PostHeaderIcon Kenan Evren’den farkın olmalı Hasan Bülent Karaman – III – Ahmet Nesin

Geldik yazının üçüncü ve son bölümüne. Herkesin kendine göre demokrasisi olunca tartışma zorlaşıyor esasında, sol içinde gibi görülen “Demokrasi” tartışması sol içinde değil esasında. Sabah bir arkadaşımla konuştuk uzun uzun, ona tartışmanın tamolarak sol içinde olmadığını, kendini hâlâ sol sananlarla sol içinde bir tartışma var. Türkiye’de nasıl yapma burjuvaziyle burjuvazi, dinciyle dindar ayrışma dönemi, kendini belirleme dönemi yaşıyorsa sol da aynı dönemi yaşıyor. Ve bu herkesin tersine beni korkutmuyor, tam tersi sol taban ilk kez tavanı zorluyor. Bunu SHP’nin Sorosyalistleştirme çabalarında çok net gördük esasında. Ancak bu taban zorlamasını görmek için partiler dışındaki seslere kulak vermek gerekiyor. Burada soldan bahsettiğim CHP yada DSP değil, sosyalist kesim. Ama ayrıca CHP ve DSP’nin tabanı da saflarını belirlemek için baskı yapıyor. Bu uzun bir süreç ve çok tartışmalı geçecek. Gelelim Hasan Bülent Kahraman’ın yazdıklarına…

Neşe Düzel: BDP, bu anayasa değişikliğindeki hangi maddeyi Kürt çıkarlarına aykırı buluyor?

Hasan Bülent Kahraman:  Hiçbir maddeyi Kürt çıkarlarına aykırı bulmuyor. “Anayasa’nın tamamı değiştirilmediği için değişikliği reddediyoruz” diyor.

Peki Hasan Bülent Kahraman bu anayasa değişikliğinde Kürtleri ilgilendiren ne var, meclisten tamamı geçseydi vardı esasında, parti kapatma maddesi tamamen onların aleyhineydi, yani faşizan bir yasa olarak onları her zaman korkutacak bir yasaydı. Bu yasanın meclisten geçmemiş olması bişey değiştirmiyor, mantık ortada.

Benim anlamadığım esas konu başka, Kürtlerin bir yasayı yada anayasa değişikliğini onaylaması için içinde sadece Kürtleri ilgilendiren bişey mi olması gerekiyor, bütün Türkiye’yi ilgilendiren yasalar onları ilgilendirmiyor mu, HSYK ve Anayasa Mahkemesi konuları Kürtlerin ve partilerinin dışında kurumlar mı? Bu çok ciddi bir demagojidir ve bence ucuz bir diyalog. İşte sizin anladığınız demokrasi böyle bir mantık, “Sevgili Kürtler, bu yasa değişikliğinde Kürtler aleyhine bişey yok, o yüzden EVET deyiniz…

Neşe Düzel: Demokrat olmak şimdi neden kolay değil?

Hasan Bülent Kahraman: Türkiye, eşit vatandaşlarındır” dediğin zaman hadise zorlaşıyor. Şimdi aydınlar, kişisel demokratlıklarının sınırını ilk kez daha geniş bir alanda sınıyorlar. Kürt’le, Ermeni’yle, Rum’la eşit olmak istemiyorlar. Eşit olmayı kabul etmek demek, kendinizi dönüştürmek demektir. Kürt isyan etti, Ermeni dedemi kesti, Rum işgal etti diyor ve onlarla eşit olmak istemiyor. Ayrıca kendisi gibi Müslüman ve Türk olan türbanlıyla da eşit olmak istemiyor. Çok geç kurulmuş bir ulus-devletin sonuçları bütün bunlar.

Ne kadar zaman oldu anımsamıyorum ama bir anket yapıldı ve kim kimi komşu istemiyor ortaya çıktı. İçki içenleri, ateistleri, Kürtleri, Rumları, Ermenileri ve Yahudileri komşu istemeyenlerin oranı yüzde 60’ları geçiyordu. Bu anket aydınlar arasında mı yapıldı, yapıldıysa size de soruldu mu? Yada bu anket AKP tabanı dışında bir tabana mı soruldu. İstersen anket yanıtlarını yazayım:

İçki içen komşu istemeyen: % 77

Ateistle komşu olmak istemeyen: % 57 – 66

Türk vatandaşı Yahudi azınlığı bir aileyle: % 42 – 66

Kızları şort giyen komşu istemem: % 36

Türk vatandaşı hristiyan azınlığı bir aileyle: % 35 – 52

Başka ülkelerden gelen yabancı aile: % 18

Müslüman ancak sizden farklı bir dinden aile:  % 13

Bunlar iki ayrı anketin yanıtları ve gördüğün gibi kimlerin kimler tarafından istenmediği çok açık. Bu oylamadan yada anketten kimin yada hangi tabanın bu komşuları istemediğini anlamak için müneccim olmaya gerek yok, bu taban daha çok AKP tabanı…

Neşe Düzel: “Evet” diyenler nelerle karşılaşacaklar?

Hasan Bülent Kahraman: “Evet” oyunu aldıktan sonra AK Parti’nin işi zorlaşacak. Eğer ben bu değişikliği yetersiz buluyor ve buna rağmen “evet” diyorsam, bu referandumdan sonra AK Parti’nin yakasına, “ben seninle referandumda bir uzlaşmaya gittim. Şimdi bana 2011 seçimlerinden sonra Anayasa’yı daha kapsamlı değiştireceğini taahhüt et bakalım” diye yapışacağım demektir. Biliyorsunuz, 2007 seçimlerinden sonra AK Parti büyük hata yaptı ve sivil anayasa tartışmalarını ve hazırlıklarını getirip türbanda boğdu.

İşte son zamanların en saçma demokrasi mantığı, aylardır anayasa değişikliği hazırlanıyor ve AKP zorlanmıyor, yasa değiştikten sonra zorlayacaksınız, onlar da sizi çok ciddiye alacak ve yeni değişiklikler yapacaklar, yeniden referandum, bakkaldan ciklet alıyoruz ya… Neden yapsın böyle bişeyi, bu anayasa değişikliği geçerse AKP’nin başka gereksinimi olmayacak ki, HSYK ve Anayasa Mahkemesi kuralları değişince sizin demokrasi martavallarınızı mı dinleyecek. Türban konusunda Baskın Oran da yaklaşık bişey söylemişti, “Ergenekon konusunda AKP’yle koalisyon yaparım, sonra şeriat için onunla savaşırım.” Böyle demokrasi mantığı hangi ülkede var bilmiyorum, siz biliyorsanız bana yazın…

İşte anayasa değişimine “Evet” diyeceklerin tartışma noktaları, biz de doğal olarak anti-demokrat oluyoruz. Ne yapalım, onlar komacan uzmanlar…

Yorum yazın

Security Code:

Dergimize abone olun
Tepki ve Değişim Dergisine üye ol!

Bildirilerimiz

Eski Sayılar

Facebook
Arama
Üye bölümü
E-mail

Posta Hizmetine Giriş

Bu hizmeti sadece dergi yazarları ve ya sorumluları kullanabilir. Hizmeti kullanmak için lütfen adres ve şifrenizi sorumludan isteyiniz.

Haber ağı bölümü

Haber ağına giriş

Bu hizmeti sadece dergi yazarları ve ya sorumluları kullanabilir. Siteye üye olmanız halinde üyeliğinizin onaylanması gerekmektedir.

NetworkedBlogs