Kenan Evren’den farkın olmalı Hasan Bülent Karaman – III – Ahmet Nesin
Geldik yazının üçüncü ve son bölümüne. Herkesin kendine göre demokrasisi olunca tartışma zorlaşıyor esasında, sol içinde gibi görülen “Demokrasi” tartışması sol içinde değil esasında. Sabah bir arkadaşımla konuştuk uzun uzun, ona tartışmanın tamolarak sol içinde olmadığını, kendini hâlâ sol sananlarla sol içinde bir tartışma var. Türkiye’de nasıl yapma burjuvaziyle burjuvazi, dinciyle dindar ayrışma dönemi, kendini belirleme dönemi yaşıyorsa sol da aynı dönemi yaşıyor. Ve bu herkesin tersine beni korkutmuyor, tam tersi sol taban ilk kez tavanı zorluyor. Bunu SHP’nin Sorosyalistleştirme çabalarında çok net gördük esasında. Ancak bu taban zorlamasını görmek için partiler dışındaki seslere kulak vermek gerekiyor. Burada soldan bahsettiğim CHP yada DSP değil, sosyalist kesim. Ama ayrıca CHP ve DSP’nin tabanı da saflarını belirlemek için baskı yapıyor. Bu uzun bir süreç ve çok tartışmalı geçecek. Gelelim Hasan Bülent Kahraman’ın yazdıklarına… Devamını Oku »
Kenan Evren’den farklı olmalısın Bülent Kahraman – II – Ahmet Nesin
Bu demokratlık tartışmasından herkes bıkmış ve yılmış durumda, bilhassa solda insanları sinir eden noktaya geldi. Gelen mesajlardan ve konuştuğum arkadaşlardan anlıyorum bunu, sağcılık ve dincilikle beraber tartışılır olması delirtiyor insanları… Taraf Gazetesi’ndeki söyleşisinde Hasan Bülent Kahraman saptırmalarına devam ediyor. Devamını Oku »
Ne kadar insanım? – Oya Aktaş
Ateşe attığı odunun üzerindeki örümceği son anda farketti. Dedi ki, ”Tanrım! nasıl bir acı çekti?” Bu düşünceyle ateşe baktığı anda, ne olduğunu anlamadığı bir şekilde bir ateş sağ bileğine düştü. Çok şiddetli bir acı ile sarsıldı bir an’da. Düşen ateşin hacmi örümceğin bedeni kadardı. O şiddetli acı, geldiği gibi… bir anda gitti. Anladı… Devamını Oku »
Farklı olmak bir günah değildir! – Ayten Bayram
Danimarkalı ünlü şair Henrik Nordbrandt – yıllardır Türkiye’de yaşamakta- ‘Yıl onaltı ay’ der bir şiirinde ve ‘ …eylül, ekim, kasım, kasım, kasım, kasım’ diye sürdürür dizelerini. Kasım ayı özel bir ay. Kasım ayı karanlık bir ay. Kasım intiharların en yüksek olduğu bir ay. Onca beyaz gecelerden sonra birdenbire çöken karanlık tek nedeni değil tabii ki intiharların. Kimileri adrenali düşük, soğuk insanlar olarak yorumlarken kuzeylileri, kuzeye – belki kasaba, köy kültürüne- özgü özellikleri kaleme alan Aksel Sandemose ve onun bilince çıkardığı bu oldukça etkin sözsüz yasalar; karanlık, kederli havalardan daha çok çökmekte insanların üzerine. İnsanın insan olduğunu, biricik olduğunu hiçe sayan bu sözsüz yasalara ‘Jante Yasaları’ (Kasaba kültürü) deniyor. Devamını Oku »
Kenan Evren’den farkın olmalı Hasan Bülent Karaman – Ahmet Nesin
AKP hükümeti geldiğinden bu yana Türkiye’de birileri birilerine “Demokrasi” dersi veriyor. Esasında ders de vermiyorlar, “Sen demokrat değilsin.” deyip geçiyorlar… Anayasa referandumundan önce de türban konusunda başlamıştı bu tartışma, ÖDP eski Genel Başkanı Ufuk Uras türbanlı öğrencilere karşı çıkanları anti-demokrat diye nitelemişti, aynı günlerde Murat Belge de biraz da bana yanıt vererek kardeşin kardeşi faşist olarak gördüğünü yazmıştı. Onlar kendi imzaladıkları bildirinin ve yazdıkları yazının arkasında durduklarına göre anti-demokrat ve faşist ben oluyordum. Kendimce yanıt verdim o yazılara, şimdi de anayasa referandumuyla ilgili olarak “Demokrat” dersleri ve tartışmaları çıktı. Devamını Oku »
Beni bu anayasada ne ilgilendiriyor?
Kendime böyle bir soru sordum ama yanıtlaması o kadar kolay değil. Esasında kolay da, Türkiye’de o kadar demokrat hocası varken zorlaşıyor iş. Türban tartışmasında da aynı sorun vardı, türbanı desteklemeyenler anti-demokrat yada faşistti. Türkiye’de demokratlık Kur’an’daki bir ayeti destekleyip desteklememeye bağlıydı. Şimdi de anayasayı destekleyip desteklememeye bağlı demokratlık. Neşe Düzel’in Taraf Gazetesi’ndeki söyleşisinde Hasan Bülent Kahraman da demokratlık tanımlaması yapmış, yarın yazacağım bu konuyu, söylemesi ayıp değil biraz da ağır olacak çünkü kendisi ağır yazmış… Devamını Oku »
Senin rütben neydi Gülay Göktürk! – Ahmet Nesin
Bizlerde hafıza kaybı var, bunun çeşitli nedenleri olabilir, “Aaaaaaaaaa öyle miydi, doğru ya anımsadım bak şimdi…” gibi teraneler hemen hemen hergün duyduğumuz teranelerdir… PKK’ye karşı yeniden profesyonel ordu tartışması başladı ya, eskisiyle yenisiyle bunları yeniden tartışıyoruz, tartışırken de Bugün Gazetesi yazarı Gülay Göktürk gibi işimize gelmeyen kimi şeyleri unutuyoruz. Unutuyoruz çünkü bunları halka unutturmak gerekiyor, halk da unutursa AKP’nin yapmak istediklerini kabul ettirebiliriz… Devamını Oku »
Böyle sıralama olmaz Oral Çalışlar – Ahmet Nesin
Kimi kişilerin kimi konuları çok iyi bilmelerine karşın yanlış yazmalarını anlayamıyorum. Bildiklerinden emin olduğum için de bunu bilerek yaptıklarını düşünüyorum. Radikal Gazetesi yazarı Oral Çalışlar bugünkü yazısında sıralama konusunda bir kavram kargaşası yaratmış, yan yana sıralanmayacak grupları beraber sıralamış. Oral yazısının başında “Türkiye’nin mağdurlarının başında Kürtler gelir. Onları Aleviler, dindarlar, gayrimüslim azınlıklar, emekçiler, vb… izler. Kürtler ve dindarlar bu toplumun en büyük nüfusa sahip olan iki mağdur grubu olarak değerlendirilebilirler.” diye belirtmiş. Devamını Oku »
12 Eylül’de “40 katır mı, 40 satır mı?” – Erdal Aksungur
ŞEYH BEDRETTİN – TORLAK KEMAL – BÖRKLÜCE MUSTAFA ve VARİDAT Grubu duvarında yapılan “12 Eylül 2010 Anayasası” için yapılan EVET kampanyası üzerine bir ZARURİ AÇIKLAMA
Bu GRUP DUVARINA birkaç gündür, Finans-Kapital sömürü düzeninin politika çatısını süsleyen “Dünkü 12 Eylül Anayasası”nın bugün yeni “yamalarla” sağlamlaştırılmasından başka bir şey olmayan “Yarınki 12 Eylül Anayasası”nın benimsenmesi için “EVET!” yahut “Yaşasın!” çığlıkları atarak evirip çevirip tekrar konulan “Mesaj”a cevap vermek gerekiyor. Çünkü bu konuyu “Sosyalist Kardeşlik” ruhu içinde, belli prensipler çerçevesinde tartışmak yerine, konulan “Mesaj” için şimdiye kadar fikir bildiren herkese karşı, azarlar ve tehdit eder bir üslupla sövgü ve hakaretler yağdırılarak susturmaya çalışmak, hatta bu gruptan “kovmak” gibi bir yol tutulmuştur. Devamını Oku »
Asıl yol kazası: AKP ve Erdoğan’da – Ahmet Nesin
“Kürt açılımı” ve “Habur sınır kapısı”… Barışın istendiği bir ülkede ikisini yanyana koyduğunuz ve düşündüğünüzde bu halkın ve siyasilerin gerçekten barışa özlem duyduğunu düşünürsünüz… Ama Türkiye’de öyle olmuyor, bu karşılamadan “Barış” yerine “Savaş” beklentisi, korkusu ve çığlıkları çıkıyor… Bişeyleri ya anlamıyoruz yada tersten anlıyoruz. “Kürt açılımı”nın baş koordinatörü İçişleri Bakanı Beşir Atalay barış adına gelen PKK’lilerin karşılama olayını “İş kazası” olarak yorumlamış. Devamını Oku »


Ahmet Nesin
Erdal Aksungur
Oya Aktaş
Ayten Bayram
Sibel Karazeybek



