Ne kadar insanım? – Oya Aktaş
Ateşe attığı odunun üzerindeki örümceği son anda farketti. Dedi ki, ”Tanrım! nasıl bir acı çekti?” Bu düşünceyle ateşe baktığı anda, ne olduğunu anlamadığı bir şekilde bir ateş sağ bileğine düştü. Çok şiddetli bir acı ile sarsıldı bir an’da. Düşen ateşin hacmi örümceğin bedeni kadardı. O şiddetli acı, geldiği gibi… bir anda gitti. Anladı…
Yaşam denilen şey, bir çok doğal algıda günün rutin fiziki ihtiyaçlarının giderilmesi ile algılansa da, aslında bunun çok ötesindekileri görme potansiyeli, ben insanım diyebilen herkes de var.
Herkes de var olmasına var da, yukarıda ki gerçek bir kişisel deneyim, aşağıdaki gerçek bir kişisel deneyim sonucu hissedilen tepki arasındaki farkı görebilmek gerek. Ölen bir örümceğin acısı ile, hala yaşayan bir insan çocuğunun acısı, haydi buyrun, insan gibi hissetmek, hissetmenin yetmediği an’da haykırmak bu olmalı;
Adamın biri;
Ne yapabiliriz bilmiyorum ama yapabiliriz biliyorum…
Onları itmeyelim kakmayalım…
Tinerci yada dilenci olmak onların kaderi değildi.
Onları bizler yarattık.
Çünkü onları bu duruma getiren.CHP.MHP.ANAP,AKP, yada her ne s*kse…
Bu büyük göbekli adamları biz büyükler seçtik.
Onlar çocuk…
Ve hala seçiyoruz…
Onları bu duruma getiren bizleriz yani…
12 Eylül’de bir evet hayır yarışması var, kim kazanacak evet mi-hayır mı
Seçenekler:
1. 12 eylül 1980 cunta ana yasası ( Hayır)
2. Her geçen dakika biraz daha karanlığa gömülmek istiyorum(evet)
O sandıktan evet yada hayır çıksada kazanan belli.
Kağıt ve mürekep ithal eden göbekli adamlar.
Evet yada hayır çıksada biz büyükler absorbe edeceğiz muhakkak.
Ama çocuklar hep kaybeden olacak.
Ve sonra o oy pusulaları kulanıldıktan sonra toplanıp tuvalet kağıdı yapılacaklar.
Ve o seçtiğimiz büyük göbekli adamlar koca kıçlarını bu kağıtlarla silecekler, kazanan gene belli, kaybeden gene çocuklar… Yazık size… Faşist…
Bu adam sokak çocukları, tecavüze uğrayanlar, 18 yaşına geldiği için kalacak yeri olmadığı halde sokağa bırakılan gençler için söylemiş.
Hal böyleyken, empati denilen insan olmanın en baş koşulu belki de, belki de insan görünen bazı varlıkların aslında insan olmadıklarının ölçüsü bile kabul edilebilir. Hatta kim insan kim değil’in yanıtı bile olabilir bu empati meselesi.
Tam bir empati yapıldığında ne kadar hissedebildiğiniz, ne kadar insan olduğunuza paralel bir değer ortaya koyacaktır.
Ne kadar insanım? süper soru?
Yanıtı…
Bu çocukları doğurup, doğurtmadığımla ilgili olmayan bir şekilde, eğer onların yaşamı ve olayları beni incitiyor ve ben birşeyler yapma adına kendimi yiyorsam ve olmayan bütçemi, zamanımı ve emeğimi tüketebiliyorsam, işte o kadar insanım.
Ne kadar insan olduğumuzu dürüstçe soralım mı kendimize?
Ahmet Nesin
Erdal Aksungur
Oya Aktaş
Ayten Bayram
Sibel Karazeybek



