nasıl mücadele edip örgütleneceğimizi öğretemezsiniz, çünkü biz zaten,  500 yıldır bunun için çalışıyoruz. Aynı zamanda, konuştuğunuz Marksizm  gibi kavramlar bize çok yabancı… Ha, ama bize çok fayda getirebilecek  bir özelliğiniz de var ki; bu da silahlarınızın olması!..”</strong> (<strong>G.M.R: Birgün söyleşisi, 19 Kasım 2006.</strong>)</p>
<p>Sonra Sayın gazeteci yazar Ramirez, “<strong>bu halklar, onlara şöyle bir ÖNERİ getiriyorlar” </strong>diye ekliyor ve bu<strong> “öneri”</strong>yi de aynen aktarıyor:</p>
<p><strong>“-SUSUN, KULAK VERİN VE ÖĞRENİN. VE BUNDAN SONRAKİ AYAKLANMA İÇİN YİNE HEP BİRLİKTE ÖRGÜTLENELİM.”</strong> (<strong>Gazeteci</strong> <strong>G.M. Ramirez ile Birgün söyleşisi, 19 Kasım 2006.</strong>)</p>
<p>İşte 10 yıl gibi kısa bir süre içinde, <strong>bir avuç adamı,</strong> sapına kadar tutarlı <strong>“ZAPATİSTA SAVAŞÇISI”</strong>; altı kişilik küçük bir <strong>grubu</strong>, bilinçli ve silahlı 4500 Savaşçıya ve 15 bin örgütlü militana sahip büyük bir “<strong>ORDU-ÖRGÜT”</strong>; cılız bir <strong>düşünce ve davranış akımını,</strong> 1994’deki halk ayaklanması gibi güçlü bir <strong>İSYAN ENERJİSİ-DEVRİM VOLKANI</strong> haline getiren esas gerçeklik budur.</p>
<p>Zapatistalar, o günden sonra artık <strong>halkın</strong> bu ve benzeri <strong>önerilerine kulak verip</strong>, bu önerileri <strong>canla başla hayata geçirmek için</strong> çalışmışlar. İşte <strong>Zapatist Devrimciler</strong> de, <strong>Zapatist Hareket</strong> de Chiapas topraklarındaki <strong>yerli halkların kucağında</strong> böyle bir <strong>“TERBİYEDEN”</strong> geçtiği için bu büyük başarılar elde edilmiştir. Uzun yıllardır Türkiye’de bizim de ulaşmayı özlediğimiz bu <strong>“Zapatist başarıların”</strong> ardında yatan <strong>“Mucize”</strong> de, <strong>“Sihir”</strong> de, <strong>“Keramet”</strong> de, <strong>“Sır”</strong> da işte bu kadar açık ve kolay anlaşılır bir gerçekliktir.</p>
<p>Bizde ne oluyor? Yahut niye olmuyor?</p>
<p><strong>6-ÇUVALDIZI KENDİMİZE BATIRIYORUZ, İĞNE BAŞKASINA</strong></p>
<p>Bizde, herşeyden önce, her nedense, hep <strong>“Kerameti kendinden menkul”</strong> saymak gibi uğursuz bir alışkanlık var. Onun için esas <strong>“TERBİYE EDİLMEYE MUHTAÇ”</strong> olan varlığın <strong>KENDİMİZ</strong> değil de, şu <strong>“CAHİL”</strong> yahut <strong>“APTAL HALK”</strong> kalabalığı olduğuna <strong>sonuna dek</strong> inanırız. O yüzden hep bu inançla, önce şu <strong>“Aptal halkı adam etmek”</strong> için işe koyuluruz. Bize göre bizim halkımız şu meşhur <strong>“Aydınlanma”</strong> çağının <strong>“nimetlerinden”</strong> hiç <strong>“nasip”</strong> almamıştır.</p>
<p>Öyleyse bu <strong>“Aptal halk”</strong> nasıl <strong>“adam”</strong> olur? Yol belli. Herşey şöyle dursun, Türkiye’de kaç haneye, kaç <strong>“Devrimci”</strong> Gazete değil, kaç <strong>BURJUVA</strong> Gazetesi girdiğini yahut kaç hanede <strong>BİLGİSAYAR</strong> bulunduğunu dahi düşünmeden, bol bol yazıp-çizeceğiz. En yüksek minarelerden <strong>“Aydınlık”</strong> yaymak için Halka beş öğün <strong>“Laik Ezan”</strong> okuyacağız. Körün değneğini bellediği gibi, sadece bu yolu bellemişiz.  Hep o yolda yürüyoruz. Bir süre, şu salonda yahut bu gazetede veya  dergide yahut şimdi de yeni moda olanak biçimi İnternet alanlarında her  gün kafamıza göre bir düzüne iyi kötü <strong>“ideolojik söz”</strong> yahut <strong>“Teorik ahkâm”</strong> döktürüyoruz. Sonra ne oluyor? Şöyle bir durup <strong>“ne oldu?”</strong> diye bakınca bir de ne görelim? Koskoca bir <strong>“hiç”!</strong> Seçimlerde bile uğruna kanımızı canımızı adadığımız fakir fukara halk  yığınları; işçisiyle, köylüsüyle, esnafıyla, memuruyla sandığa gidip,  oylarını silme Egemen Sınıfların Bezirgân Partilerine veriyorlar.</p>
<p>Bizim,  kâh eski tarz konferans salonlarında veya dergi yahut gazetelerde; kâh  yeni tarz son teknoloji nimeti internet alanlarında, hatta kimi zaman  sokaklarda <strong>“yılmaz bir azimle”</strong> gösterdiğimiz sonsuz <strong>“çabalarımız”,</strong> engin ve cömert <strong>“fedakârlığımız”</strong> bir işe yaramıyor… <strong>Niye yaramıyor?</strong> Ne yazık ki, orasını araştırmaya ne <strong>sabrımız</strong>, ne <strong>tahammülümüz</strong>, hatta ne de <strong>“çapımız”</strong> elvermiyor. <strong>ALIŞMAMIŞIZ</strong> olayların <strong>“sebeplerini”</strong> araştırmaya. Tersine tıpkı <strong>“Halk aptaldır!”</strong> diye yayılan binbir çeşit önyargıya dibine dek inanmışız. Halk da bize diyor ki, <strong>“ne sürdün elime, ne çalayım yüzüne?”</strong></p>
<p>İşte o zaman, en <strong>“iyiniyetli”</strong> ve <strong>“en tez canlı”</strong> olanlarımız: hemen öfkelenip <strong>“Bu millet adam olmaz!”</strong> diye höyküre söyküre saçımızı başımızı yolmaya başlıyoruz. Sonra? Sonrası daha da dramatik…</p>
<p>Çünkü  işte o zaman, bizim bu halimizi pusuda kıs kıs gülerek izleyen Egemen  Parababaları zümresi “fırsat bu fırsattır” deyip elindeki binbir çeşit  “olanaklarını” harekete geçiriyor. Önce çevremize yolladığı bir-iki  adamı sayesinde, o zamana dek pekiyi tespit ettikleri bir-iki “yaramızı”  okşayıp kaşıyorlar. Sonra iş kıvamına gelince, çoğumuzun hayal bile  edemediği kimi <strong>“olanakların”</strong> yolu kendiliğinden imişçe birdenbire önümüzde açılıveriyor. Mesela <strong>“mucize”</strong> kabilinden, <strong>“tam sana göre”</strong> dedikleri <strong>“bir TV programı”</strong> yahut azçok hatırı sayılır herhangi bir partide <strong>“bir koltuk”</strong> veya herhangi bir ünlü gazetede <strong>“bir köşe”</strong> tahsis ediveriyorlar… Bu durumda herkesin bildiği meşhur <strong>“Dönekler”</strong> gibi <strong>“mayası bozuk”</strong> olmak da şart değil. Samimi olarak, olup biten herşeyde bütün <strong>“kerametin”</strong> her zaman <strong>“kendinden menkul”</strong> olduğuna inanıp da, bu tür <strong>“nimetleri”</strong> elinin tersiyle itmeyi <strong>“Enayilik”</strong> saymayacak adam mı kalır?</p>
<p>Hele bir de <strong>“niyetimize”</strong> eğer birazcık da <strong>“haram süt” </strong>karışmışsa, <strong>“kim tutar”</strong> bizi? Nihayet, bizi <strong>“çok iyi anladıklarını”</strong> kulağımıza fısıldayan kimi <strong>Holdingci</strong> yahut kimi <strong>Devletlû</strong> Efendilerden hangisini beğenirsek onun <strong>“şefkat”</strong> dolu <strong>“kanatları”</strong> altına kendiliğinden koşmamızı kim engelleyebilir?</p>
<p>Bize en <strong>nankör</strong> ve en <strong>kahırlı</strong> şartlar içinde <strong>mücadele onurundan</strong> başka bir şey veremeyen <strong>“Halk”</strong> mı? Onun bahtı zaten kararmış. Onun için bu <strong>“Efendilerin”</strong> her nasılsa biz aydınlara en sonsuz, en cömert, en engin <strong>“hoşgörü ve anlayış” </strong>içinde<strong> “bahşettikleri” </strong>kimi<strong> “kişicil yalancı cennetler” </strong>çoğumuzu<strong> “cin çarpmış” </strong>gibi çarpıyor ve onların elinde tuttuğu <strong>“ezici madde gücü”</strong> çoğumuzun <strong>“alınyazısını”</strong> çiziyor. O zaman <strong>“halk”,</strong> anamız, babamız, kardeşimiz bile olsa <strong>“kim bakar halka”? </strong></p>
<p>Son günlerde <strong>“Referandum”</strong> kampanyası kızışınca, birdenbire ortaya çıkıveren <strong>“manzara”</strong> da bu gerçekliği kanıtlamıyor mu? Parababalarının bütün <strong>Gerici-Tarikatçı</strong> Medya kanallarında olduğu gibi <strong>Laik-Masonik</strong> Medya kanallarında da <strong>İkinci 12 Eylül Haçlı Seferini</strong> zaferle taçlandırmak için, hayli traji-komik bir ortaoyunu oynanmaya başlandı. Anlaşılan, şu günlerde <strong>Devrimci gençleri ve halkı “kafaya almak”</strong> için, dün 1960-1980 arasında <strong>CİA SOSYALİZMİ</strong> görevinden gelip, bugün aynı “misyonlarını” yeni döneme uygun olarak, <strong>televizyon</strong> ve <strong>gazete</strong> köşelerinden <strong>“LİBERAL SOL”</strong> maskesi altında yürüten <strong>“Dönekler”</strong> güruhu az geliyor. Artık, nerede, ne kadar unutulmuş eski <strong>“kulağı kesik”</strong> veya <strong>Birinci 12 Eylül Haçlı Seferi</strong> döneminin <strong>“mağduru”</strong> yahut <strong>“gazisi”</strong> varsa hemen aranıp bulunuyor.Hele bir de bunlardan <strong>“Solcu”</strong> yahut <strong>“Dev-Yolcu”</strong> veya <strong>“Keskin Sosyalist”</strong> ya da <strong>“Kaşarlanmış Komünist”</strong> olarak bugün referanduma sunulan <strong>“Anayasa” </strong>değişikliği için <strong>“EVET”</strong> propagandası yapmaya <strong>“hazır zevat”</strong> varsa, derhal piyasaya çıkarılıyor. Bunların hemen hepsine çok izlenen <strong>televizyon</strong> programlarında <strong>“konuşma hakkı tahsis”</strong> ediliyor; çok okunan <strong>gazetelerde</strong> bunlarla yapılan <strong>“Devrimci Kahramanlık”</strong> övgüleriyle dolu çarşaf çarşaf <strong>“röportajlar”; </strong>birkaçı önden, birkaçı soldan hatta sağdan çekilen<strong> fotoğraflarla</strong> birlikte yayınlanıyor. Neden? Çünkü bugünkü duruma göre referandum günü sandıktan çıkacak sonuçlar <strong>“bıçak sırtında”</strong>. Sandıktan kıl payıyla “EVET” çıkabileceği gibi, büyük bir patlamayla “HAYIR” oyları da çıkabilir. Ve bu yüzden <strong>YERLİ-YABANCI PARABABALARI</strong> bir kez daha işlerini <strong>“TESADÜFE”</strong> bırakmak istemiyorlar.</p>
<p><strong>10- “DEVRİM İÇİNDE DEVRİM” NEDİR?</strong></p>
<p>Biz istediğimiz kadar <strong>Zapatistalara özenelim</strong>;  böyle 10 yıl da geçse, 20 yıl da geçse, 40 yıl da geçse, hatta 100 yıl  da geçse, varılan yer bellidir. Tarih ortadadır. Artık bizdeki türden  “Aydın Devrimciliğinin” sonucunu bilmeyen kalmamıştır. Parababalarının  kendine göre <strong>“sınırlarını”</strong> ve <strong>“karakterini”</strong> çizip: <strong>“cömertçe”</strong> dağıttığı <strong>“katlarda”</strong> veya <strong>“mevkilerde” </strong>yahut<strong> “örgütlerde”;</strong> bize <strong>“cömertçe”</strong> sundukları <strong>“konforlu olanaklar”</strong> üstünde; hep böyle Parababalarının değirmenine su taşıyan <strong>“bal gibi”</strong> tatlı <strong>“Solculuğumuz”</strong> yahut <strong>“Devrimciliğimiz”</strong> veya <strong>“Sosyalistliğimiz”,</strong> hatta <strong>“zehir gibi”</strong> keskin <strong>“Komünistliğimiz”</strong> devam edip gider…</p>
<p>Bereket Meksika’da böyle olmamış. <strong>Zapatistalar</strong>, içinden geldikleri kendi <strong>HALKLARINI</strong> bir <strong>“Cüzamlılar kalabalığı”</strong> gibi görmemişler. Üstelik onlar gerçekten “<strong>PEYGAMBERVARİ MİSYON</strong>” taşımakta <strong>yürekten samimi</strong> imişler. Onları bu bakımdan da ne kadar takdir etsek azdır. Çünkü başlangıçta altı kişilik ilk <strong>“küçük çekirdek”</strong> içindeki <strong>devrimciler </strong>ve daha sonra<strong> onların ardından gelenler, </strong>kendilerinin<strong> “DEVRİM İÇİNDE DEVRİM” </strong>yahut<strong> &#8221;DEVRİMİ MÜMKÜN KILAN DEVRİM&#8217;</strong>&#8216; kavramıyla özetledikleri şekilde “müthiş” bir işi başarıyorlar. Herşeyden önce hem <strong>KİŞİ</strong> olarak kendi <strong>YÜREKLERİNDE</strong>; hem <strong>ÖRGÜT</strong> olarak kendi <strong>İÇLERİNDE</strong>; hem <strong>HAREKET</strong> olarak <strong>TOPLUMDA</strong> tam anlamıyla <strong>“Dehşetli bir UYANIŞ ve DERLENİŞ DEVRİMİ”</strong> gerçekleştiriyorlar. Bunu <strong>“büyük başarı”</strong> saymayıp da neyi sayacağız?</p>
<p>Onlar ve peşlerinden gelen genç kuşaklar, hiç <strong>burun kıvırmadan</strong> hatta <strong>yüzlerini bile ekşitmeden</strong>, tam tersine büyük bir <strong>alçakgönüllülük</strong> içinde, yürekten gelen <strong>gönül hoşluğu </strong>ve<strong> temizliği </strong>ile kendilerini <strong>Maya halkı</strong> adı verilen <strong>“Yerli Anaları”</strong>nın kucağına, <strong>TERBİYE EDİLMEK</strong> ve <strong>ADAM OLMAK</strong> için bırakma dürüstlüğünü, içtenliğini, yiğitliğini gösterebilmişler. Ve hem <strong>HALK</strong>, hem <strong>ÖRGÜT</strong>, hem <strong>MÜCADELE</strong> içinde en küçük bir <strong>“riyakârlık” </strong>ve<strong> “tereddüt”</strong> taşımadan, hiçbir zaman ve hiç kimseden: <strong>“DEVRİM YOLDAŞLIĞI VE DÜRÜSTLÜĞÜ”</strong> dışında hiçbir şey <strong>beklemeden</strong> düşünüp davranmayı yani savaşmayı öğrenebilmişler…</p>
<p>Ve bugün de <strong>Maya halkının </strong>koruyucu kanatları altında: <strong>Sayıları</strong> her geçen gün biraz daha çoğalıyor; <strong>Örgütleri</strong> yeni gelen yüzlerce savaşçıyı içinde kaynaştırarak güçleniyor; <strong>Savaşçıları</strong> her geçen gün öğrendikleri yeni şeylerle kendilerini arındırıp  yenileyerek çelikleşiyor. Ve böyle bir mücadeleyle Maya halkı, gerçekten  daha güçlü, daha örgütlü ve bilinçli bir “ADALET, ÖZGÜRLÜK, DEMOKRASİ”  ordusu haline geliyor…</p>
<p>Küçük bir çekirdek, 10 yıl gibi kısa bir sürede, hem de dünyadaki <strong>“Sosyalist İktidarlar”</strong> bir bir çökerken, işte böyle çığ gibi büyüyerek güçlü bir “<strong>Devrim ateşi”</strong> haline geliyor. Ve onların böylesine sağlam ve yaman bir <strong>mücadele</strong> ile yarattıkları <strong>Devrimci ışık</strong> ve <strong>kıvılcımlar</strong> yalnız <strong>Meksika</strong>’da değil, yalnız <strong>Amerika kıtasında</strong> da değil bütün <strong>dünya halkları arasında</strong> yayılıyor.</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand">
<ul class="socials">
		<li class="shr-comfeed">
			<a href="http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2766&amp;feed=comments-rss2" rel="nofollow" class="external" title="Bu makale için yorumlara üye ol.">Bu makale için yorumlara üye ol.</a>
		</li>
		<li class="shr-blogger">
			<a href="http://www.blogger.com/blog_this.pyra?t&amp;u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2766&amp;n=Zapatistalar+nas%C4%B1l+ba%C5%9Fard%C4%B1%3F+-+Ahmet+Erdal+Aksungur&amp;pli=1" rel="nofollow" class="external" title="Bunu blogla:Blogger">Bunu blogla:Blogger</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.facebook.com/share.php?v=4&amp;src=bm&amp;u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2766&amp;t=Zapatistalar+nas%C4%B1l+ba%C5%9Fard%C4%B1%3F+-+Ahmet+Erdal+Aksungur" rel="nofollow" class="external" title="Bunu paylaş:Facebook">Bunu paylaş:Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebuzz">
			<a href="http://www.google.com/buzz/post?url=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2766&amp;imageurl=" rel="nofollow" class="external" title="Google Buzz'da paylaş:">Google Buzz'da paylaş:</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebookmarks">
			<a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2766&amp;title=Zapatistalar+nas%C4%B1l+ba%C5%9Fard%C4%B1%3F+-+Ahmet+Erdal+Aksungur" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Google Bookmarks">Bunu ekle:Google Bookmarks</a>
		</li>
		<li class="shr-hotmail">
			<a href="http://mail.live.com/?rru=compose?subject=Zapatistalar+nas%C4%B1l+ba%C5%9Fard%C4%B1%3F+-+Ahmet+Erdal+Aksungur&amp;body=Link: http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2766 (shareaholic aracılığıyla)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A DEVR%C4%B0MC%C4%B0%20BA%C5%9EARILARIN%20TEMEL%C4%B0%0D%0A%0D%0AMAYA%20HALKI%2C%20ilk%20g%C3%BCnden%20beri%20Zapatist%20Devrimcilerin%20y%C3%BCreklerine%20yaz%C4%B1p%2C%20kulaklar%C4%B1na%20k%C3%BCpe%20edecekleri%20%C5%9Feyi%2C%20yani%20DEVR%C4%B0MC%C4%B0%20BA%C5%9EARILARIN%20TEMEL%C4%B0NDE%20yatan%20o%20%E2%80%9Cm%C3%BCthi%C5%9F%E2%80%9D%20oldu%C4%9Fu%20kadar%20da%20%E2%80%9Cbasit%E2%80%9D%20olan%20%E2%80%9CSIRRI%E2%80%9D%20iki%20sat%C4%B1rla%20%C5%9F%C3%B6yle%20%C3%B6zetliyor%3A%0D%0A%0D%0A%E2%80%9C-SUSUN%2C" rel="nofollow" class="external" title="Bunu e-postala:Hotmail">Bunu e-postala:Hotmail</a>
		</li>
		<li class="shr-myspace">
			<a href="http://www.myspace.com/Modules/PostTo/Pages/?u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2766&amp;t=Zapatistalar+nas%C4%B1l+ba%C5%9Fard%C4%B1%3F+-+Ahmet+Erdal+Aksungur" rel="nofollow" class="external" title="Bunu postala:MySpace">Bunu postala:MySpace</a>
		</li>
		<li class="shr-ning">
			<a href="http://bookmarks.ning.com/addItem.php?url=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2766&amp;T=Zapatistalar+nas%C4%B1l+ba%C5%9Fard%C4%B1%3F+-+Ahmet+Erdal+Aksungur" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Ning">Bunu ekle:Ning</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://twitter.com/home?status=Zapatistalar+nas%C4%B1l+ba%C5%9Fard%C4%B1%3F+-+Ahmet+Erdal+Aksungur+-+http://b2l.me/ahmdu6&amp;source=shareaholic" rel="nofollow" class="external" title="Bunu Tweet'le!">Bunu Tweet'le!</a>
		</li>
		<li class="shr-yahoomail">
			<a href="http://compose.mail.yahoo.com/?Subject=Zapatistalar+nas%C4%B1l+ba%C5%9Fard%C4%B1%3F+-+Ahmet+Erdal+Aksungur&amp;body=Link: http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2766 (shareaholic aracılığıyla)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A DEVR%C4%B0MC%C4%B0%20BA%C5%9EARILARIN%20TEMEL%C4%B0%0D%0A%0D%0AMAYA%20HALKI%2C%20ilk%20g%C3%BCnden%20beri%20Zapatist%20Devrimcilerin%20y%C3%BCreklerine%20yaz%C4%B1p%2C%20kulaklar%C4%B1na%20k%C3%BCpe%20edecekleri%20%C5%9Feyi%2C%20yani%20DEVR%C4%B0MC%C4%B0%20BA%C5%9EARILARIN%20TEMEL%C4%B0NDE%20yatan%20o%20%E2%80%9Cm%C3%BCthi%C5%9F%E2%80%9D%20oldu%C4%9Fu%20kadar%20da%20%E2%80%9Cbasit%E2%80%9D%20olan%20%E2%80%9CSIRRI%E2%80%9D%20iki%20sat%C4%B1rla%20%C5%9F%C3%B6yle%20%C3%B6zetliyor%3A%0D%0A%0D%0A%E2%80%9C-SUSUN%2C" rel="nofollow" class="external" title="Bunu e-postala:Yahoo! Mail">Bunu e-postala:Yahoo! Mail</a>
		</li>
</ul>
<div style="clear:both;"></div>
</div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?feed=rss2&amp;p=2766</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>[[[ Bildiri ]]] Sevgi Yaman&#8217;ın katilleri bulunsun!</title>
		<link>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2744</link>
		<comments>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2744#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Aug 2010 08:07:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bildiriler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2744</guid>
		<description><![CDATA[Sevgi Yaman&#8217;ın katilleri bulunsun! 07.8.2010 Halkçı Devrimci Gençlik Birliği 4 no&#8217;lu bildiri Ülkemizde silahların yanlış ellerde olmasından dolayı çoğu insanın çektiği acılar ortada. Maalesef bu kez bu acı, çok yakından bir kişi olan Sevgi (Sabire) Yaman arkadaşımızı buldu. Borsa denen kumarhanenin içinde, milyarlarca liralık emeğini yatıran Vedat G. adındaki emekli polis memuru, sistemin acı ilacını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Sevgi Yaman&#8217;ın katilleri bulunsun!<br />
</strong></p>
<p style="text-align: center;"><em><strong>07.8.2010</strong></em></p>
<p style="text-align: center;"><em><strong>Halkçı Devrimci Gençlik Birliği 4 no&#8217;lu bildiri</strong></em></p>
<p style="text-align: center;"><em><strong><span id="more-2744"></span></strong></em></p>
<p>Ülkemizde silahların yanlış ellerde olmasından dolayı çoğu insanın çektiği acılar ortada. Maalesef bu kez bu acı, çok yakından bir kişi olan Sevgi (Sabire) Yaman arkadaşımızı buldu.</p>
<p>Borsa denen kumarhanenin içinde, milyarlarca liralık emeğini yatıran Vedat G. adındaki emekli polis memuru, sistemin acı ilacını içmiş ve parasını kaybetmişti. Ancak eğitim, bilgi ve seviye gerektiren polis memurluğunun, hangi ellerde olduğu, bu olayla birlikte yine ortaya çıktı.</p>
<p>Elindeki milyarları kaybeden Vedat G. adlı emekli polis memuru, sadece kendini korumak için kullanması gereken bir güç olan silahı, bilinçsiz, sorumsuz ve sadece kendini tatmin edecek bir biçimde kullanınca, olayda hiçbir suçu olmayan ve sadece orada çalışan Sevgi Yaman, bu olayın hedefi oldu.</p>
<p>Bizce suçlu, ne vurandadır, ne vurulandadır. Suçlu, borsa denilen kumarhaneleri açık tutan ve küçük çıkarlar uğruna insanları birbirlerine düşüren anlayıştadır.</p>
<p>Bizce suçlu, bu kumarhanenin yarattığı istihdamın içinde, işini sadece çok az bir para ile geçimini sağlamak için yapan onbinlerce finans sektörü emekçisi değil, onları bile bile ateşe atan ve onları sahtekarlığa zorlayanlardır.</p>
<p>Bizce suçlu, günün 15-16 saati görev yapıp, hiçbir sosyal eylemde bulunamayan, tamamen apolitik ve birey olma kültürünün dışında yetişen kolluk kuvvetlerinin değil, onlara yeterli bilinci vermeyi başaramayanlarındır.</p>
<p>Katili boşuna aramayın, katil bu sistemin kendisidir. Sistemi yargılamadığınız sürece, nice Sevgiler, gelinlikleri ile mezarlığa gitmeye devam edecektir.</p>
<p>Sevgilerin ölmemesi için, başıboş, kontrolsüz, bireysel silahlanmaya HAYIR!</p>
<p>Sevgi’nin katili değil, katilleri yakalanıp, halkın yüce adaletine hesap verecektir!</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand">
<ul class="socials">
		<li class="shr-comfeed">
			<a href="http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2744&amp;feed=comments-rss2" rel="nofollow" class="external" title="Bu makale için yorumlara üye ol.">Bu makale için yorumlara üye ol.</a>
		</li>
		<li class="shr-blogger">
			<a href="http://www.blogger.com/blog_this.pyra?t&amp;u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2744&amp;n=%5B%5B%5B+Bildiri+%5D%5D%5D+Sevgi+Yaman%27%C4%B1n+katilleri+bulunsun%21&amp;pli=1" rel="nofollow" class="external" title="Bunu blogla:Blogger">Bunu blogla:Blogger</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.facebook.com/share.php?v=4&amp;src=bm&amp;u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2744&amp;t=%5B%5B%5B+Bildiri+%5D%5D%5D+Sevgi+Yaman%27%C4%B1n+katilleri+bulunsun%21" rel="nofollow" class="external" title="Bunu paylaş:Facebook">Bunu paylaş:Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebuzz">
			<a href="http://www.google.com/buzz/post?url=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2744&amp;imageurl=" rel="nofollow" class="external" title="Google Buzz'da paylaş:">Google Buzz'da paylaş:</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebookmarks">
			<a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2744&amp;title=%5B%5B%5B+Bildiri+%5D%5D%5D+Sevgi+Yaman%27%C4%B1n+katilleri+bulunsun%21" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Google Bookmarks">Bunu ekle:Google Bookmarks</a>
		</li>
		<li class="shr-hotmail">
			<a href="http://mail.live.com/?rru=compose?subject=%5B%5B%5B+Bildiri+%5D%5D%5D+Sevgi+Yaman%27%C4%B1n+katilleri+bulunsun%21&amp;body=Link: http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2744 (shareaholic aracılığıyla)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A Sevgi%20Yaman%27%C4%B1n%20katilleri%20bulunsun%21%0D%0A%0D%0A07.8.2010%0D%0AHalk%C3%A7%C4%B1%20Devrimci%20Gen%C3%A7lik%20Birli%C4%9Fi%204%20no%27lu%20bildiri%0D%0A%0D%0A%C3%9Clkemizde%20silahlar%C4%B1n%20yanl%C4%B1%C5%9F%20ellerde%20olmas%C4%B1ndan%20dolay%C4%B1%20%C3%A7o%C4%9Fu%20insan%C4%B1n%20%C3%A7ekti%C4%9Fi%20ac%C4%B1lar%20ortada.%20Maalesef%20bu%20kez%20bu%20ac%C4%B1%2C%20%C3%A7ok%20yak%C4%B1ndan%20bir%20ki%C5%9Fi%20olan%20Sevgi%20%28Sabire%29%20Yaman%20arkada%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%C4%B1%20" rel="nofollow" class="external" title="Bunu e-postala:Hotmail">Bunu e-postala:Hotmail</a>
		</li>
		<li class="shr-myspace">
			<a href="http://www.myspace.com/Modules/PostTo/Pages/?u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2744&amp;t=%5B%5B%5B+Bildiri+%5D%5D%5D+Sevgi+Yaman%27%C4%B1n+katilleri+bulunsun%21" rel="nofollow" class="external" title="Bunu postala:MySpace">Bunu postala:MySpace</a>
		</li>
		<li class="shr-ning">
			<a href="http://bookmarks.ning.com/addItem.php?url=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2744&amp;T=%5B%5B%5B+Bildiri+%5D%5D%5D+Sevgi+Yaman%27%C4%B1n+katilleri+bulunsun%21" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Ning">Bunu ekle:Ning</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://twitter.com/home?status=%5B%5B%5B+Bildiri+%5D%5D%5D+Sevgi+Yaman%27%C4%B1n+katilleri+bulunsun%21+-+http://b2l.me/afdz5z&amp;source=shareaholic" rel="nofollow" class="external" title="Bunu Tweet'le!">Bunu Tweet'le!</a>
		</li>
		<li class="shr-yahoomail">
			<a href="http://compose.mail.yahoo.com/?Subject=%5B%5B%5B+Bildiri+%5D%5D%5D+Sevgi+Yaman%27%C4%B1n+katilleri+bulunsun%21&amp;body=Link: http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2744 (shareaholic aracılığıyla)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A Sevgi%20Yaman%27%C4%B1n%20katilleri%20bulunsun%21%0D%0A%0D%0A07.8.2010%0D%0AHalk%C3%A7%C4%B1%20Devrimci%20Gen%C3%A7lik%20Birli%C4%9Fi%204%20no%27lu%20bildiri%0D%0A%0D%0A%C3%9Clkemizde%20silahlar%C4%B1n%20yanl%C4%B1%C5%9F%20ellerde%20olmas%C4%B1ndan%20dolay%C4%B1%20%C3%A7o%C4%9Fu%20insan%C4%B1n%20%C3%A7ekti%C4%9Fi%20ac%C4%B1lar%20ortada.%20Maalesef%20bu%20kez%20bu%20ac%C4%B1%2C%20%C3%A7ok%20yak%C4%B1ndan%20bir%20ki%C5%9Fi%20olan%20Sevgi%20%28Sabire%29%20Yaman%20arkada%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%C4%B1%20" rel="nofollow" class="external" title="Bunu e-postala:Yahoo! Mail">Bunu e-postala:Yahoo! Mail</a>
		</li>
</ul>
<div style="clear:both;"></div>
</div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?feed=rss2&amp;p=2744</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yıl 2010 &#8211; Sibel Karazeybek</title>
		<link>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2740</link>
		<comments>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2740#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Aug 2010 09:04:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sibel Karazeybek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2740</guid>
		<description><![CDATA[Bu yıl oldukça gürültülü devam ediyor.2010’a merhaba dediğimiz günlerde içimizde bir heyecan oluştu; TEKEL işçileri yeter demiş ve ANKARA’yı işgal etmişti deyim yerindeyse. 79 gün direndiler.79 gün boyunca inandılar, inandık. Bu süreçte, maden kazaları, Tuzla tersanesindeki ölümler, kot taşlama işçilerinin isyanı, itfaiyecilerin direnişleri yaşandı. Sendikaların maskesi düştü teker teker. İnandık ve bu dirence güç vermeye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl oldukça gürültülü devam ediyor.2010’a merhaba dediğimiz günlerde içimizde bir heyecan oluştu; TEKEL işçileri yeter demiş ve ANKARA’yı işgal etmişti deyim yerindeyse. 79 gün direndiler.79 gün boyunca inandılar, inandık.</p>
<p>Bu süreçte, maden kazaları, Tuzla tersanesindeki ölümler, kot taşlama işçilerinin isyanı, itfaiyecilerin direnişleri yaşandı. Sendikaların maskesi düştü teker teker.<span id="more-2740"></span></p>
<p>İnandık ve bu dirence güç vermeye çalıştık elimizden geldiğince,  omuzlamaya çalıştık. Kimimiz bir şey çıkmaz ama ya olursa dedi Nasrettin hoca hesabı.  Tekel direnirken müjdeli bir oluşumun haberini aldık emekçi dostlardan; DİRENİŞTEKİ İŞÇİLER PLATFORMU’nu kurmuşlardı.  TARİŞ isyan bayrağını eline aldığında TEKEL işçileri yalnız değilsiniz dedi.</p>
<p>Bütün bunlar sevindiriciydi, bir şeyler oluyordu ve direnmeye başlamıştık yeniden. Süreç başlamıştı, bize göre. Bilinç oluşuyordu. Sınıf kendini tanıyordu yavaş yavaş.</p>
<p>TEKEL eylemleri devam ederken Tokat’tan bir haber geldi: 7 asker ŞEHİT edilmişti. Gözler Tokat’a çevrildi. Eylemdeki çadırlardan biriside Tokat’a aitti. ŞEHİT haberiyle beraber gündem “vatan sağ olsun” a döndü. İnsanlar yine sokaktaydı ancak bu sefer “ŞEHİTLER ÖLMEZ, VATAN BÖLÜNMEZ” diyordu. Oysa Tokat Çadırındaki bir direnişçi ablamız, “Açılım isteyen buraya gelsin, açılım burada, yıllarca bizi birbirimize düşman bellettiler ancak, fabrikamızı toprağıyla İngilizlere satan onlar” diye haykırmıştı.</p>
<p>Eylem devam ediyordu…</p>
<p>Maden kazaları da…</p>
<p>Bir, üç, beş derken sonradan öğrendik ki maden kazaları KADER miş. En güzel ölümün madenci ölümü olduğunu öğrendik. Ancak daha öğrenecek çok şeyimiz varmış, ilerleyen zaman bize gösterdi:</p>
<p>MAVİ MARMARA, FİLİSTİN’i kurtarmaya gidermiş meğerse. Oysa işçiler ölüyordu üstelik güzel ölüyorlardı. Ama kurtarılması gereken bir Filistin vardı, ölebilirdi işçiler.</p>
<p>Şehir susuyor, şehirler susuyordu.</p>
<p>Demokrasi varmış ve anayasayı bizim onaylamamız gerekmiş onu da öğrendik. Nice canlar yanmıştı, darbe anayasasıydı, demokrasiye yakışmazdı, ayıptı bize.</p>
<p>Oysa işçiler ölüyordu. Demokrasi, insan hakları, işçi hak ve güvenliği varmış yeni anayasada. Oysa Şafak öğretmen ölüyordu. İntihar ediyordu atanamayan öğretmenler. Olsun demokrasi gereği demokrat bir anayasamız olmalıydı, ölebilirdi Şafak öğretmen.</p>
<p>Son bir aydır referandum ve artan operasyonlar vatan kurtarıyoruz. Evet demeliyiz ki demokrat olalım. Operasyonlar devam etsin ki asıl derdimizi unutalım. Vatan sağolun diyelim. Vatanı İnegöl’de sağ edelim, Hatay’da sağ edelim</p>
<p>Sürekli yamalarla idare etmeye çalışıyoruz. Elbisenin yama tutacak hali kalmadı. Tüm bu yaşananları anımsatmamın sebebi sorunun gerçekte ne olduğunun tahlilini yapmak ahkâm kesmek değil. Biliyoruz ve hep bir ağızdan diyoruz ki sorun KAPİTALİST sistem. Evet yıllardır hep beraber tahlilili yapıyoruz ancak yine aynı tuzağa düşüyoruz. Önümüze konulan sanal gündemlere bakıp asıl mücadele alanımızı terk ediyoruz. Şimdilerde yine bir bölünme yaşıyoruz referandum konusunda kimi dostlar evet diyelim darbeyle hesaplaşalım diyor kimi dostlar hayır demeliyiz çünkü AKP anayasası dikta getirecek diyor kimimiz ise boykot etmeliyiz çünkü ne darbe anayasası nede AKP anayasası diyor. Sevgili dostlar REFERANDUM sahnelenen bir oyundur. Ne zaman emekçi sesini yükseltse, ne zaman az biraz kendinin farkına varsa önüne VATAN, DEMOKRASİ çıkıyor.</p>
<p>Sözün özü REFERANDUM da olsa, kar da yağsa, fırtına da çıksa emekçinin gündemi tek olmalıdır. Emekçinin tek bir düşmanı vardır KAPİTALİZM. CEPHE TEK. EMEK CEPHESİ.</p>
<p>SANAL GÜNDEM CEPHEMİZİ TERK ETMEMİZİ İSTİYOR VE BAŞARIYOR. SAFLARI SIKLAŞTIRALIM DOSTLAR CEPHEDEN AYRILMAYALIM.</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand">
<ul class="socials">
		<li class="shr-comfeed">
			<a href="http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2740&amp;feed=comments-rss2" rel="nofollow" class="external" title="Bu makale için yorumlara üye ol.">Bu makale için yorumlara üye ol.</a>
		</li>
		<li class="shr-blogger">
			<a href="http://www.blogger.com/blog_this.pyra?t&amp;u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2740&amp;n=Y%C4%B1l+2010+-+Sibel+Karazeybek&amp;pli=1" rel="nofollow" class="external" title="Bunu blogla:Blogger">Bunu blogla:Blogger</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.facebook.com/share.php?v=4&amp;src=bm&amp;u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2740&amp;t=Y%C4%B1l+2010+-+Sibel+Karazeybek" rel="nofollow" class="external" title="Bunu paylaş:Facebook">Bunu paylaş:Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebuzz">
			<a href="http://www.google.com/buzz/post?url=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2740&amp;imageurl=" rel="nofollow" class="external" title="Google Buzz'da paylaş:">Google Buzz'da paylaş:</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebookmarks">
			<a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2740&amp;title=Y%C4%B1l+2010+-+Sibel+Karazeybek" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Google Bookmarks">Bunu ekle:Google Bookmarks</a>
		</li>
		<li class="shr-hotmail">
			<a href="http://mail.live.com/?rru=compose?subject=Y%C4%B1l+2010+-+Sibel+Karazeybek&amp;body=Link: http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2740 (shareaholic aracılığıyla)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A Bu%20y%C4%B1l%20olduk%C3%A7a%20g%C3%BCr%C3%BClt%C3%BCl%C3%BC%20devam%20ediyor.2010%E2%80%99a%20merhaba%20dedi%C4%9Fimiz%20g%C3%BCnlerde%20i%C3%A7imizde%20bir%20heyecan%20olu%C5%9Ftu%3B%20TEKEL%20i%C5%9F%C3%A7ileri%20yeter%20demi%C5%9F%20ve%20ANKARA%E2%80%99y%C4%B1%20i%C5%9Fgal%20etmi%C5%9Fti%20deyim%20yerindeyse.%2079%20g%C3%BCn%20direndiler.79%20g%C3%BCn%20boyunca%20inand%C4%B1lar%2C%20inand%C4%B1k.%0D%0A%0D%0ABu%20s%C3%BCre%C3%A7te%2C%20maden%20kazalar%C4%B1%2C%20Tuzla%20tersanesin" rel="nofollow" class="external" title="Bunu e-postala:Hotmail">Bunu e-postala:Hotmail</a>
		</li>
		<li class="shr-myspace">
			<a href="http://www.myspace.com/Modules/PostTo/Pages/?u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2740&amp;t=Y%C4%B1l+2010+-+Sibel+Karazeybek" rel="nofollow" class="external" title="Bunu postala:MySpace">Bunu postala:MySpace</a>
		</li>
		<li class="shr-ning">
			<a href="http://bookmarks.ning.com/addItem.php?url=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2740&amp;T=Y%C4%B1l+2010+-+Sibel+Karazeybek" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Ning">Bunu ekle:Ning</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://twitter.com/home?status=Y%C4%B1l+2010+-+Sibel+Karazeybek+-+http://b2l.me/ae6gw8&amp;source=shareaholic" rel="nofollow" class="external" title="Bunu Tweet'le!">Bunu Tweet'le!</a>
		</li>
		<li class="shr-yahoomail">
			<a href="http://compose.mail.yahoo.com/?Subject=Y%C4%B1l+2010+-+Sibel+Karazeybek&amp;body=Link: http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2740 (shareaholic aracılığıyla)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A Bu%20y%C4%B1l%20olduk%C3%A7a%20g%C3%BCr%C3%BClt%C3%BCl%C3%BC%20devam%20ediyor.2010%E2%80%99a%20merhaba%20dedi%C4%9Fimiz%20g%C3%BCnlerde%20i%C3%A7imizde%20bir%20heyecan%20olu%C5%9Ftu%3B%20TEKEL%20i%C5%9F%C3%A7ileri%20yeter%20demi%C5%9F%20ve%20ANKARA%E2%80%99y%C4%B1%20i%C5%9Fgal%20etmi%C5%9Fti%20deyim%20yerindeyse.%2079%20g%C3%BCn%20direndiler.79%20g%C3%BCn%20boyunca%20inand%C4%B1lar%2C%20inand%C4%B1k.%0D%0A%0D%0ABu%20s%C3%BCre%C3%A7te%2C%20maden%20kazalar%C4%B1%2C%20Tuzla%20tersanesin" rel="nofollow" class="external" title="Bunu e-postala:Yahoo! Mail">Bunu e-postala:Yahoo! Mail</a>
		</li>
</ul>
<div style="clear:both;"></div>
</div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?feed=rss2&amp;p=2740</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tepki ve Değişim Dergisi Ağustos 2010 sayısı &#8211; Sayı 32</title>
		<link>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2734</link>
		<comments>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2734#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Aug 2010 21:24:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eski sayılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2734</guid>
		<description><![CDATA[Tepki ve Değişim Dergisi Ağustos 2010 sayısı &#8211; Sayı 32 Tepki ve Değişim Dergisi 32. sayı Bu makale için yorumlara üye ol. Bunu blogla:Blogger Bunu paylaş:Facebook Google Buzz'da paylaş: Bunu ekle:Google Bookmarks Bunu e-postala:Hotmail Bunu postala:MySpace Bunu ekle:Ning Bunu Tweet'le! Bunu e-postala:Yahoo! Mail]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><img src="http://www.tepkivedegisim.org/2deresk32.jpg" alt="http://www.tepkivedegisim.org/2deresk32.jpg" align="middle" /><span style="font-family: Trebuchet MS; font-size: medium;"> Tepki ve Değişim Dergisi Ağustos 2010 sayısı &#8211; Sayı 32</span></div>
<p><span id="more-2734"></span><br />
<a title="View Tepki ve Değişim Dergisi 32. sayı on Scribd" href="http://www.scribd.com/doc/35378840/Tepki-ve-Değişim-Dergisi-32-sayı" style="margin: 12px auto 6px auto; font-family: Helvetica,Arial,Sans-serif; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 14px; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; -x-system-font: none; display: block; text-decoration: underline;">Tepki ve Değişim Dergisi 32. sayı</a> <object id="doc_918117208017455" name="doc_918117208017455" height="600" width="100%" type="application/x-shockwave-flash" data="http://d1.scribdassets.com/ScribdViewer.swf" style="outline:none;" ><param name="movie" value="http://d1.scribdassets.com/ScribdViewer.swf"><param name="wmode" value="opaque"><param name="bgcolor" value="#ffffff"><param name="allowFullScreen" value="true"><param name="allowScriptAccess" value="always"><param name="FlashVars" value="document_id=35378840&#038;access_key=key-xawq22vv4hw2dtbdxyy&#038;page=1&#038;viewMode=list"><embed id="doc_918117208017455" name="doc_918117208017455" src="http://d1.scribdassets.com/ScribdViewer.swf?document_id=35378840&#038;access_key=key-xawq22vv4hw2dtbdxyy&#038;page=1&#038;viewMode=list" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" height="600" width="100%" wmode="opaque" bgcolor="#ffffff"></embed></object></p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand">
<ul class="socials">
		<li class="shr-comfeed">
			<a href="http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2734&amp;feed=comments-rss2" rel="nofollow" class="external" title="Bu makale için yorumlara üye ol.">Bu makale için yorumlara üye ol.</a>
		</li>
		<li class="shr-blogger">
			<a href="http://www.blogger.com/blog_this.pyra?t&amp;u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2734&amp;n=Tepki+ve+De%C4%9Fi%C5%9Fim+Dergisi+A%C4%9Fustos+2010+say%C4%B1s%C4%B1+-+Say%C4%B1+32&amp;pli=1" rel="nofollow" class="external" title="Bunu blogla:Blogger">Bunu blogla:Blogger</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.facebook.com/share.php?v=4&amp;src=bm&amp;u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2734&amp;t=Tepki+ve+De%C4%9Fi%C5%9Fim+Dergisi+A%C4%9Fustos+2010+say%C4%B1s%C4%B1+-+Say%C4%B1+32" rel="nofollow" class="external" title="Bunu paylaş:Facebook">Bunu paylaş:Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebuzz">
			<a href="http://www.google.com/buzz/post?url=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2734&amp;imageurl=" rel="nofollow" class="external" title="Google Buzz'da paylaş:">Google Buzz'da paylaş:</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebookmarks">
			<a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2734&amp;title=Tepki+ve+De%C4%9Fi%C5%9Fim+Dergisi+A%C4%9Fustos+2010+say%C4%B1s%C4%B1+-+Say%C4%B1+32" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Google Bookmarks">Bunu ekle:Google Bookmarks</a>
		</li>
		<li class="shr-hotmail">
			<a href="http://mail.live.com/?rru=compose?subject=Tepki+ve+De%C4%9Fi%C5%9Fim+Dergisi+A%C4%9Fustos+2010+say%C4%B1s%C4%B1+-+Say%C4%B1+32&amp;body=Link: http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2734 (shareaholic aracılığıyla)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A %20Tepki%20ve%20De%C4%9Fi%C5%9Fim%20Dergisi%20A%C4%9Fustos%202010%20say%C4%B1s%C4%B1%20-%20Say%C4%B1%2032%0D%0A%0D%0ATepki%20ve%20De%C4%9Fi%C5%9Fim%20Dergisi%2032.%20say%C4%B1%20%09%09%09%09%20%09%09%20%09%09%20%09%09%20%09%09%20%09%09%20%09" rel="nofollow" class="external" title="Bunu e-postala:Hotmail">Bunu e-postala:Hotmail</a>
		</li>
		<li class="shr-myspace">
			<a href="http://www.myspace.com/Modules/PostTo/Pages/?u=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2734&amp;t=Tepki+ve+De%C4%9Fi%C5%9Fim+Dergisi+A%C4%9Fustos+2010+say%C4%B1s%C4%B1+-+Say%C4%B1+32" rel="nofollow" class="external" title="Bunu postala:MySpace">Bunu postala:MySpace</a>
		</li>
		<li class="shr-ning">
			<a href="http://bookmarks.ning.com/addItem.php?url=http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2734&amp;T=Tepki+ve+De%C4%9Fi%C5%9Fim+Dergisi+A%C4%9Fustos+2010+say%C4%B1s%C4%B1+-+Say%C4%B1+32" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Ning">Bunu ekle:Ning</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://twitter.com/home?status=Tepki+ve+De%C4%9Fi%C5%9Fim+Dergisi+A%C4%9Fustos+2010+say%C4%B1s%C4%B1+-+Say%C4%B1+32+-+http://b2l.me/ae2v4p&amp;source=shareaholic" rel="nofollow" class="external" title="Bunu Tweet'le!">Bunu Tweet'le!</a>
		</li>
		<li class="shr-yahoomail">
			<a href="http://compose.mail.yahoo.com/?Subject=Tepki+ve+De%C4%9Fi%C5%9Fim+Dergisi+A%C4%9Fustos+2010+say%C4%B1s%C4%B1+-+Say%C4%B1+32&amp;body=Link: http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?p=2734 (shareaholic aracılığıyla)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A %20Tepki%20ve%20De%C4%9Fi%C5%9Fim%20Dergisi%20A%C4%9Fustos%202010%20say%C4%B1s%C4%B1%20-%20Say%C4%B1%2032%0D%0A%0D%0ATepki%20ve%20De%C4%9Fi%C5%9Fim%20Dergisi%2032.%20say%C4%B1%20%09%09%09%09%20%09%09%20%09%09%20%09%09%20%09%09%20%09%09%20%09" rel="nofollow" class="external" title="Bunu e-postala:Yahoo! Mail">Bunu e-postala:Yahoo! Mail</a>
		</li>
</ul>
<div style="clear:both;"></div>
</div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tepkivedegisim.org/dergi/?feed=rss2&amp;p=2734</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
